Konuya, geçmişte benim yaptığım bir uyarı ile başlamak istiyorum. Merhum Turgut Özal, 1983 seçiminden, tek başına hükümeti kuracak şekilde çıkmış ve hükümetini kurarak meclisten güvenoyunu alarak hızlı bir şekilde hizmet yarışına...
Konuya, geçmişte benim yaptığım bir uyarı ile başlamak istiyorum. Merhum Turgut Özal, 1983 seçiminden, tek başına hükümeti kuracak şekilde çıkmış ve hükümetini kurarak meclisten güvenoyunu alarak hızlı bir şekilde hizmet yarışına başlamıştı. Yeğenim dediği Hüsnü Doğan Tarım ve Orman Bakanı olmuştu. Ben de, merkezi Ankara’da bulunan Yeşil Türkiye Ormancılar Derneği (YTOD) Genel Başkanı idim. Bizim de mensubu olduğumuz Bakanı tebrik etmek ve görüş ve temennilerimizi arz etmek maksadıyla randevu aldık. Yönetim kurulu üyelerimizle, belirlenen saatte Bakanlığa gittik. Bakan Hüsnü Doğan, bizi rutin görüşmeleri yaptığı dairesine kabul etti. Uzun masanın etrafında yerimizi aldıktan sonra karşılıklı konuşmaya başladık. Ben, söz alarak dedim ki: “Sayın Bakanım, bu gün ülkemizde çok yanlış bir uygulama yapılıyor. Bütün mümbit araziler, ezcümle, Sakarya Ovası, Çukurova, Konya Ovası gibi alanlara mesken yapılıyor, fabrika kuruluyor. Fabrikaların, kullanılmayan arazilerde yapılması ile ileride insanlarımızın aç ve sefil duruma düşmemesi için bu konu da bazı önlemler almanız gerektiğine inanıyoruz.” Benim bu görüş ve temennime sayın Bakan Hüsnü Doğan, aklımda kaldığı kadarı ile şöyle cevap vermişti; “Biz böyle düşünmüyoruz. Bizim için sanayileşme önemlidir. İleride, ekim yapılacak araziler için dozerlerle yeni ekim sahaları yaparız.” Bu görüşmemizi, her ay yayınladığımız derneğimizin yayın organı Yeşil Türkiye dergimizde başmakale olarak yayınlamıştım. Bu geçmişteki konuşmamızı şimdi neden yazdığıma gelince. Başlıktaki Ankara Sanayi Odası Başkanı uyarıyor, sözcüğünden anlaşılacağı üzere, Başkan Nurettin Özdebir, fabrikaların artık mümbit arazilerde, yol ve dere kenarlarında yapılmaması gerektiğini ifade ederek şöyle diyor: “Fabrika yapmak için her yerde arazi üretebilirsiniz. Domates fidesi ekilen toprak Hz. Adem’den daha yaşlı. Bu toprağı yok ederseniz bir daha yerine koyamazsınız.” Bu uyarının, hem de sanayi odası başkanı tarafından yapılmasını çok manidar, çok önemli bir uyarı olarak kabul etmemiz gerekmez mi?
Yanlış ve bilinçsiz bir şekilde en mümbit ovalarımızda bu gün yüzlerce fabrika yapılmış veya köy yahut kasaba meydana getirilmiştir. Antalya ve hinterlantını bu düşüncelerimizin canlı şahidi olarak gösterebiliriz. Alan almış, satan satmış ve 30-40 yıldır bu araziler elden gittikten sonra, bu çırpınma bu uyarı neye yarayacak? Ama, hiç olmazsa kalan arazileri kurtarmak için iktidarı uyarmanın mutlaka bir yararı olabilir. Teşekkürler sayın başkan, beni 28 sene sonra desteklediğiniz için,
AK Parti iktidarının b u uyarıyı dikkate almasını temenni ederek yazımı şimdilik noktalıyorum.