İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan Habertürk eski yöneticisi Veyis Ateş, yargılandığı davada ilk kez hakim karşısına çıktı. Ateş, hakkındaki uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma ve uyuşturucu teminine ilişkin suçlamaları reddederek, soruşturmanın başından bu yana uyuşturucu kullanmadığını savundu. Dosyada Ateş hakkında ağır hapis cezası talep edilirken, yargılama sürecinde tanık anlatımları, Adli Tıp Kurumu raporları ve tarafların birbirleri hakkındaki beyanları mahkemenin değerlendireceği temel deliller arasında yer alıyor.
ATEŞ: 11 GÜN SONRA EVİMDEN GÖZALTINA ALINDIM
Savunmasında soruşturmanın ilk aşamasını anlatan Ateş, 18 Aralık'ta ifade verdiğini ve ardından Adli Tıp Kurumu'na sevk edildiğini belirtti. Yapılan incelemelerde uyuşturucu kullanmadığının tespit edildiğini söyleyen Ateş, ilk ifadesinden sonra serbest bırakıldığını, ancak 11 gün sonra evinde gözaltına alınarak tutuklandığını anlattı. Tutuklama gerekçelerinden birinin uyuşturucu madde kullanımı için yer temin etmek olduğunu belirten Ateş, suçlamaya konu edilen evin kendisine ait olmadığını ve kullanmadığını söylediği bir maddeyi başkalarına temin etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savundu.
MEHMET AKİF ERSOY'UN İFADESİ DAVANIN MERKEZİNDE
Dosyanın öne çıkan bölümlerinden birini eski Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy'un soruşturma kapsamında verdiği ek ifade oluşturuyor. Ersoy, daha önce savcılığa verdiği ek ifadede uyuşturucu maddeyi ilk kez Veyis Ateş aracılığıyla kullandığını öne sürmüştü. Ateş ise bu iddiayı soruşturmanın başından itibaren reddetti. Duruşmadaki savunmasında Ersoy'un tutuklanmadan önce kendisi hakkında benzer bir suçlamada bulunmadığını ileri süren Ateş, daha sonraki beyanın etkin pişmanlık hükümleri kapsamında verildiğine öne çıktı.
CEZAEVİNDEKİ GÖRÜŞME İDDİASI

Ateş, Silivri Cezaevi'ndeki avukat görüş alanında Mehmet Akif Ersoy ile karşılaştığını ve Ersoy'un burada kendisinden özür dilediğini iddia etti. Ateş'in anlatımına göre Ersoy, verdiği ifadeyi başka bir soruşturmayla ilişkilendirerek bu şekilde konuşmak zorunda kaldığını söyledi. Ateş, avukatının da söz konusu konuşmaya tanık olduğunu belirterek bu hususun değerlendirilmesini istedi. Ersoy'un Ateş hakkındaki önceki iddiaları ile Ateş'in duruşmada aktardığı bu konuşma, yargılama sırasında doğruluğu mahkeme tarafından değerlendirilecek karşılıklı beyanlar arasında bulunuyor.
ADLİ TIP İNCELEMESİNDE NE ÇIKTI?
Soruşturma aşamasında Ateş'ten alınan kan ve idrar örneklerinin Adli Tıp Kurumu'nda incelendiği, analizlerde uyuşturucu, uyarıcı veya ilaç etken maddesine rastlanmadığı belirtildi. Saçının kısa olması nedeniyle kıl analizi yapılamadığı aktarıldı. Uyuşturucu soruşturmalarında biyolojik örneklerden elde edilen laboratuvar sonuçları önemli deliller arasında yer alsa da negatif bir test, tek başına dosyadaki bütün suçlamaları ortadan kaldıran veya kişinin başka bir kişiye madde temin edip etmediğini belirleyen bir sonuç anlamına gelmiyor. Mahkemeler bu tür dosyalarda laboratuvar raporlarını tanık anlatımları, iletişim kayıtları, fiziki ve dijital deliller ile diğer bulgularla birlikte değerlendiriyor.
TANIK BEYANLARI NASIL DEĞERLENDİRİLİYOR?
Dosyada Ateş aleyhine çeşitli tanık ve müşteki beyanlarının bulunduğu, Ateş'in ise bu anlatımların birbiriyle çeliştiğini savunduğu bildirildi. Ceza yargılamasında bir tanığın veya şüphelinin başka bir kişi hakkındaki beyanı otomatik olarak kesin delil kabul edilmiyor. Mahkeme; ifadenin hangi aşamada verildiğini, kendi içinde tutarlı olup olmadığını, başka delillerle desteklenip desteklenmediğini ve ifade sahibinin hukuki durumunu birlikte değerlendiriyor. Özellikle etkin pişmanlık kapsamında verilen ifadelerde, anlatımın bağımsız delillerle doğrulanıp doğrulanmadığı yargılamanın önemli tartışma başlıklarından biri olabiliyor.

UYUŞTURUCUYU TEMİN ETMEK İLE KULLANMAK AYNI SUÇ DEĞİL
Türk ceza hukukunda uyuşturucu madde kullanmak veya kullanmak amacıyla bulundurmak ile uyuşturucu maddeyi başkasına vermek, temin etmek, ticaretini yapmak ya da kullanımını kolaylaştırmak farklı suç tipleri kapsamında değerlendiriliyor. Bu nedenle bir sanığın biyolojik örneklerinde uyuşturucu tespit edilmemesi, hakkında yöneltilen temin etme veya kullanımı kolaylaştırma iddiasının ayrıca incelenmesine engel oluşturmuyor. Savcılığın suçlamalarının mahkumiyete dönüşebilmesi için ise isnat edilen eylemlerin hukuka uygun ve yeterli delillerle ortaya konulması gerekiyor; sanık da kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığı sürece masumiyet karinesinden yararlanıyor.
MAHKEME EKSİK HUSUSLARIN TAMAMLANMASINI BEKLEYECEK
İlk duruşmada savunmasını tamamlayan Ateş, hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini belirterek dosyadaki tanık anlatımlarının ve Adli Tıp sonuçlarının birlikte değerlendirilmesini istedi. Mahkeme heyeti ise dosyadaki eksik hususların tamamlanması ve delillerin değerlendirilmesine devam edilmesi amacıyla duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Bundan sonraki aşamada mahkemenin tanık ve sanık beyanları arasındaki çelişkileri, bilimsel inceleme sonuçlarını ve dosyaya sunulan diğer delilleri değerlendirerek suçlamaların hukuken yeterli biçimde ispatlanıp ispatlanmadığına karar vermesi bekleniyor.




