Atalarımız 'Yiğidi öldür ama hakkını yeme” demişler. Biz de, yiğidin hakkını yememek için, bunca saldırılara karşın Erdoğan'ı ve 12 yıllık iktidarındaki başarılarının yüzsuyu hürmetine onun hakkını vermeye çalışmakla...

Atalarımız “Yiğidi öldür ama hakkını yeme” demişler.Biz de, yiğidin hakkını yememek için, bunca saldırılara karşın Erdoğan’ı ve 12 yıllık iktidarındaki başarılarının yüzsuyu hürmetine onun hakkını vermeye çalışmakla uğraşıp duruyoruz!Başbakan’a dönük saldırıların şirazesi çıktı.Arşıalaya varıp varmadığı konusunda belli kuşkularım var.Ortadoğu politikalarını savunmak mümkün değil.Araplarla sarmaş dolaş olalım derken papaz olduk!İsrail fobisiyle, Filistin hobisi başımızı iyiden iyiye ağrıtmaya başladı.Muhalefetin yanlış atla siyaset arenasına inmesi yüzünden, Başbakan’ın Cumhurbaşkanı olmasına kesin gözüyle bakabiliriz.Muhalefet, AK Parti’nin oylarının % 46’larda gezindiğini, karşı oyların da % 54’lerde turlayıp durduğunun hesabını bile yapamadı.Başbakan, Cumhurbaşkanı olmasına olacak da, sonrasında AK Parti’nin, çok daha önemlisi, Türkiye’nin siyasi tablosunun 2015’te ne olacağını bilen var mı?Başbakan zaman zaman AK Parti’nin oylarının % 50’leri de aşmasındaki kerametin, Liberal Demokratlarla, Solculardan hatta Laiklerin desteğinden kaynaklanabileceğini hiç düşünmeden, salt İmam Hatip Lisesi mezunlarıyla, başörtüsüne bağlamaya kalkması anlaşılır gibi değil.Başörtüsünü sanki İslam’ı yaşayan herkes için İslam’ın vazgeçilmezlerinden birisiymiş gibi ele alarak, sürekli dini referans alarak bazı dinsel ritüelleri gereğinden fazla öne çıkartmaya başlaması, siyasi anlamda tokmağın topuzunu biraz fazla kaçırdığını göstermekte!Başbakanın şu sözleri, okullar arasında bile bir ayrışmanın körüklenmesi anlamına gelir.Bakın Başbakan ne diyor: "İmam Hatip okulları bir direniş ve direnç olarak ortaya çıktı. Bütün saldırılara, engellemelere rağmen bu aziz millet tarihlerini, köklerini ve ruhunun unutulmasına müsaade etmedi. Şunu bir ayrılık ve ayrımcılık olsun diye söylemiyorum. İmam Hatip okulları bir direniş ve direnç olarak ortaya çıktı. İmam hatip okulları aslında bir düşüncenin, bir isyanın, bir fikrin adeta isyanıdır, bir itirazıdır. Bunun için ortaya çıktı."demesi bir yana, "Milli ve manevi değerlerine bağlı, alnı secdeye varan, ecdatlarını tanıyan bir neslin kritik kademelere gelmesinden rahatsız oldular. Güzel ahlakınızla, örnek şahsiyetinizle bu emeğin karşılığını her zaman ödediniz ve ödüyorsunuz" derken de, diğer okullarda okuyanları da, milli manevi değerlerden yoksun, sanki ahlaksızlarmış gibi bir anlamın çıkmasına neden olacak konuşmalar yapmasına inanın akıl sır erdiremiyorum!Şahsen ben, bir siyasetçi ne kadar başarılı olursa olsun, dini söylemlere bu denli fazla yer vermesini hiç ama hiç uygun görmediğim gibi, doğru da bulmuyorum.İnanç, insanla Yaradan arasındadır.İnancın bu denli ortalığa saçılarak yapılması, siyasetin konusu, siyasetçinin de uğraş alanı olmamalı.