Gün içinde sevinçten şoka dönen haber trafiğinin ardından, Alanyalı aktivist Alpaslan Arslan ve Antalyalı Hakan Şimşek'in Türkiye'ye dönen ilk kafilede neden yer almadığı anlaşıldı. İki ismin de esaret altında olmalarına rağmen sergiledikleri dik duruş, hem endişeyi hem de gururu bir araya getirdi.

"İMZALAMAYIZ" DİYE DİRENDİLER

Güvenilir kaynaklardan edinilen nihai bilgiye göre, İsrail makamları, serbest bırakılacakları sırada Alpaslan Arslan ve Hakan Şimşek'in önüne bir "deport (sınır dışı) belgesi" koydu. Bu belgenin, bir nevi "suçluluğu kabul" veya İsrail'in müdahalesini meşrulaştırma anlamına gelebileceğini düşünen Arslan ve Şimşek, bu belgeyi imzalamayı kesin bir dille reddetti.

İsrail makamlarının, belgeyi imzalamamaları halinde Türkiye'ye gönderilmeyeceklerini belirtmesine rağmen iki aktivistin de geri adım atmadığı ve bu onurlu duruşları sebebiyle uçağa bindirilmediği öğrenildi.

ALANYA'DA ENDİŞE VE GURUR BİR ARADA

Bu haber, Arslan'ın Alanya'daki ailesi ve sevenleri arasında endişeyi tırmandırsa da, aynı zamanda büyük bir gurur dalgası yarattı. Sevinçleri yarım kalan Alanya, şimdi evlatlarının bu onurlu direnişiyle teselli buluyor.

ŞİMDİ GÖZLER DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI'NDA

İki aktivistin bu kararlı tutumu sonrası, Dışişleri Bakanlığı'nın yürüttüğü diplomatik sürecin nasıl bir yön alacağı merak konusu. Bakanlığın, Arslan ve Şimşek'in herhangi bir koşul öne sürülmeden ve belge imzalatılmadan serbest bırakılmaları için İsrail nezdindeki diplomatik baskıyı artırması bekleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi