Merhaba, bugün sizlere yurtdışına tebligat yapılması ve usulünden bahsetmeye çalışacağım.

Yabancılık unsuru içeren hukuki uyuşmazlıklarda taraflardan biri veya birkaçı yabancı ülkede ikamet ediyor ise, yurt dışına tebligatın yapılması gerekir. Uygulamada yurt dışı tebligat usulünde sık sık yanlışlıklar yapıldığına rastlanılmak mümkündür.

Türk Hukukunda tebligat hükümleri 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nda düzenlenir. Anılan kanunun 10. maddesine göre tebligat, tebliğ yapılacak kişinin bilinen en son adresine yapılır. Bilinen en son adres yurt dışı ise tebligatın milletlerarası tebligat usullerine göre yapılması gerekir.

Tebligatın usulüne uygun yapılmış olması, doktrindeki bazı yazarlara göre, MÖHUK 54/Ç kapsamında sayılan tenfiz şartlarındandır ve kamu düzenindendir. Tebligat usulü, davanın görüldüğü ülke usulüne göre belirlenir.

Yabancı memlekete tebligat usulü Tebligat Kanunu’muzun 25-28. maddelerinde, Tebligat Kanunu’nun uygulanmasına dair yönetmeliğin 38-47. maddelerinde ve 30638 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Yurt Dışı Tebligat ve İstinabe Taleplerinde Uyulması Gereken Usul ve Esaslara Dair Tebliğ’de düzenlenmektedir. Bunun dışında Türkiye’nin taraf olduğu pek çok uluslararası anlaşmalarda da yurt dışı tebligatlarına yönelik hükümler mevcuttur.

Türkiye ve tebligatın yapılacağı ülke arasında herhangi bir anlaşma bulunmuyorsa klasik usule göre tebligat yapılacaktır. Bu usul Tebligat Kanunu’nun 25. maddesinde düzenlenmiştir.

Yabancı Memlekette Tebligat Usulü – Madde 25: Yabancı memlekette tebliğ o memleketin salahiyetli makamı vasıtasıyla yapılır. Bunun için anlaşma veya o memleket kanunları müsait ise, o yerdeki Türkiye siyasi memuru veya konsolosu tebligat yapılmasını salahiyetli makamdan ister.

Diplomatik yolla yapılacak tebligatta tebliğ evrakı, tebligatı çıkaran merciin bağlı bulunduğu bakanlık tarafından Dışişleri Bakanlığı’na, oradan da görev havzası dikkate alınarak ilgili Türkiye elçilik veya konsolosluğuna gönderilecektir. Elçilik ve konsolosluklar, bulundukları ülkenin yetkili makamları vasıtasıyla ve onların yardım ve müsadereleriyle tebligat işlemlerini gerçekleştireceklerdir.

Türkiye’nin Taraf Olduğu Anlaşmalar Nelerdir?
Türkiye’nin taraf olduğu ve milletlerarası tebligat konusunu içeren iki adet La Haye Anlaşması vardır. Bunlar; 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair La Haye Anlaşması ve 1965 tarihli Hukuki ve Ticari Konularda Adli ve Gayri Adli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliği’ne dair sözleşmedir.

1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair La Haye Anlaşması: Anlaşmaya göre akit ülkelerde ikameti olanlara tebligat, talep eden devletin muhatap ülkedeki konsolosu tarafından, talepte bulunan ülkenin tayin edeceği yetkili makama tebliğ talebi ve evrakının iletilmesi suretiyle yapılacaktır.[1]

Anlaşmaya göre taraflar arasında başkaca özel anlaşma varsa veya talepte bulunan ülke karşı çıkmıyorsa;

Doğrudan posta yolu ile,
Talepte bulunan ülkenin noterleri veya yetkili memurları vasıtası ile,
Diplomasi memurları veya konsoloslar vasıtasıyla tebligat da mümkündür.
1965 Tarihli Hukuki ve Ticari Konularda Adli ve Gayri Adli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Anlaşma: Anlaşmaya göre akit devletler kendi ülkelerinde bir ‘merkezi makam’ oluşturacak ve akit devletlerden gelen tebliğ taleplerini bu merkezi makam yerine getirecektir. Merkezi makamın kuruluşu, talep edilen devletin kendi kanunlarına tabidir.

Türkiye’deki merkezi makam, ‘Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü’dür. Taraf ülkelerin belirledikleri merkezi makamlar da Adalet Bakanlığınca her yıl çıkarılan tebliğlerde ve Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü’nün 16/11/2011 tarihli genelgesinde belirtilmektedir.

Anlaşmaya göre tebligat, herhangi bir formaliteye lüzum kalmaksızın doğrudan talep edilen devletin merkezi makamına, tebliğ edilecek belgenin aslı veya sureti de talepnameye eklenerek gönderilir.

Görüldüğü üzere 1965 tarihli bu anlaşmaya taraf devletlere[2] yapılacak tebligatlarda Adalet Bakanlığı’nın aracılığına gerek olmadan doğrudan talepte bulunulan devletin merkezi makamına tebligat yapılabilmektedir.

Anlaşmanın getirdiği bir başka kolaylık ise, talep edilen devlet itiraz etmedikçe adli belgeler doğrudan yabancı memleketlerdeki kişilerin adresine iadeli taahhütlü posta vasıtası ile gönderilebilmesidir (md.10/a).

