DAHA geçenlerde, 'Alanya, kalesi, kulesi, tersanesi, denizi, güneşi ve doğal güzellikleriyle zaten bir marka” diye yazmıştık. Bugün önemli olansa, bu markanın parlatılması için, geçmişte yaptıklarımız ya da yapmakta olduğumuz yanlışlıkları...
DAHA
geçenlerde, “Alanya, kalesi, kulesi, tersanesi, denizi, güneşi ve doğal güzellikleriyle zaten bir marka” diye yazmıştık.
Bugün önemli olansa, bu markanın parlatılması için, geçmişte yaptıklarımız ya da yapmakta olduğumuz yanlışlıkları yapmamak olmalı.
Denizi kirletmemeliyiz.
Alanya’nın cazibe merkezi haline gelebilmesi için, öncelikle Alanya’da yaşayan bizler, esnafımızla, işverenimizle, işçimizle, her konuda, özellikle de, toplumsal olarak, çevre duyarlılığımızı giderek yaygınlaştırmalıyız.
Alanya bir eğlence merkezi haline getirilebilir mi?
Tabii ki bu tür planlamaları, bu konunun uzmanları yapmalı.
Alanya genelinde, bir an önce kentsel dönüşüm hayata geçirilmeli.
Alanya’da Kentsel Dönüşüm Platformu'nun oluşturulmuş olması çok güzel bir gelişme.
Hele, ALTSO Başkanı Sayın Şahin, AGC Başkanı Sayın Dim, Metal İşleri Odası Başkanı Sayın Taş ve TÜRSAB Başkanı Sayın Çavuşoğlu’nun "Şehrin göbeğinde kalan Sanayi Sitesi Alanya'ya yakışmıyor" demeleri ve Belediye Başkanımız Sayın Yücel’in de bu bölgenin cazibe merkezine dönüşmesi gerektiğini söylemesi, Alanya markasının parlatılacağının müjdesi olarak değerlendirilebilir.
Siyaseten Alanya’nın, en şanslı ve güçlü dönemini yaşadığını söylediğimize göre, bu şansı bir an önce değerlendirmemiz gerekir.
Alanya Belediye Başkanı Sayın Adem Murat Yücel’le AK Parti kadrolarının, siyasi polemiklerden uzak durarak hizmete odaklanmalarını ne kadar alkışlasak azdır.
Bu uyumlu çalışmaya belediye meclisinde yer alan üç partiye mensup üyeler de ciddi katkıda bulunuyorlar.
Alanya siyasetinde son aylarda bahar havası esmekte.
CHP ve MHP’nin yeniden yapılanma arayışları umarız, mevcut olumlu havayı bozmaz, bu olumlu gelişmeye ciddi katkıda bulunur.
Böylesine mükemmel bir atmosfer içinde, siyasetçisinden, sivil toplum örgütlerine, oda ve derneklerine, özellikle de medya kanalındaki yazarı çizeriyle birlikte, Alanya’da görev yapan bürokrasinin de atağa kalkması gerekir.
Alanya’daki tüm etkili ve yetkili aktörlerin bir araya gelip, bencillikten uzak bir biçimde, ortak akıl ve kolektif bilinç çerçevesinde bir gerçekçilikle, Alanya’yı ayağa kaldırmaya odaklanmalarını bekleyebiliriz.
Bu konuda çok umutlu olduğumuzu söylemek mümkün.
– DEVAMI YARIN -