Yemen’de İran destekli Husiler, Suudi Arabistan’ın enerji ve askeri altyapısını hedef alan saldırılarını sürdürdüklerini açıkladı. Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri, Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu kentinde bulunan Saudi Aramco tesisinin balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla hedef alındığını, Hamis Muşayt’taki askeri hava üssüne de balistik füzeler fırlatıldığını öne sürdü. Seri, Aramco tesisine yönelik saldırının doğrudan isabet sağladığını savunurken, Suudi Arabistan makamlarından bu iddiayı doğrulayan ayrıntılı bir açıklama gelmedi.

HUSİLER SALDIRILARIN SÜRECEĞİNİ AÇIKLADI

Yahya Seri, operasyonların Suudi Arabistan’ın Yemen’de gerçekleştirdiğini öne sürdüğü hava saldırılarına karşılık düzenlendiğini belirtti. Husilerin açıklamasında Suudi Arabistan’ın Yemen’de 450’den fazla hava saldırısı gerçekleştirdiği iddia edilirken, Seri saldırıların Suudi Arabistan’ın iç kesimlerine doğru devam edeceğini söyledi. Son günlerde Husiler ile Suudi Arabistan arasındaki karşılıklı saldırıların yeniden yoğunlaştığı, Suudi makamlarının da bazı kentlerde füze ve İHA tehdidi nedeniyle erken uyarılar yayımladığı bildiriliyor.

ARAMCO TESİSLERİ DAHA ÖNCE DE HEDEF ALINDI

Suudi Arabistan’ın enerji altyapısı, Yemen savaşının farklı dönemlerinde Husilerin füze ve İHA saldırılarının hedefleri arasında yer aldı. Yanbu da daha önce saldırı iddialarıyla gündeme gelen merkezlerden biri oldu. Temmuz 2026’da Husiler, Yanbu ve Cizan’daki Aramco bağlantılı tesislere balistik ve seyir füzeleri ile İHA’lar kullanarak saldırı düzenlediklerini açıklamıştı. Suudi Sivil Savunması da aynı dönemde Yanbu ve Cizan için “potansiyel tehlike” uyarıları yayımlamış, daha sonra tehlikenin geçtiğini duyurmuştu.

Yanbu’nun hedef alınması enerji güvenliği açısından ayrıca önem taşıyor. Kızıldeniz kıyısında bulunan kent, Suudi Arabistan’ın petrol ve petrokimya altyapısının önemli merkezlerinden biri. Bu nedenle bölgedeki enerji tesislerine yönelik saldırılar yalnızca Suudi Arabistan’ın iç güvenliği açısından değil, petrol sevkiyatı ve küresel enerji piyasalarında oluşabilecek riskler bakımından da yakından takip ediliyor. Geçmiş yıllarda Yanbu ve diğer Aramco tesislerine yönelik füze ve İHA saldırıları sonrasında enerji altyapısının korunması ve hava savunma sistemlerinin etkinliği yeniden gündeme gelmişti.

HAMİS MUŞAYT ASKERİ AÇIDAN ÖNE ÇIKIYOR

Husilerin hedef aldığını açıkladığı Hamis Muşayt ise Suudi Arabistan’ın güneyindeki önemli askeri merkezlerden biri. Bölgedeki Kral Halid Hava Üssü, Yemen’deki çatışmalar boyunca Husilerin saldırı açıklamalarında birçok kez yer aldı. Husiler 14 Eylül’de de burada savaş uçağı hangarları, radarlar, pistler ve mühimmat depoları dahil askeri altyapıyı hedef aldıklarını öne sürmüştü. Suudi Sivil Savunması aynı gün Hamis Muşayt ve yakınındaki Abha’da kısa süreli güvenlik uyarıları yayımladı.

F-15 UÇAĞININ DÜŞÜRÜLDÜĞÜ İDDİASI DOĞRULANMADI

Yahya Seri, son açıklamasından önce Suudi Arabistan’a ait bir F-15 savaş uçağının düşürüldüğünü de ileri sürdü. Ancak bu iddia bağımsız kaynaklarca doğrulanmış değil. Suudi Arabistan tarafından da uçağın kaybedildiğini teyit eden bir açıklama yapılmadı. Bu nedenle çatışma sırasında tarafların açıkladığı hasar, kayıp ve hedeflere ilişkin bilgilerin bağımsız doğrulama sağlanıncaya kadar iddia olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Associated Press de Husilerin F-15 düşürdüklerine ilişkin açıklamasının kanıt sunulmadan yapıldığını aktardı.

KIZILDENİZ KIYISINDA KONTROL HARİTASI DEĞİŞİYOR

Yemen’de temmuz ayından itibaren yeniden yoğunlaşan çatışmalar ülkenin batısındaki askeri dengeyi de değiştirdi. Husilerin Kızıldeniz kıyısındaki ilerleyişi sırasında Muha ve Babulmendeb çevresindeki stratejik noktalar yeniden çatışmaların merkezine yerleşti. Son gelişmeler, Yemen içindeki kara savaşının Suudi Arabistan’a yönelik füze ve İHA saldırılarıyla aynı anda tırmanabileceğine ilişkin endişeleri artırıyor.

BABULMENDEB KÜRESEL TİCARET İÇİN KRİTİK

Yemen’in güneybatısındaki Babulmendeb Boğazı, Kızıldeniz ile Aden Körfezi arasındaki geçişi sağlaması nedeniyle uluslararası deniz ticaretinin stratejik güzergâhlarından biri konumunda. Boğaz çevresindeki askeri kontrolün değişmesi, ticari gemilerin güvenliğinden enerji sevkiyatlarına kadar geniş bir alanda sonuç doğurabiliyor. Bu nedenle Yemen’deki çatışmalar yalnızca ülke içindeki siyasi ve askeri mücadele olarak değil, Kızıldeniz’de seyir güvenliği ve bölgesel enerji altyapısına yönelik riskler açısından da uluslararası düzeyde takip ediliyor.

Mekke'de İHA saldırısı kamerada
Mekke'de İHA saldırısı kamerada
İçeriği Görüntüle

YEMEN'DEKİ ÇATIŞMANIN GEÇMİŞİ

Yemen’deki mevcut savaşın temel kırılma noktalarından biri, Husilerin 2014’te başkent Sana ve ülkenin çeşitli bölgelerinde kontrol sağlaması oldu. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon ise 2015’te uluslararası alanda tanınan Yemen hükümetini desteklemek amacıyla çatışmaya müdahil oldu. Sonraki yıllarda kara çatışmalarına Suudi Arabistan’a yönelik balistik füze ve İHA saldırıları da eklendi. Uzun süreli görece sakinliğin ardından 2026 yazında çatışmaların yeniden şiddetlenmesi, hem Yemen’deki insani koşullar hem de Suudi Arabistan ile Kızıldeniz çevresindeki güvenlik açısından yeni bir gerilim dönemini beraberinde getirdi.

Kaynak: Haber Merkezi