Sözleşme uyarınca biri yerel mahkemedeki esas dosyasına konulmak, iki adet de yurt dışına gönderilmek üzere üç adet tebligat evrakı hazırlanmalıdır. Tebligat evrakı, talepname ile bu talepnameye eklenecek tebliğ evraklarından oluşur. Tebliğ Talepnamesine uygulamada ‘184 Form’ da denilmektedir (md.6/1).

Muhataba tebliğ edilecek belge ve ilgili sözleşme gereği düzenlenecek formun öncelikle ilgili yabancı dile tercüme ettirilmesi gerekmektedir. Tebliğ edilecek evrakın Türkçe’sinin her sayfası imzalanıp okunaklı şekilde resmi mühürle mühürlenir. Evrakın sureti tebliğ edilecekse aslına uygun olduğu şerh verilip, onaylayanın; adı, soyadı, unvanı yazılarak imzalanmak suretiyle gönderilir.

Tercümenin aslına uygun olduğunu belirten ibare yeminli tercüman tarafından tercüme edilen dilde evraka şerh verilir ve imzalanır. Tebliğ evrakının gönderileceği ülke ayrıca masraf talep ediyorsa, bu masrafın yatırıldığına ilişkin belgenin  evrakla birlikte gönderilmesi gerekmektedir.

Yurt dışı tebligat posta masrafları her yıl resmi gazetede yayınlanmaktadır. Tebligat masrafı mahkeme ve ilgili icra dairelerinden alınan üst yazı ile vergi dairelerinin Mal Müdürlükleri’nde yatırılır. Masrafın yatırıldığına dair alınan dekont dava dosyasına veya icra dosyasına eklenir.

Adalet Bakanlığı resmi sayfasında ülkelere göre tebliğ evrakının düzenlenme şekli ve dikkat edilmesi gereken hususlar belirtilmiştir.[3] Keza yabancı ülkelerdeki merkezi makam adresi de Adalet Bakanlığı’nın resmi sayfasında yer almaktadır.[4]

Adalet Bakanlığı’nın yayınladığı 184 form doldurulurken dikkat edilmesi gereken hususlar(Ek-1) ile 184 Form doldurulmuş hali(Ek-2) çalışmamızın sonundaki ekler kısmında yer almaktadır.

Yabancı Ülkedeki Türk Vatandaşlarına Tebligat Usulü Nedir?
Buraya kadar anlatılanlar hem yurt dışında ikamet eden yabancılara, hem de yurt dışında ikamet eden Türk vatandaşlarına tebligat yapılırken izlenecek usulü kapsamaktadır. Bunun dışında, tebligat yurt dışında yaşayan Türk vatandaşına yapılacaksa; Tebligat Kanunu’nun 25/a maddesinde öngörülen usule de başvurulabilir.

Madde hükmüne göre tebliği yapılacak evrak adli mercilerimizce doğrudan, ilgilinin adresinin bulunduğu yerdeki Büyükelçiliğimize veya Başkonsolosluğumuza gönderilerek, o yerdeki Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğu aracılığıyla tebligat yapılabilir. Bu halde tebliğ evrakı Türkçe düzenlenir.

Yabancı devlette bulunan Türk vatandaşlarına, Türk siyasî memuru veya konsolosu aracılığıyla yapılacak tebligatlarda, tebliği istenen belgeler adli makamlarca düzenlenecek tebliğ mazbatalı zarf içerisine konularak bir üst yazı ile Türkiye dış temsilciliğine gönderilecektir. Tebliğ mazbatalı zarfın üstüne muhatabın; T.C. kimlik numarası, açık kimlik bilgileri ve açık adresi yazılmalıdır.

Bildirimin o ülkenin mevzuatına göre muhataba tebliğ edildiği belgelendirildiğinde, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğuna başvurulmadığı takdirde tebligat otuzuncu günün bitiminde yapılmış sayılır. Muhatap Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğuna başvurduğu takdirde tebliğ evrakını almaktan kaçınırsa bu hususta düzenlenecek tutanak tarihinde tebliğ yapılmış sayılır.

Yabancı Devletler Aleyhine Türk Mahkemelerinde Açılan Davalarda Tebligat Usulü Nedir?
Yabancı devletler aleyhine Türk mahkemelerinde dava açılması MÖHUK 49’da düzenleme alanı bulmuştur. Madde metnine göre yabancı devletlere karşı özel hukuk ilişkilerinden doğan hukuki uyuşmazlıklarda yabancı devletin diplomatik temsilcilerine de tebligat yapılabilir. Bu tebligat, Tebligat Kanunu’muzdaki hükümlere uygun şekilde gerçekleştirilecektir.

Bunun dışında diplomatik usulle veya milletlerarası sözleşmelerde kabul edilen usullere de başvurulabilir.

Türkiye’de Bulunan Yabancı Diplomasi veya Konsolosluk Temsilcileri Aleyhine Açılan Davalarda Tebligat Usulü Nedir?
Bu davalarda yapılacak tebligatlar için ise Türkiye’nin taraf olduğu özel milletler arası sözleşme hükümleri uygulanacaktır. Bu sözleşmeler ‘Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi’ ve ‘Konsolosluk İlişkileri Hakkında Viyana Sözleşmesi’dir. Bu hükümlere göre Adalet Bakanlığı aracı kılınarak Dışişleri Bakanlığı vasıtasıyla tebligat yapılacaktır.

Genel olarak yurtdışı tebligatların gönderiliş şekli ve yapılma usulü bu şekildedir. Kısaca bahsetmeye çalıştım. Herkese iyi hafta sonları diliyorum…