HAFTA sonu akşam saatlerinde ailecek şöyle bir İskele'de dolaşalım dedik, indik Rıhtım bölgesine. Atatürk Caddesi ve üzerindeki yollarda faaliyet gösteren cümle parkomatlar gazetecilere ücretsiz olmasına karşın, eski bir alışkanlık...

HAFTA sonu akşam saatlerinde ailecek şöyle bir İskele’de dolaşalım dedik, indik Rıhtım bölgesine. Atatürk Caddesi ve üzerindeki yollarda faaliyet gösteren cümle parkomatlar gazetecilere ücretsiz olmasına karşın, eski bir alışkanlık olsa gerek, arabayı Deniz Feneri’nin süslediği Balıkçı Barınağı’na sürüverdik.Kuyularönü Cami’nin önünden geçip İskele Yolu’na indik, oradan da Bamyacı’yı ve Cemal Palamutçu’nun tarihi konağını geçip Barınak girişinde duruverdik.Eskiden durmazdım, Deniz Feneri’ne kadar frene basmadan giderdim, bu kez Barınak girişindeki kocaman demir kapının kapalı olmasından dolayı durmak zorunda kaldım.“Bu kapı niye kapalı?” diye sağa sola bakınırken, bir görevli koşarak geldi, gazetedeki köşe yazımda sürekli çıkan fotoğrafımdan olsa gerek, hemen tanıdı, “Gazeteci abi, artık arabayla girilmesine izin vermiyoruz. Dilersen arabayı parkomata koy gel, yürüyerek girmek ve dolaşmak serbest” dedi.Meğer Balıkçı Barınağı (nihayet ve yıllar sonra) Alanya Balıkçılar Kooperatifi’ne geçince, kooperatif yönetimi de ilk icraat olarak Barınak girişini, teknesi olmayanlar haricinde herkese kapama kararı almış.Teknen varsa araba ile giriş de serbest.Ama yok, tekne sahibi değilsen sadece yürüyerek girebiliyormuşsun.“Biz ALİDAŞ’ın İskele’yi halka kapattığı gibi bir uygulama yapmayalım. Halkımız en azından Barınak üzerinden yürüyerek Deniz Feneri’ni ziyaret etsin” demişler. Gayet de güzel ve yerinde bir uygulamayı hayata geçirmişler.Laf aramızda, Balıkçılar Kooperatifi’nin sempatik başkanı Mustafa Çakır’ın, iki hafta önce ufak bir cerrahi operasyon geçirdiği için evinde istirahat ettiğini bildiğimden, bana bu yeni ve sürpriz uygulamayı anlatan görevliye, “Çakır Başkan yokken kim ilgileniyor birader buralarla?” diye sordum, “Adnan Ağa” cevabını aldım.Görevlinin “Adnan Ağa” dediği isim, balıkçı esnafının en zor zamanlarında yanlarında olan, birkaç yıl önce kooperatifin yüz binlerce liralık borcunu bir çırpıda ödeyip zaten kıt kanaat geçinen balıkçı esnafının icraya düşmesini dört gözle bekleyenlerin planlarını bozan, 15 yıl Alanya’nın Belediye Başkanı olan Hasan Sipahioğlu’nun da özbeöz amcasının oğlu olanAdnan Sipahioğlu.Balıkçı esnafının tabiriyle de balıkçıların Spartaküs’ü.“Buralarda mı Adnan Ağa?” dedim, “Az evvel gitti” dedi. Hemen telefona sarıldım, aradım, yeni karardan dolayı tebrik ettim ve Alanya halkının özlediği, açılmasını dört gözle beklediği Balıkçılar Kahvesi’ni ne zaman açacaklarını sordum.Öncelikle şunu belirtmemde yarar var.Aynı zamanda Damlataş’ta Sultan Sipahi Otel’in sahibi olan, bir dönem yine Belediye Misafirhanesi yanındaki Sultan Filika Restoran’ı işleten Adnan Sipahioğlu, turizmin gidişatından hiç de memnun değil.Telefonda yaklaşık 30 dakika sohbet ettik, bunun 10 dakikasında Balıkçı Barınağı’nın son durumunu, 20 dakikasında ise turizmin gidişatını konuştuk.Tıpkı diğer tüm otelciler gibi, Adnan Sipahioğlu da turizme yönelik yapılanlardan, daha doğrusu yapılmayanlardan memnun değil.Misal, “Alanya resmen unutulmuş. Hiçbir yatırım yapılmıyor. Şehir kokuyor, turist yok. Olanda da para yok. Alanyalılar çok yakında Gazipaşa’ya çalışmaya giderse hiç kimse şaşırmasın” diyor.Ve şöyle devam ediyor: “Geçen sene tekne satın aldım, ben şu anda Balıkçılar Kooperatifi’nin Mustafa Çakır’dan sonraki ikinci adamıyım. Alanya halkının ve balıkçı esnafının yıllardır özlediği Balıkçılar Kahvesi’ni açmak için kolları sıvadık. Aşağı yukarı 10 milyon TL, (eski parayla 10 trilyon lira) para harcayacağız. Burada yine tost, meşrubat, çay, kahve satılacak. Ve diğer yerlere nazaran fiyatlar çok cüzi olacak. Ben işe baş koydum. Bedeli ne olursa olsun, Alanya’ya bu bölgeyi kazandıracağız. Ben ve balıkçı arkadaşlarımız buradan hiçbir maddi gelir beklemiyoruz. Yeter ki insanlarımız, Alanya halkı, yerli ve yabancı misafirlerimiz şu İskele’nin manzarası eşliğinde çayını kahvesini içsin, hoş vakit geçirsin. Tek dileğimiz bu. İnşallah Ramazan Bayramı’ndan hemen sonra burayı açacağız.”Adnan Sipahioğlu’nu yıllardır tanırım.Özü sözü bir, dediğini yapan, gerektiğinde yumruğunu masaya vuran, en önemlisi de kimseye eyvallahı olmayan bir Alanyalıdır.Sözlerinde çok kararlı olduğunu gördüm, hissettim.Ama söylediklerini yaptıkları takdirde Balıkçılar Kahvesi ve çevresindeki sosyal donatılarla İskele’nin çehresinin 180 derece döneceğini tahmin ediyorum.Allah yardımcıları olsun, maddi ve manevi anlamda işleri hakikaten çok zor.