Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), tasfiye kapsamına alınan yatırım fonlarındaki yatırımcı sayısına ilişkin kamuoyunda farklı rakamların gündeme gelmesi üzerine resmi veriyi açıkladı. Kurul, 17 Eylül 2026 tarihli kararlar doğrultusunda 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiye edilmesine karar verildiğini, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) kayıtlarına göre bu fonlardaki tekil yatırımcı sayısının 455 bin 758 olduğunu bildirdi. Açıklanan rakam yatırımcı sayısını ifade ederken, fonların toplam büyüklüğü ya da yatırımcıların uğrayabileceği olası kayıp tutarı anlamına gelmiyor.
TASFİYE SÜRECİ NASIL İŞLEYECEK?
SPK'nın belirlediği özel tasfiye usulüne göre fonların portföylerinde bulunan varlıklar bir anda elden çıkarılmayacak. Tasfiye işlemlerini yürütmek üzere görevlendirilen bankalar, yatırımcı menfaatlerini, piyasa derinliğini ve likidite koşullarını dikkate alarak fon portföylerindeki finansal varlıkları nakde çevirecek. Elde edilen nakit, belirlenen dönemlerde yatırımcıların MKK kayıtlarıyla mutabakatı yapılmış bireysel saklama hesaplarına, sahip oldukları fon katılma payları oranında aktarılacak. Tasfiye öncesinde fon payları, varsa haciz ve diğer kısıtlamalar ile gerçekleşmemiş emirler için de MKK ve görevlendirilen bankalar arasında kayıt mutabakatı yapılması öngörülüyor.
Kurulun ilk düzenlemesinde fonların malvarlığının tasfiyesi için öngörülen azami süre 3 ay olarak belirlenmişti. SPK, 21 Eylül'de aldığı yeni kararla bu süreyi 6 aya çıkardı. Kurul, değişikliğin fon portföylerinin yapısı ve piyasa koşulları dikkate alınarak varlıkların mümkün olduğunca uygun koşullarda satılmasına imkan sağlamak amacıyla yapıldığını bildirdi. Altı aylık süre tasfiyenin mutlaka bu kadar süreceği anlamına gelmiyor; piyasa koşullarına bağlı olarak süreç daha erken de tamamlanabilecek.
YATIRIMCI İÇİN TASFİYE NE ANLAMA GELİYOR?
Bir yatırım fonunun tasfiye edilmesi, fon portföyündeki varlıkların doğrudan ortadan kalkması veya yatırımın otomatik olarak tamamen kaybedilmesi anlamına gelmiyor. Yatırım fonunun malvarlığı hukuken fonu kuran portföy yönetim şirketinin ve portföy saklayıcısının malvarlığından ayrı tutuluyor. Tasfiye sırasında portföydeki varlıklar nakde dönüştürülerek yükümlülükler ve fon giderleri dikkate alındıktan sonra yatırımcıların paylarına karşılık gelen tutarların dağıtılması esas alınıyor. Bununla birlikte yatırımcının sonuçta alacağı tutar; portföydeki varlıkların hangi fiyatlardan satılabildiğine, piyasa likiditesine ve tasfiye sırasında ortaya çıkan fon yükümlülüklerine bağlı olarak değişebiliyor.
Tasfiye kararı verilen fonlar için normal alım-satım mekanizması da sınırlandırılmış durumda. SPK'nın açıkladığı usullere göre ilgili fonlarda TEFAS üzerinden ve TEFAS dışındaki dağıtım kanallarından yeni katılma payı alım veya iade talimatı gerçekleştirilemiyor. Bu nedenle tasfiye kapsamındaki yatırımcıların süreci yeni satış emirleri vermeye çalışmak yerine resmi tasfiye takvimi ve yapılacak ödemeler üzerinden takip etmesi gerekiyor. Portföyün nakde dönüşme hızı her fon için aynı olmayabileceğinden, yatırımcıların tamamının aynı tarihte ödeme alacağı yönünde bir varsayımda bulunmak da doğru değil.
YATIRIMCILAR NELERİ TAKİP ETMELİ?
