Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara 2 No'lu Barosu’nun Adli Yıl Açılış Programı’nda yaptığı açıklamada, boşanma davaları ve nafaka sistemine ilişkin yeni düzenlemelerin ekim ayında Meclis gündemine taşınmasının planlandığını açıkladı. Gürlek, aile hukukunda uzun süredir tartışılan boşanma süreçlerinin hızlandırılması ve süresiz nafaka uygulamasının yeniden düzenlenmesinin hazırlanan yargı paketinin önemli başlıkları arasında bulunduğunu belirtti.
BOŞANMA DAVALARINDA SÜRECİN KISALTILMASI HEDEFLENİYOR
Hazırlanan modelde boşanmanın kendisi ile nafaka, velayet ve diğer mali veya hukuki sonuçların gerektiğinde birbirinden ayrılarak ele alınması öngörülüyor. Gürlek'in daha önce yaptığı açıklamalara göre hakim, tarafları dinledikten sonra evliliğin sürdürülemeyeceği kanaatine ulaşırsa boşanma konusunda karar verebilecek; nafaka ve velayet gibi bağlantılı uyuşmazlıkların çözümü ise ayrıca sürdürülebilecek. Böylece tarafların yalnızca yan uyuşmazlıkların sonuçlanmasını beklediği için yıllarca evli kalmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Bu yaklaşım, Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan 2025-2029 Yargı Reformu Stratejisi'ndeki aile hukukuna yönelik hedeflerle de örtüşüyor. Stratejide boşanma hukukunun mali sonuçları dahil aksayan yönlerinin gözden geçirilmesi, taraflar ile çocukların hak ve menfaatlerini gözeten yeni bir boşanma usulü üzerinde çalışılması ve aile mahkemelerinin yargılama sisteminin geliştirilmesi öngörülüyor.
NAFAKADA HAKİMİN TAKDİR ALANI GENİŞLEYEBİLİR
Düzenlemenin bir diğer önemli ayağını yoksulluk nafakası oluşturuyor. Gürlek'in daha önce kamuoyuyla paylaştığı modele göre nafakanın her olayda otomatik biçimde belirli bir süreyle sınırlandırılması yerine, hakime tarafların sosyal ve ekonomik koşullarını, kusur durumunu ve somut olayın özelliklerini değerlendirme imkanı verilmesi planlanıyor. Buna göre hakim gerekli gördüğü durumlarda nafakanın devamına karar verebilecek, şartlara göre ise ödeme süresini sınırlandırabilecek.
Mevcut sistemde yoksulluk nafakasına ilişkin kararlar yalnızca ödeme miktarından ibaret değil. Tarafların ekonomik koşullarındaki değişiklikler daha sonraki aşamalarda nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması taleplerini gündeme getirebiliyor. Bu nedenle yeni düzenlemenin yasalaşması halinde uygulamanın ayrıntıları, hakimlerin değerlendireceği kriterler ve mevcut nafaka kararlarının durumuna ilişkin geçiş hükümleri önem taşıyacak.
AYM KARARI SONRASI YENİ MEVZUAT HAZIRLIĞI

Nafaka konusundaki çalışma, Anayasa Mahkemesi'nin Türk Medeni Kanunu'ndaki süresiz nafakaya ilişkin verdiği iptal kararının ardından daha da önem kazandı. Gürlek, daha önce yaptığı açıklamada AYM kararının ardından ortaya çıkan yasal süre içerisinde yeni bir düzenlemenin hazırlanacağını belirtmiş ve bir tarafı hakkaniyete aykırı biçimde ömür boyu yükümlülük altında bırakmayacak, diğer tarafın ekonomik ve sosyal haklarını da koruyacak dengeli bir sistem hedeflediklerini ifade etmişti.
SON KARARI MECLİS VERECEK
Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanacak düzenlemenin yürürlüğe girebilmesi için kanun teklifinin TBMM'ye sunulması, ilgili komisyonlarda görüşülmesi ve Genel Kurul sürecinden geçmesi gerekiyor. Meclis'te kabul edilen maddeler Cumhurbaşkanının onayının ardından Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girebilecek. Bu nedenle ekim ayı, düzenlemenin Meclis gündemine taşınması açısından hedeflenen dönem olurken, nihai hükümler yasama sürecinde şekillenecek.
AİLE HUKUKUNDA DAHA GENİŞ REFORM SÜRECİ
Boşanma ve nafaka başlıkları, yargının işleyişini hızlandırmaya yönelik daha geniş reform çalışmalarının bir parçasını oluşturuyor. Temmuz ayında Resmi Gazete'de yayımlanan 12. Yargı Paketi'nde de yargı hizmetlerinin daha hızlı, etkin ve erişilebilir hale getirilmesine yönelik değişiklikler yapılmıştı. Yeni pakette aile hukukuna ilişkin düzenlemelerin öne çıkması beklenirken, uygulamanın nasıl şekilleneceği kanun teklifinin Meclis'e sunulmasıyla netleşecek.




