Sevgili sporseverler, normalde bu haftaki yazımın konusu çok farklıydı. Ortaya çıkan hakem rezaleti yazımı değiştirdi. Yıllardır spor hakkında yazıyorum. Bunların içinde hakemlerle ilgili yazım ikiyi geçmez. Zira onlarında insan olduğunu,...
Sevgili sporseverler, normalde bu haftaki yazımın konusu çok farklıydı. Ortaya çıkan hakem rezaleti yazımı değiştirdi. Yıllardır spor hakkında yazıyorum. Bunların içinde hakemlerle ilgili yazım ikiyi geçmez. Zira onlarında insan olduğunu, hata yapabileceklerini düşünürüm. Art niyet sezmediğim sürece yorum yazmamaya gayret ederim. Maç canlı yayınlamasaydı bu rezaleti seyredemeyecektik. Yöneticiler de iyi oynadık gibi sözler edecekti. Sporseverler de yine içlerinden burun kıvıracaktı. Maçı izlemeyen veya takip etmeyenler de klasik sözler sarf edecekti.
Pazar günü her sporsever gibi keyifle televizyon başına geçtim. Koskoca stadyumda şimşeklerin sesini duyunca daha da keyiflendim. Spikerler telaşla civardaki evlerden taraftar toplamaya çalışıyorlardı. Burada eğri oturup doğru konuşmak gerekirse taktik, oyun planı gibi şeyler bu maçta yaşananlardan sonra beni ilgilendirmiyor. Yönetimi, hocayı, futbolcuları eleştiriyoruz. Bu eleştirilerin tamamı daha iyi bir takım oluşsun diye. Ama bu maçta konuşulacak tek konu, bir hakemin maça nasıl etki yaptığıdır. Alanyaspor futbol takımı maça çok güzel başladı. Deplasmanda oynanması gereken oyunu oynadı. Maç Alanyasporun üstünlüğü ile devam ederken dakika 10 civarıydı, futbolcumuza çok sert bir hareket yapıldı. Ben, kesin kırmızı beklerken hakem es geçti, o an televizyon karşısında endişeye kapıldım. Yanımdaki arkadaşlara “Bu hakem Alanyaspor’un önünü kesebilir” dedim. 5 dakika sonra aynı pozisyona benzer faul yaşandı. Hakemin kart gösteriş anında vücut dilini gördüğüm an kasıtlı olduğuna emin oldum. “Hakem” denilen kişi o an hakem değil ip çeken cellat gibiydi. Buna rağmen Alanyaspor futbol takımı 75 dakika 10 kişi oynamasına rağmen ilerleyen dakikalarda golü de buldu. Maç, bu sonuçla bitecek derken görevini tam yapamayan beyefendi daha ikili mücadele bitmeden düdüğünü çaldı ve penaltıyı verdi. O an hakemi yakın inceleyenler ne demek istediğimi daha iyi anlayacaktır. Maçın hakemi, direk sonuca etki yapmıştır. Görüntüler ortadadır. Alanyaspor yönetim kurulu bunun gereğini yapmalıdır. Maç sonu bu hakemin mesleğine baktım. Satış ve pazarlama yazıyor. Bence mesleğini başka yerde yapsın. Bir takımın kaderi ile bu kadar oynanmaz.Biz mesleklere saygılıyız, ama adalet dağıtma iddiası ile sahaya çıkan kişilerinde cellat gibi davranmaması gerekir. Bir takımın sinir telleriyle bu kadar oynanmaz. Son yıllarda hakemler genelde deplasman takımlarının hakkını koruyor. Biz bunu da istemedik. Sadece adalet istiyoruz. Hakemlerle gözlemcilerin ve temsilcilerin göbek bağı kesilmediği sürece bu sorun aşılmayacak gibi duruyor. Maçı katleden hakemlere bile iyi puanın verildiği bu camiada daha çok can yanar. Federasyon başkanımız, hakemlerimiz var diye övünüyoruz ama halen maçlarımıza düzgün hakemler verilmiyor. Bu yetkili kişiler “Her zaman Alanya ismini ön plana çıkarıyoruz” diye konuşurlar ama en küçük lobilerinin olmadığı da bu maçta tescillendi. Pardon yani. Pazar günü resmen hakem tarafından Alanyaspor’un önüne set çekilmiştir. Futbolcular tahrik edilmiştir. 2 kırmızı ile kurtulduğumuza sanırım şükretmeliyiz.Ben, Alanyasporlu teknik kadro ve futbolcuları gösterdikleri sağduyulu davranışlardan ve mücadele hırslarından dolayı tebrik ediyorum. Son haftaların gözde Konya takımını oynatmadı, kendi sahasında aciz durumlara soktu. Takımın istekli ve hırslı oluşları Eyüp maçının zevkli geçeceğinin işaretidir. Maç sonu dikkatimi çeken başka bir olay da Haydar Durusoy hocamızın davranışlarıdır. Maç bitmiş artık, o dakikadan sonra yapılacak her hareket, fayda değil zarar getirir. Haydar hocamız üstün gayret göstererek kafileyi sakinleştirdi. Yılların tecrübesi bu olsa gerek.