TOPLUM olarak, son yıllarda bir sürü olumsuzluğun ve de sorunun batağında bocalayıp duruyoruz. Dünya hızla kaosa sürükleniyor. Terör giderek yaygınlaşıyor. İnsanlığın çivisi çıkmış durumda. İnsan olma kaygısı taşıma yerine, giderek...
TOPLUM
olarak, son yıllarda bir sürü olumsuzluğun ve de sorunun batağında bocalayıp duruyoruz.
Dünya hızla kaosa sürükleniyor.
Terör giderek yaygınlaşıyor.
İnsanlığın çivisi çıkmış durumda.
İnsan olma kaygısı taşıma yerine, giderek vahşileşmeye başladık.
Ortadoğu kan gölüne döndü.
Vatan millet sevgisi ortadan kalkmak üzere.
İnsanlar, vatanlarını terk etmek zorunda kalırken, millet olma duygusu, dinsel ve de mezhepsel kutuplaşma yüzünden göz ardı edilip, çatışmanın bir parçası haline geldi.
Dünyalı ve insan olmaya odaklı üst kimlik arayışı yerine, etnik, dinsel ve mezhepsel farklılıklara dayalı alt kimlikler, en önemli üst kimlik haline geldi.
Ülkemizin dört yanı, neredeyse yangın yerine döndü.
Suriye, İran ve Rusya ile başımız beladayken, bir de Irak’la papaz olduk!
Toplum olarak, sosyal şizofreninin kıskacında delirme noktasına geldik.
Her gün, terör ve şehit haberleriyle sarsılıyoruz.
Haber kanallarında, insanın moralini düzeltecek en küçük bir habere rastlamak mümkün değil.
İnsanı strese sokacak olumsuzluklarla dolu haberler bile, reyting kaygısına dayalı olarak, dramatize edilerek veriliyor.
Hepimizi derinden üzen şehit haberleri, ilk gün olay yerinden duyuruluyor.
Ertesi gün tören, üçüncü gün de memleketindeki defin merasimi naklen verilirken, şehidin yakınları ve çocuklarıyla ilgili haberlerle şehit haberi olabildiğince dramatize edilmekte.
Yani, üç dört gün şehit haberi gündemde tutuluyor.
Haberlerin bu şekle dönüştürülmesinin nedeninin de, teröristlerde acıma duygusunu uyandırmak olduğunu söyleyen spikerler bile var.
Halbuki terörün ve teröristin amacı, toplumda infial yaratıp ses getirecek, ülkeyi kaosa, insanları korkutmaya, yılgınlığa sürüklemek.
Medya, bu anlayışıyla, bir bakıma terör örgütlerinin değirmenine su taşımakla meşgul.
Her gün muntazam bir biçimde haber dinleyen birsinin, sağlığının yerinde olması mümkün değil.
İstisnasız hepimiz, patlamaya müsait bomba gibiyiz.
Toplum olarak, fındık kabuğunu doldurmayan nedenlere dayalı kavgaların ve işlenen cinayetlerin en önemli nedenlerinden birisi de bu.