30 Ağustos Zafer Bayramı'nı anlamak için, 1. Dünya Savaşı'nın başladığı 28 Temmuz 1914'den başlayarak, savaşın bittiği 11 Kasım 1918 tarihine ve bu arada 15 Mayıs 1919'da 1. Dünya Savaşı bitmiş olmasına karşın,...

30

Ağustos Zafer Bayramı'nı anlamak için, 1. Dünya Savaşı'nın başladığı 28 Temmuz 1914’den başlayarak, savaşın bittiği 11 Kasım 1918 tarihine ve bu arada 15 Mayıs 1919’da 1. Dünya Savaşı bitmiş olmasına karşın, İtalya ve İspanya’ya rağmen İngilizlerin onayıyla Yunanlıların İzmir’e çıkartma yapması ve 16 Mayıs 1919’da da yani bir gün sonra, Mustafa Kemal’in İstanbul’dan ordu müfettişi olarak Anadolu’ya görevlendirilip Samsun’a yola çıkması ve sonrasındaki çalışmalarını derinliğine incelemek ve zafere ulaşana kadar, hem düşmanla, hem de içte isyancılarla ne tür mücadelelerin verildiğini çok iyi bilmek gerekir.
Bu arada 1. Dünya savaşında hangi ülkelerin hangi ülkelerle savaştığını da bilmekte yarar var.
Savaştığımız ülkeler yani itilaf devletleri.
İngiltere, Fransa, İtalya, ABD, Romanya, Japonya.
Çarlık Rusya’sı 17 Ekim Devrimiyle yıkılınca Rusya savaştan çekilince, yerine Yunanistan da bu cepheye katıldı.
Aslında Çarlık Rusya’sı Yunanistan’ın bu ittifaka girmesine engel olmuş, Çanakkale Savaşı'nda Yunanistan’ın ısrarına rağmen Çarlık Rusya’sı Yunanlıların Çanakkale çıkartmasına katılma isteğine karşı çıkmıştır.
İttifak devletleri yani bizim cephede ise Almanya, Avusturya-Macaristan, Osmanlı İmparatorluğu ve Bulgaristan vardı.
Yani düveller birbiriyle savaştı!
Burada hepimizin bilmesi ve hiç unutmaması gereken konu, işgal ve kurtuluş savaşı döneminde, vatanseverler düşmana karşı kurtuluş mücadelesi verirken, kimi bölgelerde isyanların başlaması, savaştan kaçan hainlerin dağlara çıkıp eşkıyalık yapmalarını da unutmamamızda yarar var.
15 Temmuz ihanetinin benzerleri o tarihlerde de yaşandı.
Biz sadece tarihteki kahramanlara ve kahramanlıklara bakıyoruz.
Hainlerden ve ihanetlerden söz etmeyerek hamasetle birbirimizi tatmin etmeye çalışıyoruz.
30 Ağustos zaferinin mimarı tabii ki Mustafa Kemal. Zaten bu başarısıyla Atatürk adını aldı.
Atatürk’ün bu ülkenin kuruluşunda ve bu toplumun kurtuluşunda büyük emeği olduğunu bilen, bugün ideolojik tercihi ne olursa olsun istisnasız herkesin O'na saygı duyması gerekir.
Atatürk’ü bugünün siyasi kutuplaşmalarının içine çekerek, onu kalkan olarak kullanıp, bugünkü ideolojilerini hayata geçirmek isteyenlerin aslında Atatürk’e en büyük kötülüğü yaptıklarına inananlardanım.
– DEVAM EDECEK -