Küresel piyasalar yeni haftaya ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz kararını bekleyerek girerken, Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş yatırımcıları yüksek oynaklığa karşı uyardı. Memiş, haftayı “Çarşambadan önce ve Çarşambadan sonra” şeklinde ikiye ayırarak özellikle kısa vadeli işlemlerde temkinli olunması gerektiğini söyledi. Fed’in 15-16 Eylül tarihlerinde gerçekleştireceği toplantının ardından faiz kararı 16 Eylül Çarşamba günü Türkiye saatiyle 21.00’de açıklanacak, yarım saat sonra da Fed Başkanı’nın basın toplantısı başlayacak.
FED KARARI HAFTANIN ANA GÜNDEMİ
Fed toplantısı bu kez yalnızca faiz kararı açısından değil, para politikasının önümüzdeki dönemde izleyeceği yol konusunda vereceği mesajlar nedeniyle de yakından izlenecek. Eylül toplantısında ekonomik projeksiyonların da yayımlanacak olması; enflasyon, büyüme ve faiz beklentilerine ilişkin Fed üyelerinin değerlendirmelerini piyasa açısından daha önemli hale getiriyor. Son fiyatlamalarda vadeli piyasalar, Fed’in politika faizini çeyrek puan artırması ihtimalini yüzde 85-87 civarında değerlendiriyor. Ancak bu oran bir karar veya garanti değil, yatırımcıların vadeli kontratlardaki pozisyonlarından türetilen piyasa beklentisini ifade ediyor.
Memiş de bu nedenle Fed kararı öncesi ve sonrasındaki fiyat hareketlerinin birbirinden farklı olabileceğine öne çıkıyor. Faiz kararının beklentilere uygun gelmesi kadar Fed’in bundan sonraki toplantılara ilişkin vereceği sinyaller de dolar endeksi, ABD tahvil faizleri, hisse senetleri ve değerli metaller üzerinde etkili olabiliyor. Özellikle piyasanın önceden büyük ölçüde fiyatladığı bir kararın ardından, yatırımcıların asıl odak noktası karar metnindeki ton ve para politikasının devamına ilişkin mesajlar haline gelebiliyor.
ALTIN VE GÜMÜŞTE NEDEN BASKI ARTIYOR?

Memiş, uluslararası piyasalarda altın, gümüş, platin, paladyum ve bakır gibi metallerde haftanın başında satış baskısının öne çıktığını belirterek ons altında 4 bin 300 dolar seviyesinin altına sarkmalar görülebileceği değerlendirmesinde bulundu. Ons altın haftanın ilk işlemlerinde 4 bin 330 dolar civarında hareket ederken, güçlü ABD verileri sonrasında Fed’in faiz artırabileceğine yönelik beklentilerin güçlenmesi değerli metaller üzerindeki baskıyı artırdı. Memiş, temel senaryoda 4 bin 200-4 bin 300 dolar aralığının gündeme gelebileceğini, Fed’in piyasaların beklediğinden daha yumuşak bir karar vermesi halinde ise yukarı yönlü hareketlerin yeniden hızlanabileceğini ifade etti.
Faiz beklentilerinin altın üzerindeki etkisi temel olarak dolar ve tahvil getirileri üzerinden işliyor. Faizlerin yükselmesi veya yüksek kalacağı beklentisinin güçlenmesi, faiz getirisi bulunmayan altının alternatif maliyetini artırabiliyor ve doları destekleyebiliyor. Buna karşılık jeopolitik risklerin büyümesi, finansal sisteme ilişkin endişeler veya Fed’in beklenenden daha gevşek bir politika izlemesi güvenli liman talebini yeniden artırabiliyor. Gümüşte ise bu faktörlere ek olarak sanayi talebi de önemli olduğu için fiyat hareketleri zaman zaman altına göre daha sert gerçekleşebiliyor.
PETROL FİYATLARI MERKEZ BANKALARINI DA ZORLUYOR
Haftanın diğer önemli başlığı petrol fiyatlarındaki yükseliş oldu. Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler ve enerji arzına ilişkin endişeler nedeniyle Brent petrol haftaya 100 doların oldukça üzerinde başladı. Reuters verilerine göre Brent petrol pazartesi gününün erken saatlerinde yüzde 3 civarında yükselerek 107 doların üzerine çıktı. Enerji maliyetlerinde kalıcı yükseliş yaşanması, yalnızca petrol piyasasını değil; ulaşım, üretim ve tüketici fiyatlarını da etkileyebildiği için Fed başta olmak üzere büyük merkez bankalarının enflasyonla mücadele sürecini zorlaştırabilecek bir unsur olarak görülüyor.
TRUMP’IN AÇIKLAMALARI DA YAKINDAN İZLENİYOR

