TABİİ ki. Her seçim gibi. 24 Haziran erken seçimi de önemli. Aslında bana göre. Bu seçimde milletvekilliği.  Eskisi gibi önemli değil. Zira. Bakanlar Başkan tarafından dışarıdan atanacağına göre, meclisin fazla bir önemi olmayacak....

TABİİ

ki.

Her seçim gibi.
24 Haziran erken seçimi de önemli.
Aslında bana göre.
Bu seçimde milletvekilliği.
Eskisi gibi önemli değil.
Zira.
Bakanlar Başkan tarafından dışarıdan atanacağına göre, meclisin fazla bir önemi olmayacak.
Özellikle de karizması kimilerince tavan yapmış, partide 16 yıldır “TEK ADAM” konumuna gelmiş ve bunu korumuş Erdoğan, başkanlık koltuğuna oturduğunda, her dediğinin ayet hükmünde olarak kabul edilmesinden doğal ne olabilir.
Baksanıza koskoca BJK bile, Cumhurbaşkanının bir lafı üzerine stadyumun “ARENA” adını bir çırpıda değiştiriverdiler.
Bundan böyle.
Milletvekilleri sadece yasama görevini yerine getirecekler.
Bu da, genelde Başkan ne emrediyorsa o doğrultuda olacak.
Yani.
Bu seçim Başkanlık sistemine geçişimizin ilk seçimi.
Konu bu kadar önemli olmasına karşın, sanki Amerika’da olduğu gibi yıllardır başkanlık sistemiyle yönetiliyormuşuz gibi, ya da başkanlık sistemine geçmemişiz de, eskisi gibi parlamenter demokrasideki milletvekillerini seçiyormuşuz gibi bir hava içindeyiz.
Partilerin, partilerdeki milletvekillerinin her hangi bir yöreye yapılacak bir yatırımı nasıl gerçekleştirebileceklerini inanın merak ediyorum.
Eskiden iktidar partisinin milletvekili, partideki gücü nisbetinde, yöresine belli kaynakların aktarılmasını sağlayıp, belli yatırımların yapılmasını gerçekleştirebiliyorlardı.
Tıpkı.
Alanya’nın Sayın Mevlüt Çavuşoğlu gibi güçlü bir bakana sahip olması gibi.
Yatırımlar konusunda.
Rahmetli Hayri Doğan’ı da unutmamız gerekir.
Seçime partiler belli ittifaklar yaparak girdiğine göre.
Benim için önemli olan.
Türkiye Cumhuriyeti Başkanının kim olacağı.
16 yıl boyunca bu ülkeyi tek başına yöneten Erdoğan mı?
Atatürk ve İsmet İnönü’den sonra hiç Cumhurbaşkanı seçememiş CHP’nin adayı İnce mi?
Yoksa.
Türkiye ilk defa bir kadını yani Akşener’i mi Başkan seçecek?
Ekonominin dibe vurmak üzere olduğu haberleri var.
Döviz tavan yapmış, aldı başını gidiyor.
TL maalesef yerlerde sürünmeye başladı.
Tüm bunları, ülkemizi batırmak isteyenlerin manipülasyonu olarak değerlendirip, uygulamadaki ekonomi politiğe dayalı yanlışları görmemeye ya da göstermemeye çalışmak, ülkemizi ve ülke insanımızı çok daha kötü duruma düşürme ihtimali olmasına karşın biz hala her konuda olduğu gibi, bir suçlu aramaya hem de bu suçluyu dışta “Dış güçler” diyerek aramaya devam ediyoruz.
Dünyada doğru dürüst bir dostumuz kalmadı gibi bir şey.
Dünyayı yönetmekten, ülkeyi yönetmeye vakit bulamıyor gibiyiz!
Dünyanın en hayırsever, en zengin ülkesi gibi bonkörlük yapmaya başladık.
Türkiye yolgeçen hanına döndü.
İpini koparan, ülkesinden kaçıp, ülkemizde tünemeye başladı.
Hele hele 4 milyon Suriyeli'yi besliyoruz.
Eğer söylenenler doğruysa, Suriyelilerin yurt içi ve yurt dışı telefon ücretleri bile bizim cebimizden ödeniyormuş.
Bu kadar Arap hayranlığı nereden geliyor?
Ortadoğu’daki Türkmen kardeşlerimizle bile bu kadar ilgilenilmezken, Filistin ve Suriyelilere kol kanat germemizin mantığını cidden merak ediyorum.
Günümüzde Türklükten söz eden yok gibi bir şey.
Kafatasçı, ırkçı falan değilim ama Türküm.
Tek kaygım, dünyalı ve iyi bir insan olmak.
Tabii olabildiğim kadarıyla!
Benim bu seçimden beklediğim.
Başa geleceğin.
Bir an önce, bana göre yukarıda sıralamaya çalıştığım bu saçmalıklara bir an önce son verilmesi.
Umarım seçim, beklentilerim doğrultusunda gerçekleşir.
Bir TV kanalında Cumhurbaşkanı Erdoğan, beyannamedeki en büyük müjdenin Atatürk Havalimanı’nın yerine yapılacak dev bir millet bahçesi olduğunu söyledi.
Bu ülkenin ve bu ülke insanının hiçbir sorunu kalmamış gibi, sadece Atatürk adındaki havalimanının, millet bahçesi haline getirilmesinin çok önemli bir icraat olarak sunulması şaşırtıcı değil mi?