KISKANÇIK, insanoğlunun en doğal duygularından biridir. Özellikle birden fazla çocuklu her evde etkisini sık sık gösterir. Annenin ikinci çocuğa hamile kalmasıyla başlayan bu duygu, yaşamı duygusal yönlendirmelerle analiz eden 3 ila 9 yaş...

KISKANÇIK,

insanoğlunun en doğal duygularından biridir. Özellikle birden fazla çocuklu her evde etkisini sık sık gösterir. Annenin ikinci çocuğa hamile kalmasıyla başlayan bu duygu, yaşamı duygusal yönlendirmelerle analiz eden 3 ila 9 yaş arası çocuklarda daha sık gözlenir. Çocukların en değerli varlıkları olarak kabul ettikleri anne ve babalarını bir başkasıyla paylaşacak olmanın düşüncesi bile ziyadesiyle çileden çıkarıcıdır.

Aileye katılacak olan yeni üyenin aile fertleri tarafından büyük bir heyecanla bekleniyor oluşunu gözlemleyen çocuk, hırçınlaşmaya başlar. Hoş, kısmen sessizliği tercih ederek kabuğuna çekilenler de yok değil. Anne ve babada heyecan yaratan yeni kardeş havadisi, çocuk için ailesi tarafından daha az sevileceğine, eşyalarını, oyuncaklarını belki de odasını paylaşacağına işarettir.

İçinde bir türlü durduramadığı kıskançlık duygusuyla çetin bir şekilde savaşan çocuk, "Artık pabucun dama atıldı, herkes kardeşini sevecek. Kocaman abla, abi oldun, artık bir şey isteme. Artık yeni şeyler kardeşine alınacak." gibi sözlerle çevre tarafından dolduruşa getirilebilir. Bu ve benzeri durumlar, çocukta davranış bozukluklarına, iştah kaybına, alt ıslatmaya, tırnak yemeye ve daha pek çok psikolojik rahatsızlığa yol açabilir.

Özellikle ailenin ve diğer insanların yaklaşımları ile intikam alma duygularını perçinleyen kıskanç çocuklar, üzüntüleri ve bastıramadıkları öfkeleri ile sevgi ve koruma duyguları arasında gel-gitler yaşayabilirler.

EBEVEYNLERE ÖNERİLER

- İlk olarak ikinci çocuğa karar verdiğinizde aile düzeninize göre bir planlama yapmalı ve doğum sonrası hayatınızın nasıl olacağını düşünmelisiniz.

- Kardeş sahibi olacak çocuğa kardeşi doğmadan önce ona aileye yeni bir üyenin geleceği anlayabileceği bir şekilde anlatılmalıdır. Çocuk, psikolojik olarak duruma hazırlıklı hale getirilmelidir. Son ana kadar beklemeyiniz.

- Çocuğa kullanacağınız sözler onun zihninde somutlaşabileceği türden olmalıdır. Örneğin; "kardeşini ve seni aynı ölçüde seveceğiz. Sana olan sevgimizde herhangi bir azalma olmayacak." gibi.

- Anne ve baba kendi aralarında işbirliği yapmalıdır. Anne yeni bebekle ilgilenirken baba da diğer çocukla ilgilenerek çocuğun zihninden "Ailem benden uzak duruyor" düşüncesini yok etmelidir.

- Kardeş kıskançlığı yaşayan çocukla mümkün olduğunca nitelikli zaman geçirilmelidir. Çocuk statü kaybına uğratılmamalıdır ki özgüvenini yitirmesin.

- "Kardeşin doğdu, pabucun dama atıldı" gibi sözlerden uzak durulmalıdır. Misafirlerinizi ve yakınlarınızı lütfen bu gibi söylemler konusunda önceden uyarınız.

- Yeni doğan bebek sonrasında aileler ya da diğer yakınlar tarafından söylenen "Ne kadar da mızmız, sürekli ağlıyor. Biz seni daha çok seviyoruz." şeklindeki sözler çocuk tarafından inandırıcı bulunmadığı gibi bilakis onu kandırdığınız düşüncesiyle sizden uzaklaşmasına sebep olacaktır.

- Kardeşler arası kıyaslamalardan kaçınılmalıdır. Kardeşi olan çocuğa, "Bir zamanlar sen de küçük bir çocuktun. Aynı bakım ve özveriyi senin içinde sarf ediyorduk." gibi sözlerle kendini iyi hissettirebileceğiniz gibi birlikte bebeklik fotoğraflarına bakabilir hatta varsa onun küçüklüğünde çektiğiniz videoları izleterek durumun tahribatını bir nebze de olsa önleyebilirsiniz.

- Sevgili aileler, dikkatinizi ilk olarak sorun çıkartan çocuğa yöneltmekten ve "kim başlattı bu kavgayı" şeklinde sorularla çocukları irdelemekten mümkün olduğunca uzak tutunuz. İyi bir gözlemci olup sorunu nedenler üzerinden çözmeye çalışınız.

Sevgili anne ve babalar, öncelikle şunu unutmayınız çocuklarınızı kıskançlık duygusundan ötürü suçlamanız, yargılamanız ve hatta cezalandırmanız son derece yanlıştır. Dahası kıyaslayıcı cümleleriniz ve "Kocaman kız/erkek oldun. Hiç sana yakışıyor mu." şeklinde ki ifadeleriniz çocuğunuzu sizden uzaklaştırmaktan başka hiçbir işe yaramaz. Oldu ki her ne yaptıysanız bir türlü çocuğunuzun kıskançlık duygusuyla baş edemediğinizi fark ettiniz, bu durum sizi yordu ve fazlasıyla üzdü; o vakit derhal alanında uzman bir psikologdan randevu almanızda fayda var. Unutmayınız ki çocukluk yıllarında yaşanan sıkıntılı süreçler, ilerleyen yıllarda ciddi kişilik bozukluklarına sebebiyet verebilir.