Alanya Belediyesi, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın, bina asansörleriyle ilgili olarak aldığı karar gereği; Belgetürk Firması aracılığıyla, tüm asansörlü binalarda denetimlere başladı. Geçtiğimiz hafta içersinde de denetim...
Alanya Belediyesi, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın, bina asansörleriyle ilgili olarak aldığı karar gereği; Belgetürk Firması aracılığıyla, tüm asansörlü binalarda denetimlere başladı.Geçtiğimiz hafta içersinde de denetim ekibi, bizim apartmanımızdaydı.***Apartmanımız, yakın zamanda restore edildi. Restore aşamasında, asansörümüz de yenilendi.Yeni binanın, yeni asansörün eksiği gediği olur mu?Olur.Çünkü burası Türkiye’dir, burada her şey olur. Burada her şey yalap şalaptır.Nitekim denetim ekibi de bizim yeni (!) asansörümüzde azımsanmayacak düzeyde eksiklikler saptadı.Bu eksikliklerin giderilmesi için de yönetimimize, bir aylık süre tanıdı. Saptanan eksiklikleri, bu süre içersinde gidermez ya da gideremezsek, Asansör Bakım ve İşletme Yönetmeliği’nin ilgili hükümleri gereği, asansörümüzün, faaliyetten alıkonulacağını… tebliğ ettiler, haklı olarak…Verilen listeye şöyle bir göz attım, liste oldukça kabarık.O eksik, bu eksik, şu yapılacak, bu olacak, şöyle olacak, böyle olacak……“Olur, yaparız…” deyip, uğurladık ekibi.Akabinde de sordum, soruşturdum; söz konusu eksikliklerin giderilmesi, cüzdanlarımızı sıkıntıya sokacak cinsten çıktı.Canım sıkıldı tabii…O günümün tümünü; kızarak, söylenerek, sisteme isyan ederek, müteahhitlerin kulaklarını çınlatarak… geçirdim.***Bakanlık haklı.Denetim ekibi de haklı.Çünkü giderilmesi istenen eksiklikler, insan hayatını riske edebilecek türden eksiklikler.Ekibin uyarılarına ve isteklerine, aklı başında hiçbir kimsenin itirazı olamaz…Bizim de olmadı.Olmadı da; “bugüne kadar neredeydiniz” demekten de kendimizi alıkoyamadık.Düne kadar, “hayati tehlike” yoktu da; Bakanlık uyarınca mı, hayati tehlike olduğu ortaya çıktı?Nasıl bir belediyecilik anlayışı bu böyle?Neden, müteahhitleri (!) zamanında uyarıp, sıkıştırmadınız?Bugün saptanan hayati tehlike o gün de vardı, niye ruhsat verdiniz o zaman?Sağ olsunlar; yüklenici firmaların hiçbirinde, ar namus diye bir şey kalmadı zaten. Her tür ortamda, her tür malzemeden, çalıp, çırpmayı, marifet sanır oldular.Neden yüklenici firmaları, gerektiği gibi denetlemiyor, başıboş bırakıyorsunuz?Siz Belediye olarak, yüklenici firmaları denetlediniz, denetlemek istediniz de; sizi alıkoyan mı oldu?Devlet mi engelledi sizi?Hukuk ya da kanunlar mı “dur” dedi size?Hayır! Sadece siz, asli göreviniz olan “denetim görevinizi” ihmal ettiniz.***Sözü şuraya getirmek istiyorum.Benzeri hayati riskler, güneş enerjilerinde, çanak antenlerde ve bina çatılarında da var.Bir hafta önce, başta İstanbul olmak üzere pek çok kentimizde yaşanan kasırga felaketini ve sonuçlarını, canlı yayın izler gibi, hep birlikte izledik televizyonlarda.Çatılar uçtu; çanak antenler devrildi.Niye?Çünkü her konuda olduğu gibi bu konularda da sistemsizlik ve kuralsızlık diz boyu.***Güneş sisteminde giderek sıklaşan patlamalar, değişen iklim koşulları; bundan böyle benzeri felaketlerin, çok daha sık yaşanacağını gösteriyor.Bu felaketlerin sıkça yaşanacağı yörelerimizden biri de Alanya.Artık çatı sistemlerimizi, güneş enerjilerini ve çanak antenlerini de (ayrı ayrı hazırlanacak yönetmelikler çerçevesinde) belli esaslara oturtmak ve bu sistemleri de rutin denetimlere tabi kılmak, kıldırmak zorundayız.Çatılarımız, hurda deposu, hurda yığını gibi…Alanya’da müteahhitlik hizmetleri, son derece ilkel, kötü ve denetimsiz.Her şey uydur kaydır, her şey yalap şalap.Alanya’daki bina çatılarının yüzde doksanı, potansiyel tehlike kaynağı.Hal böyle iken, belediyelerimiz ne yapıyor?Hiçbir şey.Böyle bir şey olabilir mi?Gerekli önlemleri almak için, ille de ölümcül kazaların mı olması gerekiyor?Belediyeler, bu konularda derhal çalışmalara ve denetimlere başlamalıdır.Daha fazla geç kalınmadan.