AKIL beynin bir ürünüdür ve gözün görmesi, kulağın duyması ve dilin konuşması gibi bir özelliğimizdir. Tüm bu özellikler, bu organlar tarafından ortaya çıkarılan bu yeteneklerin varlığı organların düzgün çalışmasına bağlıdır....

AKIL

beynin bir ürünüdür ve gözün görmesi, kulağın duyması ve dilin konuşması gibi bir özelliğimizdir. Tüm bu özellikler, bu organlar tarafından ortaya çıkarılan bu yeteneklerin varlığı organların düzgün çalışmasına bağlıdır. Organlarda doğuştan veya sonradan oluşan hastalıklar olmadığı sürece az veya çok yetkinlik üremesi devam eder. Lakin nasıl ki herkesin gözü kartal gibi göremiyorsa, kulakları kedi gibi duyamıyorsa, dili bülbül kadar şakımıyorsa, herkesin beyni de dahi fizikçi Albert Einstein'ın beyni gibi çalışmayabilir. Dahi denilen bu insanların sayısı tüm dünyada iki elin parmaklarını geçmez ve konumuz da zaten bu dahilerin sahip olduğu akıl değildir. Fakat, hastalık olmadığı sürece her beyin akıl üretir ve bu aklın iyi veya kötü olması bir şeyi değiştirmez. Çünkü sonuçta üretilen şey akıldır. Bunların dışında sağlıklı bir beyni olup da onu yormayan, yani akıl üretmeyen beyinlere sahip olanları da bu yazımızda unutmayacağımız bir gerçektir.

Beynin ve onun ürünü olan aklın tarihsel yolculuğunun kısa bir izahından sonra gelelim konumuza. Konumuz İslam ile akıl arasındaki ilişki olduğuna göre İslam'ın iyi akıl, kötü akıl ve aklın kullanılmaması ile ilişkisini irdelemek zorundayız demektir. Kur'an iyi aklı temiz akıl olarak bize bildirir ve bunu onlarca ayetinde bu şekilde ifade eder. Bu ayetlerden biri de Bakara suresi 179. ayettir. "Ey temiz aklı olanlar!" diye hitap eden ayet ve benzeri ayetlerin bu hitabı, temiz akıl sahiplerine Allah'ın (CC) övgüsünün yollarından biridir.

Temiz akıl nedir ve nasıl olmalıdır? Bunu bize Allah (CC) kelamı Kur'an'ın Zümer Suresi 18. ayeti ile söylemektedir: "Onlar ki sözü dinlerler, sonra da en güzelini tatbik ederler, işte onlar Allah'ın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir ve işte onlardır o temiz akıllılar."

Yani temiz akıllı olanlar; iyi nasihatleri dinleyen ve düşünerek bunların içindeki en güzelini ailesi ve içinde bulunduğu toplum ve de tüm dünya insanlığı için tatbik eden kişilerdir. Düşünceleri iyiden ve güzelden yanadır. Akıllarını hep bu doğrultuda kullanırlar. İnsanlara güzel söyler, güzel davranır, çevrelerine iyi örnek olurlar. Bunlar hidayete erenlerdir ve Allah'ın (CC) yanında değerli ve makbul kullardır.

Kötü akıllılar; Kur'an'da bir çok ayette yerilmiştir ve bu ayetlerden biri de Furkan suresi 44. ayettir: "Yoksa onların ekserisini işitirler veya akıl ederler mi zannediyorsun? Onlar sırf hayvan gibi, hatta gidişçe daha sapkındırlar."

Yakın tarihte Tarsus ilçesinde gerçekleşen üzücü olayı, yani 20 yaşındaki kızımız Özgecan Aslan'ın başına geleni hatırlarsanız (Kızımızın tecavüz edildikten sonra öldürülüp, yakılması) bu ayetin o insan müsvettelerine ne kadar uyduğunu anlayacaksınız. Hayvandan daha sapkın olan bu canilerin kötü aklı kullanarak nasıl bir vahşete sebep olduklarını yakından gördük. Bu ve benzeri türde, sözde insanların aklı kötü maksatla kullandıklarında belki de varabilecekleri son nokta budur. Fakat aklın kötü kullanımı her ne şekilde olursa olsun, toplum ve insanlık adına utanç verici sonuçlar ortaya çıkarır.

- DEVAM EDECEK -