Bir ilin hasbelkader iki dönem belediye başkanlığını yapmış, sürekli eleştirdiğim bir dostum, bu eleştirilerim sonrasında söylemişti. Eleştirilerimin nedeni, doğru dürüst bir hizmet üretmeyi bırakın, böyle bir kaygıyı bile taşımamasıydı....
Bir ilin hasbelkader iki dönem belediye başkanlığını yapmış, sürekli eleştirdiğim bir dostum, bu eleştirilerim sonrasında söylemişti.
Eleştirilerimin nedeni, doğru dürüst bir hizmet üretmeyi bırakın, böyle bir kaygıyı bile taşımamasıydı.
Günlük rutin işlerle uğraşır, palavra sıkarak hamasi nutuklar çekmekle geçerdi ömrü.
Bana "Oğlum sen hayal peşinde koşuyorsun. Bu millet, gülü değil dikeni, deve gibi çökertip, eşek gibi öpeni sever ve de destekler" demişti.
Siyasi tarihimize baktığımda, gerçekten bu dostumun doğru söylediğine inanmaya başlamıştım.
Sırf koltuk hırsıyla olmadık rezilliklere imza atan, iktidar olabilmek için milletvekili transferleri yapan, ufuksuzluğu yüzünden, ülkeyi dünyaya açmaktan korkan, hamasetle ve şiirsel süslü söylemlerle bu ülkeyi gerileten, uzlaşmaz bir tavırla, birbirlerine olmadık hakaretler yağdırıp, ülkenin en küçük bir sorununu çözmede bile bir araya gelemeyen siyasetçiler ve sözde liderler yüzünden bu ülke ve bu ülke insanı felaketten felakete sürüklendi.
Rahmetli Menderes’e, Bayar’a ve Özal’a yapılanları bir düşünüp, sonrasında, peş peşe darbeler yaparak bu ülkeyi krizden krize sürükleyen bazı ordu mensuplarına ve bunları destekleyen ittihatçı ve darbeci beyinlere sahip çıkanları görünce, dostumun benzetmesi, ne kadar acı da, saçma da, mantıksız da olsa, ne kadar doğru olduğunu görmek mümkün.
Benim yaşım itibarıyla, hatırladığım kadarıyla, bu ülke ve bu ülke insanı, hep siyasi çekişmelerin çirkinliğinde, ya geriye gitti ya da dolap beygiri gibi aynı güzergahlarda, gözleri kapalı dönmekle yıllar gelip geçti.
Bu ülke için bir şeyler yapma heyecanıyla birileri ortaya çıkıp olumlu şeyler yapmaya başladığında, bu sefer de, buna dönük linç kampanyaları başlatılıyor.
Dünlerde, Menderes ve Özal bu şekilde linç edildiler.
Bugün de Erdoğan’a dönük linç furyası başladı.
Sonumuz ne olur?
Şimdiden kestirmek çok zor.
Erdoğan da fani.
Şu ya da bu şekilde siyaset sahnesinden er geç çekilecek.
Peki, yerine kim geçecek?
Kılıçdaroğlu mu, Bahçeli mi?
Bunlar iktidar olduklarında, bugünleri yani Erdoğan’lı dönemleri arar mıyız, aramaz mıyız?
Bunu AK Parti'lilere sormuyorum.
Bunu, benim gibi Sosyal Demokrat ya da sol düşüncelilere, fanatik CHP’li ve MHP’li dostlara soruyorum.
Eğer içtenlikle, "Kılıçdaroğlu ya da Bahçeli iktidarında Erdoğan’ı aramayız" diyorlarsa, ilerisi için umutlanacağım, yok eğer, “Ararız” demelerini bırakın, "Arayıp aramayacağımızdan emin değiliz" diyorlarsa, karalar bağlamamız gerektiğini şimdiden düşünmemizde yarar var!