Altın fiyatlarında son haftalarda görülen hızlı yükselişin ardından yatırımcıların odağı, rallinin devam edip etmeyeceğine ve olası geri çekilmelerin hangi seviyelerde karşılanacağına çevrildi. Finans Analisti İslam Memiş, altın piyasasına ilişkin değerlendirmesinde kısa vadede dalgalı bir görünüm beklediğini, orta ve uzun vadede ise yükseliş beklentisini koruduğunu belirtti. Memiş’e göre fiyatların yönü açısından özellikle cuma günü ABD’de açıklanacak tarım dışı istihdam ve işsizlik verileri yakından izlenecek.
ONS ALTINDA KÂR SATIŞLARI ÖNE ÇIKTI
Memiş, ons altının ağustos ayında güçlü bir performans sergileyerek yüzde 12 değer kazandığını ve 4 bin 688 dolar seviyesine kadar yükseldiğini hatırlattı. Sonrasında görülen geri çekilmeyi kâr satışı olarak değerlendiren Memiş, Fed Başkanı’nın açıklamalarının ardından altında aşağı yönlü hareketin güçlendiğini ifade etti. Uluslararası piyasalarda ons altının yaklaşık 4 bin 378 dolar civarında bulunduğunu aktaran Memiş, kısa vadede 4 bin 350 dolar seviyesinin önemli bir destek olarak takip edilmesi gerektiğini söyledi.
Altın piyasasında yalnızca teknik seviyeler değil, ABD para politikasına ilişkin beklentiler de fiyatlamalarda önemli rol oynuyor. Faizlerin düşeceği beklentisinin güçlenmesi, faiz getirisi sağlamayan altın açısından destekleyici bir unsur olarak değerlendirilebilirken; doların güçlenmesi ve tahvil getirilerinin yükselmesi ise değerli metal üzerinde baskı oluşturabiliyor. Bu nedenle ABD’den gelecek istihdam, enflasyon ve büyüme verileri yatırımcıların Fed'in atacağı adımlara ilişkin beklentilerini değiştirebildiği için altın fiyatlarında sert hareketlere neden olabiliyor.
GRAM ALTINDA 6 BİN 500 LİRA SEVİYESİ İZLENİYOR
Gram altın tarafında da yükselişin ardından geri çekilme yaşandığını belirten Memiş, ağustos ayında 7 bin 229 lira seviyesinin görüldüğünü söyledi. Kapalıçarşı piyasasında gram altının yaklaşık 6 bin 750 lira seviyesinde olduğunu aktaran Memiş, 6 bin 500 liranın kritik destek olarak izlenebileceğini kaydetti. Memiş’in değerlendirmesine göre gram altında yeni dönemde 6 bin 500-7 bin lira aralığı öne çıkarken, ons altında ise 4 bin 300-4 bin 560 dolar bandı takip edilecek.
Türkiye’de gram altının fiyatı değerlendirilirken küresel ons fiyatıyla birlikte dolar/TL kuru da önem taşıyor. Ons altında yaşanan gerileme gram fiyatını aşağı çekebilirken, aynı dönemde döviz kurundaki yükseliş bu düşüşün iç piyasaya daha sınırlı yansımasına neden olabiliyor. Bu nedenle Türkiye’deki yatırımcı açısından yalnızca uluslararası altın fiyatlarını takip etmek yeterli olmayabiliyor; döviz kuru ve küresel piyasalardaki dolar hareketlerinin de birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

GÖZLER ABD İSTİHDAM VERİLERİNDE
Piyasanın kısa vadede beklediği en önemli gelişmelerden biri ABD'de cuma günü açıklanacak tarım dışı istihdam ve işsizlik verileri olacak. İstihdam piyasasının beklentilerden güçlü veya zayıf olduğuna işaret eden sonuçlar, Fed’in faiz politikasına ilişkin fiyatlamaları değiştirebiliyor. Memiş de verilerin ardından altında sert hareketler görülebileceğini belirterek Fed’in eylül ayında faiz indirimi yapıp yapmayacağına ilişkin beklentilerin ve jeopolitik gelişmelerin piyasanın yönü üzerinde etkili olacağını ifade etti.
