TÜRKİYE, AVRUPA ORTALAMASINI KATLADI
Dr. Biner, yaptığı kıyaslamada Avrupa ülkeleri ile Türkiye arasındaki uçurumu gözler önüne serdi. İrlanda, Norveç ve Hollanda gibi ülkelerde diyabet oranının %3 ile %5 bandında seyrettiğini ifade eden Biner, Türkiye’de bu oranın %16,5 seviyesine ulaştığının altını çizdi. Bu veriler, Türkiye’deki diyabet prevalansının gelişmiş Avrupa ülkelerine göre yaklaşık 4-5 kat daha fazla olduğunu gösteriyor.
"50 YILLIK BEYAZ EKMEK DAYATMASI"
Hastalığın bu denli yaygınlaşmasının bir numaralı sorumlusu olarak "beyaz ekmeği" işaret eden Dr. Tahsin Biner, şu ifadeleri kullandı: "Bunun temel nedeni topluma 50 yıldır dayatılan beyaz ekmek zehridir. İşlenmiş unun kan şekerini hızla yükselten etkisi, nesiller boyu süren bir insülin direnci krizine yol açmıştır."
Dr. Biner, diyabetin sadece bireysel tercihlerle değil, sosyo-ekonomik şartlarla da doğrudan bağlantılı olduğunu savundu. Son 10 yılda artan geçim sıkıntısının halkı tek tip beslenmeye ittiğini belirten Biner, "Yeterli protein tüketemeyen toplum, açlığını karbonhidratla yatıştırmaya çalışıyor. Bu da şeker hastalığını tetikleyen en büyük unsurlardan biri," dedi.
DİYABETİ TETİKLEYEN ÜÇ ANA FAKTÖR
Dr. Biner’e göre Türkiye’deki sağlık tablosunu bozan üç temel etken şunlar:
Glisemik endeksi yüksek gıdaların temel besin kaynağı olması.
Ekonomik nedenlerle dengeli beslenmenin imkansızlaşması.
Modern yaşamın getirdiği kronik stresin metabolizma üzerindeki yıkıcı etkisi.
Dr. Biner, bu tablonun değişmesi için acilen beslenme alışkanlıklarının gözden geçirilmesi ve toplumun işlenmiş karbonhidratlar yerine daha nitelikli gıdalara yönlendirilmesi gerektiğini belirterek uyarılarını noktaladı.




