TURİZMCİ değilim, bu nedenle turizm konusunda ahkâm kesmeyeceğim ama bazı gerçeklerin de hatırlatılması ve gündeme getirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Örneğin... Tez Tour Operasyon Müdürü Julijs Batkilins'in,

TURİZMCİ

değilim, bu nedenle turizm konusunda ahkâm kesmeyeceğim ama bazı gerçeklerin de hatırlatılması ve gündeme getirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Örneğin...

Tez Tour Operasyon Müdürü Julijs Batkilins'in, "Gazipaşa-Alanya Havalimanı'na (GZP) uçmayız" diyerek yetersiz ve ilkel oluşuna, yolcularının sorun yaşayacağına vurgu yapmasına ilişkin Yeni Alanya'nın sorularını yanıtlayan Alanyalı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, devletin gereğini yaptığını ve GZP Havalimanı bölgesini acil kamulaştırma kapsamına aldığını hatırlattı.

"İnisiyatif TAV'da" başlığıyla dün Yeni Alanya okuyucularına verilen manşet haberde TAV'a seslenen Bakan Çavuşoğlu, "TAV isterse GZP'yi büyütebilir. Bunu daha önce TAV yetkililerine de bizzat söyledim. Ancak 'Önce para kazanalım, sonra büyütelim' mantığını güdüyorlar. Bu mantığın yanlış olduğunu, GZP'ye yatırım yapılması halinde, bölgenin potansiyeli, yolcu sayısı ve yatak kapasitesi dikkate alındığında, bu yatırımın karşılığının çok kısa sürede, fazlasıyla alınacağını dile getirdim. Bunu şimdi tekrar söylüyorum" dedi.

Rusya'dan operasyon yapan tur operatörlerine GZP'ye uçmaları için ricada bulunduğunda yetersizliğinden yakındıklarını ancak kendisini kırmadıklarını söyleyen Bakan Çavuşoğlu, "GZP'ye uçacaklar. GZP'de potansiyeli artırmanın yolu havalimanının tüm unsurlarıyla büyütülmesinden geçiyor. Bu konuda devlet altyapı düzenlemesini yapar, TAV yatırımı yapar ve tüm maliyeti de devlete ödeyeceği paydan düşer. Bu konuda TAV'a tekrar rica ve sitemde bulunacağım" diye konuştu.

Bakan Çavuşoğlu bu açıklamayı yaptığı gün TAV ne yapıyordu biliyor musunuz?

TAV'ın üst düzey yöneticileri Kuşadası'ndaydı.

2016 turizm sezonunun olumsuz bir atmosferde geçmesi, tıpkı Alanya'da olduğu gibi Kuşadası’nda da turizmden ekmek yiyen sektörleri harekete geçirdi.

Benzer olumsuzlukların 2017 sezonunda da yaşanmaması için Kuşadası Belediyesi’nin öncülüğünde önceki gün bir toplantı düzenlendi.

Turizmde yaşanan sorunların ve çözüm önerilerinin ele alındığı toplantıda Kuşadası Belediyesi, Kuşadası Ticaret Odası, TAV Havalimanları Holding, (bizim ALTİD'in uzaktan akrabası olan) KODER ve TÜRSAB’ın katılımıyla bir komisyon kurulmasına ve komisyon tarafından bölgenin uluslararası alanda etkin tanıtımının sağlanabilmesi için belirlenen hedef ülkelerden gazeteci, sosyal medya fenomeni ve acentecilerden oluşan grupların Kuşadası’nda ağırlanmasına karar verildi.

Karar doğrultusunda Mart ayı başından itibaren çeşitli ülkelerden gelecek 25-30 kişilik gruplar 4'er gün Kuşadası’nda konuk edilecek.

Bu süre zarfında düzenlenecek çeşitli etkinlik ve workshoplarla bölgenin sahip olduğu doğal, kültürel ve tarihi zenginliklerinin birebir tanıtımı yapılacak.

Havalimanı işletmeciliğinde Türkiye’nin dünyadaki lider markası TAV Havalimanları ise üzerine düşeni fazlasıyla yapacağı taahhüdünde bulundu bu toplantıda.