SPK, kamuoyunda farklı rakamlar ve değerlendirmeler dolaşması nedeniyle yatırımcılara yalnızca resmi kaynaklardan yapılan açıklamaları dikkate alma çağrısında bulundu. Yatırımcılar fon paylarını ve yatırım hesaplarındaki hareketleri MKK'nın e-Yatırımcı sistemi üzerinden kontrol edebiliyor. MKK, bu sistem üzerinden yatırım kuruluşlarında yatırımcı adına açılmış hesapların, portföy durumunun ve işlemlerin takip edilebildiğini belirtiyor. Bunun yanında SPK duyuruları, ilgili fonların Kamuyu Aydınlatma Platformu sayfaları ve yatırım hesabının bulunduğu kuruluş tarafından yapılacak bildirimler tasfiye sürecinin izlenmesinde temel kaynaklar arasında yer alıyor.
FON PİYASASINDAKİ SÜRECİN ARKA PLANI
SPK'nın 18 Eylül'de yayımladığı ayrı açıklama, düzenlemelerin arka planına ilişkin daha geniş bir çerçeve ortaya koydu. Kurul, 2025'in son çeyreğinden itibaren özellikle bazı serbest yatırım fonları ve para piyasası fonları üzerinden fiili dolaşım oranı düşük paylarda şirketlerin temel finansal büyüklükleriyle açıklanamadığı değerlendirilen fiyat hareketleri gözlemlendiğini bildirdi. Konu daha sonra finansal istikrara ilişkin değerlendirmelere taşınırken, yatırım fonlarına yönelik düzenleyici çerçevede de değişikliklere gidildi.
Fonların portföylerinde likiditesi sınırlı menkul kıymetlerin bulunması, yoğun nakit ihtiyacı ortaya çıktığı dönemlerde piyasa açısından ayrıca önem taşıyor. Çok sayıda varlığın kısa sürede satılmaya çalışılması fiyatlar üzerinde ilave baskı oluşturabilir ve tasfiye sonucunda elde edilecek tutarı etkileyebilir. SPK'nın tasfiye için öngörülen süreyi uzatırken piyasa derinliği ve uygun satış koşullarına vurgu yapması da varlıkların zorunlu ve hızlı satışından kaynaklanabilecek etkilerin sınırlandırılmasına yönelik bir yaklaşım olarak öne çıkıyor.
TASFİYE MEVZUATTA YER ALAN BİR MEKANİZMA
Yatırım fonlarının tasfiyesi sermaye piyasası mevzuatında daha önce de düzenlenmiş bir mekanizma. Genel sistemde fon portföyünün sona erdirilmesi, varlıkların nakde çevrilmesi, yükümlülüklerin karşılanması ve kalan tutarın katılma payı sahiplerine dağıtılması esasına dayanıyor. Mevcut olayda ise çok sayıda fonun aynı süreçte bulunması nedeniyle SPK ayrıca özel bir tasfiye yöntemi belirledi ve bankaları sürecin yürütülmesi için görevlendirdi. Bu nedenle olağan fon tasfiyelerinden farklı olarak işlemler MKK, Takasbank, portföy saklama sistemi ve görevlendirilen bankalar arasında koordineli biçimde yürütülüyor.
SPK'nın açıkladığı 455 bin 758 kişilik sayı, süreçten etkilenen tekil yatırımcı kitlesinin büyüklüğünü ortaya koyarken yatırımcı başına düşen tutar, fonların toplam tasfiye değeri veya nihai geri ödeme oranı konusunda tek başına bilgi vermiyor. Fonların portföylerinin hangi değerlerden nakde çevrileceği ve ödemelerin hangi takvimde tamamlanacağı tasfiye ilerledikçe netleşecek. Fonların tasfiyesine ilişkin idari süreç ile sermaye piyasası işlemleri hakkında yürütülen olası adli süreçler de birbirinden ayrı hukuki mekanizmalar olarak ilerliyor. SPK, yatırımcı haklarının korunması ve piyasa güveninin sürdürülmesi amacıyla gelişmelere ilişkin resmi duyuruların takip edilmesi gerektiğini vurguluyor.




