Birkaç yıldan beri, her gün bir veya birkaç cinayet haberini duyuyor ve kahroluyoruz. Bu cinayeti işleyenlerin çoğunluğu da gözü dönmüş, kalbi kin ve hınçla dolmuş çoğu işsiz, güçsüz serseri ruhlu kişilerdir. Diğer taraftan PKK ve...
Birkaç yıldan beri, her gün bir veya birkaç cinayet haberini duyuyor ve kahroluyoruz. Bu cinayeti işleyenlerin çoğunluğu da gözü dönmüş, kalbi kin ve hınçla dolmuş çoğu işsiz, güçsüz serseri ruhlu kişilerdir. Diğer taraftan PKK ve KCK terör örgütlerinin kırsalda ve şehirlerde, cinayet işleyen caniler de ayrı bir sorundur. Öyle anlaşılıyor ki, bu cinayetleri işleyenler, nasıl olsa idam edilmeyeceğim, müebbet hapisle dahi mahkum olsam, bir gün birisi çıkar bir af önerir ve cezam ya sona erer yada bir hayli azalır, böylece bir gün dışarı çıkmam mümkün hale gelir diye düşünebilirler. Ülkemizi kana bulayan, yüz binlerce kişinin ölümüne neden olan terörist başı APO’yu mahkeme idamına hükmetmiş, karar Yargıtay’ca onanmış olduğu halde, Ecevit başkanlığındaki koalisyon hükümeti , sırf APO’yu idam etmemek için ceza yasasındaki idama müteallik maddeyi kaldırdılar. Ne imiş efendim Avrupa Birliği böyle istemiş. AB ülkelerinde Türkiye’deki cinayetlerin benzeri suç işleniyor mu? Arabistan devleti, İran,Irak,Çin devletleri ve ABD’nin bir çok eyaletinde idam hükmü infaz edilmektedir. Birkaç gündür TV’lerin bazısında konuşmacılar, idam hükmünün yeniden yasaya konulmasını istemekteler, çünkü, idam cezasının caydırıcılığı olduğunu , cinayeti işleyenlerin, bu durumu çok düşüneceklerini, yüksek sesle dillendirmeye başladılar. Diğer taraftan, İslam dinimiz de adam öldürmeyi şiddetle yasaklamış, kasten bir insanı öldürenin bütün insanları öldürmüş sayılacağını, cezasının da cehennemde ebedi yanmak olacağını duyurmaktadır.(Nisa 93, Maide 32). Türkiye artık Avrupa’nın her istediğini yapacak kadar Avrupa’ya bağımlı değil. Türkiye ekonomi yönünden olsun, siyasi kapasitesi yönünden olsun AB ülkelerinden çok çok üstün durumdadır. Şimdiye kadar AB , Türkiye’yi türlü bahanelerle oyalıyor ve çeşitli kriterler icat ediyordu. Ama Türk Devleti it ürür kervan yürür hesabı yoluna devam etti ve bugün itibariyle dünyada kalkınma hızı itibariyle birinci sıraya yükselmiştir. İşsizlik oranı AB ülkelerinin üstündedir, yüzde 9.6 olmuştur. Afrika ülkelerinde, Arap ülkelerinde Doğu ülkelerinde sözü dinlenir, iş adamlarımız ve müteahhitlerimiz aranan kişiler olarak o ülkelerde iş sahibi olmuşlar ve olmaktadırlar.Ancak, bu kadar güçlü olan devletin, her gün cinayet haberleri ile sarsılmasını içimize sindiremiyoruz. Artık, idam cezasının ihdasının zamanı gelmelidir. Haksız yere öldürülen çaresiz kadınlarımızın, suçsuz yere öldürülen insanlarımızın feryadını duyunuz ve bir an evvel elinizi taşın altına koyunuz. Büyük devletlerin şiarı budur elbet.
İdam cezasının yerine ihdas edilen ağırlaştırılmış müebbet cezasının artık hiçbir caydırıcılığı kalmamıştır. Canileri, ölünceye kadar beslemek gibi bir yükümlülüğümüz de var, bu da ayrı bir sorun. Hatırlatırım, APO denilen katili yıllarca krallar gibi İmralı’da ağırlamıyor muyuz? Hem de ne ağırlama? Onun için koskoca İmralı açık hava ceza evi kaldırılmadı mı? Yeter söz bizimdir diyor, parlamentoyu göreve çağırıyoruz.