ÇOK değerli okurlarım. 15 Temmuz'daki rezil darbe girişimi sonrasında, sapla samanı birbirine karıştırmadan, bu ülkeyi ve bu ülke insanını, hatta istisnasız herkes, kendisini ve kendi geleceğini düşünerek, bir an önce her tür darbeye...
ÇOK
değerli okurlarım.
15 Temmuz'daki rezil darbe girişimi sonrasında, sapla samanı birbirine karıştırmadan, bu ülkeyi ve bu ülke insanını, hatta istisnasız herkes, kendisini ve kendi geleceğini düşünerek, bir an önce her tür darbeye karşı çıkıp sarmaş dolaş olmamız gerekir.
Hangi dünya görüşüne, ideolojiye, partiye, etnik kökene, dine ve mezhebe sahip olursak olalım, darbeye karşı bir bütün olarak, her tür çelişkilerimizi askıya almamız hayati önem taşımakta.
Bu anlamda, Başbakanımız Binali Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin devlet adamlığı ciddiyeti içinde hareket etmelerini, üsluplarını günün önemine uygun hale getirmelerini sevindirici bir gelişme olarak değerlendirmeli ve toplum olarak biz de aynı çizgiye taşınmalıyız.
Darbeye karşı çıkan HDP yetkililerini de kutluyoruz.
Gün, siyasi hesapların, ileriye dönük şu ya da bu ideolojik kaygıların hesabının yapılacağı gün değildir.
Gün, bu rezilliğe, bu rezil yapılanmaya karşı çıkma günüdür.
Bu çirkin sürecin nasıl işlediği, etkili ve yetkililerin hatta önemli konumlarda bulunan siyasi aktörlerin, bürokratların süreçteki ihmallerini, süreci görmezden ya da şu ya da bu nedenle bu sürece bilmeden katkıda bile bulunanları, yargılamanın sonu beklenmeden, belli duyumlara dayalı olarak suçlamaya ve yargılamaya kalkmanın da zamanı değildir.
Burada önemli olan, bugün ne yaptıkları, ne yapmaya çalıştıkları ve hangi cephede yer aldıklarıdır.
Alanya olarak, Dışişleri Bakanımız Sayın Mevlüt Çavuşoğlu ile ne kadar övünsek azdır.
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Alanya Belediye Başkanımız Adem Murat Yücel, AK Parti İlçe Başkanı Mustafa Berberoğlu, CHP İlçe Başkanı Ali Takavüt ve MHP İlçe Başkanı Hilmi Er’in, bugüne dek, ülke siyasetindeki siyasi gerginliği Alanya’ya taşımadıkları ve gerçek yurtseverler olarak, sorumluluklarının bilincinde olmaları ve bugün de darbeye karşı, tek vücut olmalarını ne kadar alkışlasak azdır.
Bu güzel tablonun oluşmasında, Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu’nun da ciddi katkısı olduğunu unutmamamızda yarar var.
Türk medyası başta olmak üzere, Alanya medyasının dik duruşunu da takdir etmek gerektiğine inanıyorum.
Millet olarak karamsarlığa kapılmadan, hangi etnik yapıya, dine, mezhebe ve ideolojiye sahip olursak olalım, kutuplaşmadan ve ötekileştirmekten uzak durarak kucaklaşmalıyız.