AĞAÇ konusunda ne kadar duyarlı bir toplummuşuz! Hayvan konusundaki duyarlılıkta da üstümüze yok. Ağaç ve hayvan konusundaki duyarlılığımız tavan yaparken, ortalığı yakıp yıkmamızın, güvenlik güçlerimize saldırmanın ne anlama geldiğini...
AĞAÇ
konusunda ne kadar duyarlı bir toplummuşuz!
Hayvan konusundaki duyarlılıkta da üstümüze yok.
Ağaç ve hayvan konusundaki duyarlılığımız tavan yaparken, ortalığı yakıp yıkmamızın, güvenlik güçlerimize saldırmanın ne anlama geldiğini de bir düşünebilsek.
İnsanlara dönük duyarlılığımızın dibe vurması ise, bambaşka bir ironi.
Aslında bu çelişkiye baktığımızda, ne kadar saçma bir çizgide yol aldığımızı açıkça görmek mümkün.
Toplum olarak bu kadar açık ve seçik bir saçmalığa imza attığımızı gördüğümüz halde, neden bu rezilliğe balıklama dalmaya devam ediyoruz?
Bence, hayvana da, ağaca da duyulduğu iddia edilen sevgi bahane!
Maksat, bu bahanelere dayalı eylemlerle, ortalığı karıştırmak, ülkeyi kaosa sürüklemek.
PKK yandaşlarının ortaya koydukları eylemlere bir bakın.
Bir gün, eski bir günle ilgili eylem yapıyorlar.
Bu eylemde de, bir kurban veriliyor.
Sonrasında, bu kurban üzerinden peş peşe eylem üstüne eylem yapıyorlar.
Bu kısır döngü, sürekli devam edip gidiyor.
Bunlar için önemli olan eylem.
Maksat hareket olsun da ne olursa olsun.
Gezi Parkı eylemleri bir milat oldu.
Ağaç sevgisi üzerinden yurt çapında eylem yapmak, modaya dönüştü.
Ülke genelinde yapılan bu eylemler sonrasında kaç kişi öldü?
Bilen var mı?
ODTÜ’deki yol yapımıyla ilgili ağaç kesimi de Gezi Parkı eylemlerinin bir nevi devamıydı.
Bana göre, CHP özellikle de CHP kadrolarının, bu tür eylemlerde bırakın başı çekmeyi, görünmekten bile özellikle kaçınmaları gerekirdi.
MHP bu konuda hem gerçekçi hem de siyaseten akılcı davrandı.
Yalova’daki ağaç kesimi de normaldi.
CHP üst yönetimi, Gezi Parkı ve ODTÜ olaylarının sanıkları oldukları için, Yalova’daki kesimden dolayı özür dileme saçmalığı içine girerlerken, Yalova Belediye Başkanı Sayın Vefa Salman daha gerçekçi ve de dürüst davranarak ağaçların neden kesildiğini izah edip, kesimi savundu.
İşin en ilginç yanı ise, günümüzde teknoloji öylesine gelişti ki, o eskiden "Ormanlarımız hızla yok oluyor" sloganı giderek yok olmaya başladı.
Tam aksine, bugün orman alanlarımız daralmıyor, genişliyor.
Hatta daha sağlıklı hale geliyor.
Hızlı kentleşmenin bir ürünü olan, kent içindeki yeşil alanların, meyve bahçelerinin yok olmasına karşın, kent dışındaki ağaçlandırma giderek yaygınlaşıyor.
İşin aslına baktığımızda, belli kentlerde yaşayan ağaçsever ve de çevreci gözüken bazı beyinlerin, kendi arazilerini ya da arsalarını imara açmaları bir yana, arsanın tümünü kapsayan bir yapılaşmaya imza attıklarını görebilirsiniz.
Bunlar, kendilerine ait arazilerin rantlardan olabildiğince yararlanmasının ayrıcalığını şu ya da bu biçimde başarırlarken, başkalarının çok değerli arazilerinin yeşil alan olarak topluma kazandırılması için ellerinden gelen rezilliği sergilemekten geri durmuyorlar!