OSMANLI'NIN mirası ümmetçilik genlerimize işlemiş. Gelmiş geçmiş tüm siyasi partilerimize bir bakın. İstisnasız hepsinde lider sultası var. Gelene ağam, gidene paşam diyoruz. Lidere mutlak itaat etmenin aymazlığı içindeyiz. Lider...
OSMANLI'NIN
mirası ümmetçilik genlerimize işlemiş.
Gelmiş geçmiş tüm siyasi partilerimize bir bakın.
İstisnasız hepsinde lider sultası var.
Gelene ağam, gidene paşam diyoruz.
Lidere mutlak itaat etmenin aymazlığı içindeyiz.
Lider ne diyorsa, hiç sorgulamadan doğru diyoruz.
Ortak akıldan yoksun olarak, dediğim dedik, çaldığım düdük diyerek burnumuzun doğrultusunda gidiyoruz.
Hoşgörüden, empatiden, düşünceye saygıdan söz edip, fındık kabuğunu doldurmayan basit konularda bile, her tür kutuplaşmanın ve çatışmanın içine balıklama dalıyoruz.
Soyut kavramlar üzerinden tartışma açıp, birbirimize olmadık hakaretler yağdırarak, kendi kendimize tatmin olmaya çalışıyoruz.
Sosyal medyadaki yazışmalara bir bakın.
Aynı siyasi yapıya ya da ideolojiye mensup insanların birbirlerini en acımasız bir biçimde eleştirmelerini bırakın, birbirlerini hain olarak ilan edebiliyorlar!
Birbirimize, her tür düşünsel açılıma kin kusuyoruz.
Toplumsal dayanışmadan, birlik ve beraberlikten söz ederken bile, birbirimize küfür ediyoruz.
Mevcut partilerde, parti içi demokrasiden söz etmek mümkün mü?
Böylesine saçma bir geleneğe sahip bir toplumda, demokrasiden söz edilebilir mi?
Biz demokrasinin sadece sözünü ediyoruz.
Özünden yoksun, demokrasinin bir kültür aynı zamanda bir yaşam biçimi olduğu gerçeğinden haberimiz bile yok.
Cumhuriyet, cumhuriyet diye tutturmuş, cumhuriyetin ne olduğundan bile haberdar değiliz.
Demokrasiyle ve laiklikle taçlanmamış bir cumhuriyetin monarşik cumhuriyetten ne farkı olabilir!
Cumhurbaşkanımızın her tür uygulamalarıyla başkanlık yapmasına ve partisinin başına kimin geçeceğini de kendisi belirleyerek, fiilen partinin liderliğini de sürdürmesine karşın, hala başkanlıktan ve partili cumhurbaşkanlığından söz ederek anayasayı değiştirmeye çalışmasının nedeni, yasal olarak da "Başkan" olarak tanımlanmasından başka ne olabilir?
Anayasa değişikliği ve referandum konusunda hukukçu olmadığım için, detaya girerek bir yorum yapacak değilim ama milletvekili seçilme yaşının 18’e indirilmesi ve milletvekili sayısının da 600'e çıkarılmasına sıcak bakmadığımı söylemeliyim.
Bu değişiklik, fiili bir durumun yasallaştırılmasından başka bir şey olamaz!