ABD Başkanı Donald Trump’ın faizlerin daha düşük olması gerektiği yönündeki açıklamaları da piyasa gündemindeki yerini koruyor. Buna karşılık Fed’in para politikası kararları Federal Açık Piyasa Komitesi tarafından enflasyon, istihdam, ekonomik büyüme ve finansal koşullar gibi göstergeler değerlendirilerek alınıyor. Siyasi açıklamalar kısa vadede dolar, tahvil ve risk iştahında dalgalanma yaratabilse de yatırımcıların temel odağı Fed’in karar metni ve para politikasının sonraki aylarda hangi yönde şekilleneceğine ilişkin mesajlar olacak.
SADECE FED DEĞİL, AVRUPA VE JAPONYA DA GÜNDEMDE
Yoğun veri ve merkez bankası takvimi Fed kararıyla sona ermeyecek. Eurostat, Euro Bölgesi’nin ağustos ayına ilişkin ayrıntılı enflasyon verilerini 17 Eylül’de açıklayacak. Aynı gün İngiltere Merkez Bankası’nın faiz kararı takip edilecek. Japonya Merkez Bankası ise 17-18 Eylül tarihlerinde para politikası toplantısını gerçekleştirecek. Böylece birkaç günlük süre içinde dünyanın en büyük ekonomilerinden gelecek faiz ve enflasyon mesajları döviz piyasalarında ve küresel sermaye hareketlerinde oynaklığın yüksek kalmasına neden olabilecek.
TÜRKİYE’DE ALTIN YATIRIMCISI İKİ DEĞİŞKENİ İZLİYOR

Türkiye’de gram altın fiyatı açısından ise yalnızca uluslararası ons altının yönü yeterli olmuyor. Gram altının TL karşılığı hem ons altındaki hareketlerden hem de dolar/TL kurundan etkileniyor. Bu nedenle küresel piyasalarda ons altının gerilediği bir dönemde döviz kurundaki yükseliş gram altındaki düşüşü sınırlayabilir; tersine ons ve kurun aynı yönde hareket ettiği dönemlerde fiyat değişimleri daha belirgin hale gelebilir. Petrol fiyatlarındaki yükseliş de enerji ithalatı ve enflasyon kanalı üzerinden Türkiye gibi enerji ithalatçısı ekonomiler açısından ayrıca önem taşıyor.
KISA VADELİ İŞLEMLERDE OYNAKLIK UYARISI
Memiş’in yatırımcılara yönelik temel uyarısı ise Fed haftasında kısa vadeli işlemlerde riskin yükseldiği yönünde. Merkez bankası kararlarının açıklandığı dakikalarda fiyatlar önce bir yöne, ardından açıklamaların ayrıntılarıyla ters yöne sert hareket edebiliyor. Özellikle kaldıraçlı pozisyonlarda bu tür dalgalanmalar zararı büyütebildiği için piyasa uzmanları genel olarak pozisyon büyüklüğü, çeşitlendirme ve zarar sınırlandırma gibi risk yönetimi araçlarının önemine öne çıkıyor. Bu nedenle haftanın geri kalanında altın ve gümüş kadar dolar, tahvil faizleri, petrol ve büyük merkez bankalarının vereceği mesajların birlikte takip edilmesi bekleniyor.




