Antalya’nın Serik ilçesindeki Aspendos Antik Kenti’nde sürdürülen arkeolojik çalışmalar, kentin bilinen geçmişini çok daha eski bir döneme taşıdı. Kültür ve Turizm Bakanlığının “Geleceğe Miras Projesi” kapsamında yürütülen kazılarda elde edilen bulgular, Aspendos’taki yerleşimin günümüzden yaklaşık 6 bin yıl öncesine, Geç Kalkolitik Çağ’a kadar uzandığını ortaya koydu.
DÜKKANLARIN ALTINDAN 6 BİN YILLIK İZLER ÇIKTI
Afyon Kocatepe Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Aspendos Antik Kenti Kazı Başkanı Doç. Dr. Mustafa Bilgin başkanlığında sürdürülen çalışmalarda, iki katlı dükkanların tabanlarının altında sondajlar gerçekleştirildi. Bu çalışmalarda MÖ 3500-4000’lere tarihlenen tabak, kase ve çeşitli aletlere rastlandı. Bulgular, Aspendos akropolisindeki insan faaliyetlerinin daha önce bilinen dönemlerden çok daha eskiye gittiğini gösterdi.
Yeni veriler, Aspendos’un yalnızca Demir Çağı ve sonrasındaki dönemlerle değerlendirilmemesi gerektiğini ortaya koyuyor. Arkeolojik tabakaların farklı dönemlere ait izleri üst üste barındırması, antik kentin binlerce yıllık süreç içerisinde değişen ve gelişen çok katmanlı bir yerleşim alanı olduğunu gösteriyor. Kazılarda ortaya çıkarılan eserlerin belgelenmesi, korunması ve bilimsel olarak değerlendirilmesiyle kentin tarihsel kronolojisinin daha ayrıntılı biçimde oluşturulması hedefleniyor.
ASPENDOS’TA KAZILAR SON YILLARDA HIZLANDI

Aspendos’taki arkeolojik kazılar 2013’te başlarken, çalışmalar 2022’den itibaren Doç. Dr. Mustafa Bilgin başkanlığında devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığının Geleceğe Miras Projesi ile kazı, koruma, restorasyon ve çevre düzenleme faaliyetleri daha geniş alanlara yayıldı. Bakanlık, proje kapsamında antik kentin yalnızca bilinen anıtsal yapılarının değil, günlük yaşam alanlarının ve kent içindeki ulaşım bağlantılarının da ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmalar yürütüyor.
TİYATRO CADDESİ DE GÜN YÜZÜNE ÇIKARILDI
Son dönem çalışmalarının önemli noktalarından biri de antik tiyatro ile akropolisi birbirine bağlayan Tiyatro Caddesi oldu. Yaklaşık 2 bin yıllık caddenin ortaya çıkarılmasıyla güzergah üzerindeki kamu yapıları, sivil yaşam alanları ve altyapı sistemleri hakkında yeni arkeolojik veriler elde edildi. Böylece ziyaretçilerin yalnızca ünlü tiyatroyu değil, Aspendos’un antik dönemdeki kent dokusunu daha bütüncül biçimde görebilmesine yönelik yeni bir güzergah şekillenmeye başladı.
GENÇ EURYMEDON TASVİRİ İLGİ GÖRÜYOR

Kazılarda ortaya çıkarılan önemli eserlerden biri de MS 3. yüzyıla tarihlenen “Genç Eurymedon” tasviri oldu. Tiyatro Caddesi’nin doğu meydanında bulunan mozaikte, antik kente hayat veren Eurymedon Nehri’nin kişileştirilmiş hali yer alıyor. Günümüzde Köprüçay olarak bilinen nehrin Aspendos’un gelişimindeki önemi, bu tasvir üzerinden antik dönemin sanatına da yansıyor. Mozaik, Roma dönemi Anadolu mozaik sanatının yanı sıra kentin su kaynaklarıyla kurduğu ilişkinin anlaşılması açısından da önem taşıyor.
TİYATRO VE SU KEMERLERİ UNESCO GEÇİCİ LİSTESİNDE
Aspendos, Anadolu’nun en iyi korunmuş Roma dönemi tiyatrolarından biriyle tanınıyor. Antik kentte tiyatronun yanı sıra su kemerleri, agora, anıtsal çeşme, tapınak, stadyum ve meclis binası gibi yapılar bulunuyor. Aspendos Antik Kenti’nin tiyatrosu ve su kemerleri, 2015 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dahil edildi. Bu nedenle yürütülen kazıların yanında mevcut yapıların korunması, belgelenmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması da çalışmaların temel başlıkları arasında bulunuyor.
GECE MÜZECİLİĞİYLE ZİYARET SÜRESİ UZUYOR

Aspendos aynı zamanda Kültür ve Turizm Bakanlığının gece müzeciliği uygulamasına dahil edilen ören yerleri arasında bulunuyor. Uygulama sayesinde ziyaretçiler belirlenen gün ve saatlerde gün batımından sonra da antik kenti gezebiliyor. Özellikle yaz aylarında gündüz sıcaklığının yüksek olduğu Antalya’da ziyaret saatlerinin akşam dönemine yayılması, kültür turizminin günün daha geniş bölümüne taşınmasına imkan sağlıyor. Festival, konser ve benzeri etkinliklerin düzenlendiği günlerde ise ziyaret ve gece müzeciliği saatlerinde değişiklik yapılabildiğinden ziyaretçilerin güncel resmi duyuruları kontrol etmesi gerekiyor.
ASPENDOS ÇOK KATMANLI TARİHİYLE ÖNE ÇIKIYOR
Yeni bulgularla birlikte Aspendos’un önemi yalnızca Roma döneminden günümüze ulaşan görkemli yapılarıyla sınırlı kalmıyor. Geç Kalkolitik Çağ’a kadar inen arkeolojik veriler, aynı alanın binlerce yıl boyunca farklı topluluklar ve dönemler tarafından kullanıldığını ortaya koyuyor. Kazıların ilerlemesiyle daha erken tabakalara ilişkin yeni verilerin elde edilmesi, Aspendos’un Pamphylia ve Anadolu arkeolojisi içindeki tarihsel konumunun daha ayrıntılı biçimde anlaşılmasına katkı sağlayacak.





