ÇOK üzülerek yazıyorum. İslam ülkelerinin içinde bulunduğu durum son derece, üstelik de İslam adına, Müslümanlar adına utanç vericidir. Bu durumun kabul edilmesi mümkün değildir.

ÇOK

üzülerek yazıyorum. İslam ülkelerinin içinde bulunduğu durum son derece, üstelik de İslam adına, Müslümanlar adına utanç vericidir. Bu durumun kabul edilmesi mümkün değildir. "Bir Hıristiyan veya Musevi’nin açlıktan öldüğünü duydunuz mu?" sorusu aslında maalesef çok şeyler anlatır.
Akdeniz’de göçmen gemisi batıyor. Boğularak can veren yüzlerce göçmenin ülkeleri sayılırken, hepsinin Müslüman ülkelere mensup olması aklımıza pek çok soru ile birlikte endişeleri de getiriyor.
Konu başlığında belirttiğimiz gibi önce huzurlu bir İslam ülkesi var mı? Aslında esas konu bu sorunun cevabında yatmaktadır. Her İslam ülkesinin başına bir çorap örülmüş durumda. Bu çorap sömürgeci Haçlı ve Siyonistlerce birlikte el ele verilerek örülmektedir. Bu katiller hiçbir İslam ülkesinin huzur içerisinde yaşamasını, aralarında İslam’ın emrettiği kardeşliğin yaşanmasını istemezler. Onların huzur içerisinde ülkelerinde üreterek yaşamalarını asla istemezler. Zira her şeyden önce Müslüman olmak onlar için potansiyel, peşinen işlenmiş bir suçtur. Hele bir de kanca atıp hedeflerine oturttukları İslam ülkesinin petrol, doğalgaz vs. gibi onların işine yarayan maddeler veya stratejik öneme sahip ise artık tezgahları peş peşe seyredin bu yüzsüz katillerdeki atılan adımlara. Oralarda kendine “İslami” görüntü veren “Işid, Boko Haram, Taliban vs.” gibi terör örgütlerinin hepsi bunların eseridir. Hem İslam Dinini bunlar aracılığı ile dünyaya küçük düşürüp, hem de o coğrafyadaki hedeflerini başarı ile gerçekleştiriyorlar. İşte meselenin özü burada yatmaktadır.
Benim gibi sizler de haklı olarak soracaksınız. “Bütün bunlarda Müslümanların ve yöneticilerinin hiç mi kusuru yok?” diye. Olmaz olur mu, işte asıl konu burada yatmaktadır. Maalesef çok acı ama çoğu İslam ülkelerinin pek çok yönetici, kral, şeyh vs. gibileri bunların emir eri durumundadır. Zira emirlerinde olmasa hak etmedikleri ve layık olmadıkları o koltuklarda oturamazlar, dahası oturtmazlar.
Her İslam ülkesinin başına bir çorap örüldü. Bizim payımıza düşen ise bölücü terördür. Bölücü terör örgütüne aklınıza gelebilecek her türlü destek Haçlı-Siyonist ittifakı ile fazlası ile verilmektedir. Eşkiyalarda ele geçirilen başta silahlar ve diğer malzemelerin bu ülkelere ait olması tesadüf değildir. Bunların asıl hedefi ülkemizi bölerek “Büyük Ermenistan, Büyük İsrail” amacına ulaşmaktır.
Bizlere düşen görev ülke ve millet olarak kenetlenip, bu tehditleri etkisiz hale getirmektir. Zira bu gemide hep birlikte yolculuk etmekteyiz.