SALT Alanya'da değil, ülke genelinde, güvenerek alışveriş yapan bir Allah'ın kulu var mı? Sanmıyorum. Demek ki, her alanda olduğu gibi, alışverişlerimizde de kimsenin kimseye güveni yok. Herkes birbirine potansiyel suçlu gibi bakıyor....
SALT
Alanya’da değil, ülke genelinde, güvenerek alışveriş yapan bir Allah’ın kulu var mı?
Sanmıyorum.
Demek ki, her alanda olduğu gibi, alışverişlerimizde de kimsenin kimseye güveni yok.
Herkes birbirine potansiyel suçlu gibi bakıyor.
Yediğimiz, giydiğimiz ürünlerle ilgili olarak, ne gibi sahtekarlıkların yapıldığı konusunda, yazılı ve görsel medya halkımızı her gün uyarıp duruyor.
Fiyat istikrarı diye bir şey yok.
Hele Alanya’da, herkes tutturabildiğine bir fiyat belirliyor.
Aynı ürün, farklı yerlerde farklı fiyatlara satılıyor.
Bazı esnaflar, vatandaşı yolunacak kaz gibi görüyor!
Geçenlerde bir dostum, arabasının koltuklarına kılıf almak için sanayiye gitmiş.
Oto aksesuarı satan bir yere girip, kılıflardan birini beğenip fiyatını sormuş:
"Yüz lira ama size en son doksan olur” denilince, adama güvenip kılıfı almış.
Sonra, kılıfı takacak bir esnafa gittiğinde yirmi beş liraya kılıfı taktırmış.
Kılıfı takan esnafta da aynı kılıfları görünce sormuş.
“Bu kılıflar kaç lira?” diye.
"Takması dahil seksen lira" denildiğinde, bir önceki esnafın kendisini tamı tamına otuz beş lira kazıklamış olduğunu anlayınca ne diyeceğini şaşırmış!
Toplum olarak neden bu kadar yozlaştık?
Toplumsal olarak, birbirimize güvensizlik dibe vurduğuna göre, üçkağıtçılığın ve üçkağıtçıların sayısının oldukça fazlalaştığını söyleyebiliriz.
Çarşıyı gezerken vitrinlere baktığımda en çok şaşırdığım şey, vitrinde "Ne alırsan etiket fiyatının yarısı" diye yazdığı halde, hiçbir ürünün üzerinde etiketin bulunmaması.
Yüzde 60, yüzde 50, yüzde 40 indirim diye yazan işyerlerinin çoğunda, indirimden eser olmaması düşündürücü.
İnandırıcı olan tek ilan "İki al bir öde."
Son günlerde kimi okurlarım, kuru temizleyicilerden şikayet edip duruyorlar.
Kuru temizleyici denen işyerlerinin önemli bir bölümünün, elbiseleri çamaşır makinesinde yıkayıp kuruttuklarından söz ediliyor.
Gerçek kuru temizleme tesisi olan işyeri olup olmadığını bile bilmiyoruz deniliyor.
Bu konuda sürekli şikayet geldiği için, okurlarımı kırmayarak onların isteklerini yerine getirmiş olduk.
Tabi ki, bizim bu şikayeti gündeme taşımamız o kadar önemli değil.
Önemli olan, yetkililerin bu konunun üzerine giderek, gerçek kuru temizleyicilerle, sahte kuru temizleyiciler arasındaki haksız rekabeti ortadan kaldırıp, vatandaşın özene bezene aldıkları elbiselerinin deforme olmasının önüne geçilmesi.