Böyle diyor haberlerinde, ulusal medya ve Kuşadası basını.

Konu Alanya ve Gazipaşa olunca koskoca Dışişleri Bakanı'nı "Onlara yatırım yapmaları için yeniden ricada ve sitemde bulunacağım" deme aşamasına getiren TAV'ın önceliğinin Alanya ve Gazipaşa değil, Kuşadası olduğunu da böylece anlamış olduk, iyi de oldu.

***

Gelelim, yazının başlığında yönelttiğimiz "Turizm nasıl kurtulur?" sorusunun yanıtına.

Turizm ve otelcilik sektörünün deneyimli ismi, pek çok dev otelin genel müdürlüğünü üstlenen Arslan Türkel, Antalya turizminin nasıl kurtulacağını örnekleriyle izah ederek çözüm önerilerini açıklamış.

"Antalya turizmi, tüm kurumları ile Antalya’dan yönetilmeli. Tüm devlet kurumlarının yer aldığı bölgesel istişare kurulu oluşturulmalı" diyen Türkel, müthiş ve tümü önemli dikkate alınması gereken önerilerini şu şekilde sıralıyor...

***

"Antalya, tamamıyla turizm serbest bölgesi olmalı. Bu nedenle vergi, sigorta, personel, yatırımlar ve pazarlama özel şekilde planlanmalı."

"Yeter sayıda sektör temsilcileri politik olarak TBMM'de yer almalı. Bu sektörün misyon ve vizyonunu TBMM çatısı altına taşımalı. Dış politikada turizm daha etkin olarak yer almalı."

"Tüm siyasi partiler gelecek seçimdeki adaylarını sektörden seçmeli. Bu konuda bölgesel ön seçim yapılmalı."

"Enerji, yakıt, SSK ve vergilendirme konusunda yeni teşvikler uygulamaya alınmalı. Özellikle turizm sektörünün tümü ihracatçı sayılmalı."

"Devlet her yıl Antalya bölgesindeki yatak sayısı kadar destek sağlamalı. Bu destek; tanıtım, taşımacılık ve gerekli yerlerde kullanılmalı."

"Tüm sektör sınıflandırmalarının yeniden belirlenmesi, sağlıklı bir yıldızlama yapılması, TÜRSAB'ın acenteler için belirlemiş olduğu kriterler tekrar elden geçirilerek güvenceli bir konuma getirilmeli."

"Bölgenin katma değeri artırılmalı, yönetici standartları belirlenmeli, acilen Türkiye Otelciler Birliği Yasası çıkarılmalı."

"Raylı sistem taşımacılık ciddi anlamda yeniden değerlendirilmeli."

"Sanatsal, kültürel ve sportif etkinliklere ağırlık verilmeli, her konuda büyük atölyeler yapılmalı, tüm sanatçıların yer alması için destek verilmeli."

"Bölgede bundan sonra yapılacak çalışmalar ve yatırımlar planlanmalı, her isteyen istediğini yapamamalı."

"Yatak sayısı, dükkan sayısı ve her konuda sınırlar belirlenmeli. Örneğin restoran, bar, eczane, rent a car, taksi, tekne, otel, kuyumcu ve eczane gibi sektörler denetime alınmalı, Yunan adaları rol model olmalı."

Böyle diyor, Arslan Türkel.

Ne zaman demiş?

Ta 2014'te.

Ama dinleyen kim?

***

(DİP NOT: Turizm sektörü, Avrupa'daki gurbetçi Türklerin tatile gelirken yanlarında yabancı komşularını getirmeleri çağrısı yaparak, "Gurbetçiler düğünlerini gelip Türkiye'de yapsın" diyerek kurtarılmayacak kadar ciddi bir sektördür. Sektör, "Aklıma proje geldi, söyleyip ortamı coşturayım" diyerek değil, muhtarlar yerine en azından bir kez Arslan Türkel gibi yüzlerce turizm profesyonelini Ankara'ya davet edip dinleyerek, önerilerini hayata geçirerek kurtulabilir.)