AK Parti, dün itibariyle büyük kongresini tamamladı. Sayın Recep Tayyip Erdoğan, tüzük hükümleri gereği, son defa AK Parti Genel Başkanlığına seçildi. Önümüzdeki genel seçimlerde de yine tüzük hükümleri gereği milletvekilliğine adaylığını...
AK Parti, dün itibariyle büyük kongresini tamamladı.
Sayın Recep Tayyip Erdoğan, tüzük hükümleri gereği, son defa AK Parti Genel Başkanlığına seçildi.
Önümüzdeki genel seçimlerde de yine tüzük hükümleri gereği milletvekilliğine adaylığını koyamayacak.
Türk siyasi hayatında ilk defa bir lider, hem kendisi, hem de partisine mensup diğer siyaset adamlarıyla ilgili olarak, üç dönemden fazla milletvekilliğine aday olamama sınırını koymuş oldu.
Böyle bir sınırlamanın ne kadar doğru ya da yanlış olduğu tabii ki tartışılır.
Şu ya da bu nedenlere dayalı olarak bazı siyasetçilerin uzun yıllar hatta ömür boyu TBMM’de yer alabildiklerini düşündüğümüzde, yeni ve genç siyasetçilerin önlerinin açılması anlamında bu uygulamayı büyük bir özveri örneği olarak görüp, doğru olarak kabul etsek de, belli deneyime ve birikime sahip başarılı siyasetçilerin ve devlet adamlarının meclis dışında bırakılmasının da pek doğru olmayacağını iddia etmek de mümkün.
Sayın Başbakan’ın hesabı Cumhurbaşkanlığı.
Sayın Gül’ün seçim sürecinde gündeme gelen engellemeler nedeniyle, Cumhurbaşkanını meclisin seçmesi yerine, halkın seçmesiyle ilgili anayasa değişikliğini gündeme taşıyan da sayın Erdoğan’dı. Sanırım şimdi bunun sıkıntısını çekecek gibi görünüyor!
AK Parti’nin oyları yüzde elliler düzeyinde bir aşağı bir yukarı çıkarken, muhalefetin yani AK Parti karşıtlarının oyları da aşağı yukarı aynı yüzdelerde geziyor. İşte bu yüzdendir ki, Sayın Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olması pek o kadar kolay olmayacak gibi!
AK Parti’deki bu büyük değişimin, AK Parti'ye ne kazandırıp ne kaybettireceği konusunda kesin bir yargıda bulunmak mümkün gözükmese de, belli çalkantıların olması kaçınılmaz.
Sayın Erdoğan’ın, çok uzun tuttuğu konuşması, hitabet anlamında özellikle başlangıç bölümü mükemmeldi. Hamasetin ağır bastığı, dini kavramların öne çıkarıldığı, tarihin derinliklerine inerek, 1071 tarihinden ve Sultan Alpaslan’dan başlayıp, Fatih, Yavuz, Kanuni, Atatürk, Menderes, Özal ve Erbakan vurgusu çok daha geniş kesimleri kucaklamaya ve Cumhurbaşkanlığı seçiminde, bu kesimleri de yanına çekmeye dönük gibi geldi bana.Konuşmasının büyük bölümü, geleneksel olarak her siyasetçinin sürekli gündeme getirdiği, iktidarları boyunca ülkeye yaptıkları hizmetleri ve başarıları sıralamak şeklinde geçti. Sayın Başbakan’dan beklenen manifestonun ise beklendiği ölçüde gündeme taşınmadığı kanısındayım. AK Parti büyük kongresini tamamlarken, MHP de büyük kongresini 4 Kasım’da gerçekleştirecek. Sayın Devlet Bahçeli ile Sayın Koray Aydın arasında geçecek liderlik yarışı da hem MHP’nin, hem de Türk siyasetinin geleceğini etkileyecek olması bakımından çok önemli.
Ülkemiz ve ülke insanımız için çok önemli olan bu iki kongrenin de Türkiye’ye ciddi katkılarda bulunmasını dilemekten öte yapabileceğimiz bir şey yok!BAŞSAĞLIĞIKonaklı Belediye Başkanı, sevgili dostum sayın Abdullah Sönmez’in babasına Allah'tan rahmet dileyerek mekanı cennet olsun derken, kendisine de başsağlığı diliyorum.