Siyaseten Süleyman Şah Türbesi ile ilgili olarak akıllara durgunluk verecek spekülasyonlar yapılıyor. Ne imiş efendim, Türk ordusu korkup geri çekilmiş. Vatan toprağı elden gitmiş. Aklı başında, ülkesini ve ülke insanını seven birisi,...
Siyaseten Süleyman Şah Türbesi ile ilgili olarak akıllara durgunluk verecek spekülasyonlar yapılıyor.
Ne imiş efendim, Türk ordusu korkup geri çekilmiş.
Vatan toprağı elden gitmiş.
Aklı başında, ülkesini ve ülke insanını seven birisi, kendi ordusunu korkak olarak gösterebilir mi?
Süleyman Şah Türbesi, iki kere mekan değiştirmiş.
Bir kere daha değiştirildiyse ne olmuş?
Gene aynı ülkenin sınırları içinde değil mi?
Bana göre, ülkemiz sınırlarına alınsaydı çok daha iyi olurdu!
Bir başka ülkenin sınırları içinde, hem de savaşan tarafların olduğu, acımasız ve de rezil bir ortamda, Türk askerinin bir yatırı beklemesi kadar tehlikeli ne olabilir?
Asker bir millet olmakla övünmek başka şey, 38 askerimizin bir başka ülkenin içinde, hem da kan gövdeyi götürürken, bir yatır için, bu tür bir tehlikenin ortasında bırakılması bambaşka bir şey!
Kim evladının böyle bir yerde görev yapmasını ister?
Son yıllarda siyaset, etik anlamda dibe vurdu.
Muhalefet yapmış olmak için, muhalefet yapmayı siyaset sananlara diyecek lafımız olamaz da!
Milli konularda bile, ülkemizi küçük düşürecek hatta zor durumda bırakacak açıklamaların yapılması, Türkiye’nin dünyaya jurnallenmesi akıl alacak şey değil.
Cumhurbaşkanı ve Başbakanın Ortadoğu daha doğrusu Suriye, Mısır, Libya, hatta İsrail ve Filistin politikalarının yanlışlıktan da öte tehlikeli bir seyir takip ettiği kanaatinde olmama karşın, Türkiye’nin Süleyman Şah Türbesi’nin yerini değiştirmekle, geri çekildiğini iddia etmek, mevcut hükümetin kimi terör örgütlerini desteklediğini söylemek, Türkiye’yi uluslararası arenada mahkum etme anlamına gelir!
Geçmişteki siyasiler, iç siyasette kanlı bıçaklı olsalar da, dışişlerinde belli bir sorumluk duygusu içinde ve devlet adamlığı ciddiyetiyle birlikte hareket ederlerdi.
Maalesef bugün, bu ciddiyetten eser kalmadı.
Bu tür tutarsız ve çelişkilerle dolu açıklamaları yapan siyasetçilerin hangi akla hizmet ettiklerini bilmek mümkün değil!
İktidarı eleştirme adına, bu denli saçmalığa imza atabilmek için, ya toplumu aptal sanıyorlar ya da kendileri ne yapacaklarını şaşırmış, basiretleri bağlanmış, belli bir akıl tutulması içinde bocalamaktalar.
Mevcut hükümet Suriye Devlet Başkanı ile papaz olmuş durumdayken, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’le birlikte bir heyet, Beşar Esad’ın davetlisi olarak, Suriye’ye gidip Esad’la 1 saat 45 dakika görüştüler.
Sonrasında taraflar tam bir görüş birliği içinde olduklarını açıkladı.
Umarız, ülke içinde de önemli konularda siyasilerimiz bir araya gelip sonrasında da "Tam bir görüş birliği içindeyiz" deme becerisini ve de gerçekçiliğini gösterirler!