MERKEZ BANKALARININ ALTIN TALEBİ SÜRÜYOR
Altının uzun vadeli görünümünü destekleyen unsurlar arasında merkez bankalarının rezerv politikaları da bulunuyor. Dünya Altın Konseyi'nin 2026 verileri, resmi sektörün altına yönelik ilgisinin devam ettiğini gösteriyor. Konseyin ikinci çeyrek değerlendirmesine göre merkez bankalarının net altın talebi yılın ikinci çeyreğinde 289 tona ulaşırken, Çin de rezervlerine altın ekleyen ülkeler arasında yer aldı. Aynı kuruluşun merkez bankalarıyla yaptığı 2026 araştırmasında katılımcıların büyük çoğunluğu küresel resmi altın rezervlerinin gelecek dönemde artmasını beklediğini bildirdi.
Merkez bankalarının altına yönelmesinde rezerv çeşitlendirmesi, ekonomik ve jeopolitik belirsizliklere karşı korunma ve uzun vadeli değer saklama amacı öne çıkıyor. Bununla birlikte resmi alımlar her dönemde aynı hızda gerçekleşmiyor; ülkelerin likidite ihtiyacı, yüksek fiyat seviyeleri ve rezerv yönetimi tercihleri zaman zaman satışları da beraberinde getirebiliyor. Bu nedenle merkez bankası talebi uzun vadeli görünüm açısından önemli bir gösterge olsa da tek başına kısa vadeli fiyat hareketlerinin yönünü belirlemiyor.
UZUN VADEDE POZİTİF BEKLENTİ

Memiş, daha önce görülen bazı dip seviyelerin geride kaldığı görüşünü korurken haziran ayında ons altında 3 bin 950 dolar, gram altında ise 5 bin 950 lira seviyelerinin test edildiğini hatırlattı. Kısa vadede yükseliş ve geri çekilmelerin birbirini izleyebileceğini belirten Memiş, uzun vadeli altın beklentisinin ise pozitif olduğunu söyledi. İslam Memiş’in altın, gümüş ve petrol piyasalarına ilişkin daha önceki değerlendirmelerini de aktarmıştık. Küresel piyasalarda jeopolitik riskler, merkez bankalarının rezerv tercihleri, Fed’in para politikası ve doların seyri önümüzdeki dönemde altının yönünü belirleyebilecek temel başlıklar arasında bulunuyor.
YATIRIMCILAR NELERE DİKKAT ETMELİ?
Altında hızlı fiyat değişimlerinin yaşandığı dönemlerde tek bir fiyat seviyesine göre işlem yapmak yerine küresel ons fiyatı, dolar/TL kuru, ABD ekonomik verileri ve merkez bankalarının para politikası mesajlarının birlikte değerlendirilmesi önem taşıyor. Kısa vadeli sert yükselişlerin ardından kâr satışları görülebildiği gibi güçlü ekonomik veya jeopolitik gelişmeler yeni alımları da beraberinde getirebiliyor. Bu nedenle özellikle kaldıraçlı veya kısa vadeli işlemlerde fiyat oynaklığının oluşturabileceği risklerin dikkate alınması, yatırım kararlarının kişisel risk ve vade tercihleri doğrultusunda verilmesi gerekiyor.
GÜMÜŞTE DE DALGALANMA RİSKİ VAR
Gümüş piyasasını da değerlendiren Memiş, değerli metalin son dönemde güçlü bir performans ortaya koyduğunu ancak aynı yükseliş ivmesinin sürekli tekrarlanmasının kolay olmadığını belirtti. Gümüş, altından farklı olarak yatırım talebinin yanında sanayi kullanımından da önemli ölçüde etkileniyor. Bu nedenle küresel büyüme beklentileri, sanayi üretimi, doların seyri ve değerli metallere yönelik yatırım talebi gümüş fiyatlarında birlikte etkili olabiliyor. Altında olduğu gibi gümüşte de hızlı yükseliş dönemlerinin ardından daha yüksek fiyat oynaklığı görülebileceği için yatırımcıların risk yönetimini göz ardı etmemesi önem taşıyor.





