İslam ehli dünya üzerinde başarılı olmak ve ilerlemek istiyorsa, sıradan halkından ilim alimlerine ve devlet adamlarına kadar nefsini yenmek zorundadır. En azından çoğunluk bunu başardığında topluluk olarak da başarmış olacaktır ki, İslam...

İslam ehli dünya üzerinde başarılı olmak ve ilerlemek istiyorsa, sıradan halkından ilim alimlerine ve devlet adamlarına kadar nefsini yenmek zorundadır. En azından çoğunluk bunu başardığında topluluk olarak da başarmış olacaktır ki, İslam dünyadaki ilerlemesine, ilim ve bilim adamı yetiştirmesine yeniden devam etsin.

Fakat İslam insanları bunu başarabilmesi için öncelikle sıratı müstakimden ayrılmamalı, onu bu yoldan ayıracak nefsini terbiye etmeli, bunu yapabilmek içinse nefislerini tanımaları ve ona göre davranmaları gerekir. Alim Ahmet Havari'nin "Nefsini tanımayan, dini itibariyle aldanış halinde olur" sözünü dikkate alarak nefislerimizi tanıyarak işe başlamak en doğrusu olacaktır.

İbn Arabi'nin Tevhid Risalesine göre nefs 7 türlüdür. Bunlar mertebeler halindedir ve mertebe mertebe aşılması gerekir.

1- Nefs-i Emmare: (Sahibine emreden nefs) Sahibi üzerinde meşru olmayan arzuları yerine getirme hususunda hakim olan nefs.

2- Nefs-i Levvame: (Sahibini sorgulayan nefs) Manevi terbiye görmeye başlamak suretiyle şeri emir ve tekliflere itaat eden nefs.

3- Nefs-i Mülhime: (Sahibine ilham olunan nefs) Manevi terbiyesine devamla ibadet-ü taatı artıran, bununla beraber hala meşru olmayan arzulara meyli olan fakat o arzuları terk eden manevi yolda mesafe kat etmeye istekli olan nefs.

4- Nefs-i Mütmainne: (Sahibi huzura eren nefs) Söz konusu kötü arzuları tamamen unutan, manevi makamları aşmak içim tüm varlığını bu işe adayan nefs.

5- Nefs-i Raziyye: (Sahibi Allah'tan Razı olan nefs): Manevi makamların tamamını aşan, bunun yanısıra tüm arzu ve isteklerden arınan nefs.

6- Nefs-i Marziyye: (Sahibinden Allah'ın razı olduğu nefs) Makamların tamamını aşma ve isteklerden arınma düşüncesi doğrultusunda hizmet edip bu yolda istikamet üzere bulunan nefs.

7- Nefs-i Kamile: (Sahibi Kemal bulan nefs) Bütün bu aşamalardan sonra Cenab-ı Hakk'ın kullarını irşad etme ve iyiliği emir, kötülükten de sakındırma hususunda kendisini vazifelendirdiği nefs. Bu nefse sahip olan kimse artık peygamberlere varis olmuştur.

Nefsini bilmekteki amaç şudur ki; Peygamber Efendimizin (SAV) hadisinde de dediği gibi "Nefsini bilen Rabbini bilir."

- DEVAM EDECEK -