DÜNYA yeni bir arayışın eşiğinde. Bütün ülkeler her alanda birbirleriyle yarışmakla meşgul. Dünya gergin. Biz çok daha gerginiz. Terör belası tüm dünya için büyük bir tehlike. Terör örgütlerinin nerede, nasıl bir rezilliğe, insanlık...
DÜNYA
yeni bir arayışın eşiğinde.
Bütün ülkeler her alanda birbirleriyle yarışmakla meşgul.
Dünya gergin.
Biz çok daha gerginiz.
Terör belası tüm dünya için büyük bir tehlike.
Terör örgütlerinin nerede, nasıl bir rezilliğe, insanlık dışı bir vahşete imza atacağı belli değil.
En kötüsü de, terör örgütlerinin en acımasızları ve tehlikelerinin İslam’la birlikte anılmaları.
Bir dinin bu kadar amacından saptırılıp insanlığa bu denli zarar verebilecek bir çizgiye nasıl taşındığını anlamak mümkün değil!
Ülke olarak 40 yıldır terörle iç içeyiz.
Son yıllarda terörün en azgın ve en çirkin yüzüyle karşı karşıyayız.
Şaşırtıcı olansa, artık eylemleri kanıksadık ve sıradan vakalar gibi görmeye başladık.
Her tür bela bizi buluyor.
Beladan uzak durma yerine, her tür belanın üzerine mi gidiyoruz?
Sanırım, yiğitlenmenin açmazında, tehlikeli sulara fazla açılıp buralarda kulaç atmaya özenmenin faturasıyla değil, faturalarıyla karşı karşıyayız.
Karganın kılavuzluğunda “Arap Baharı” sloganının hoşluğunun peşine takılıp, Arapları dizayn etme hayaline kapılıp, İslam ülkelerinin liderliğine soyunmayı da bırakıp dünya liderliğine soyunma saçmalığına yelken açtık!
Ortadoğu bataklığında bocalayıp duruyoruz.
Uluslararası ilişkilerde duygusallığa yer olmadığı, ülkenin ve ülke insanının çıkarının öncelikli olması gerekirken, belli bir duygusallık içinde etnik, dinsel ya da mezhepsel, hatta tarihsel bağlara dayalı, temelsiz ilişkilere yönelmenin ne kadar saçma olduğunu hâlâ anlayabilmiş değiliz.
Aile içinde bile, kardeş kardeşle, ana babayla evlatlar menfaat çatışması içine girip birbirlerini boğazlarken, bir başka devletin bir başka devletle karşılıklı çıkarlara dayanmayan tek taraflı bir ilişkinin sağlıklı olmayacağının hâlâ farkında değiliz.
Filistin diye diye çoğu Arap ve Müslüman ülkeden çok daha fazla yeri göğü inletmeyi bırakın, bir sürü alanda düşman edinip ülke çıkarlarına zarar verirken, sadece Müslüman halkların sempatisini kazanmakla mutlu oluyoruz.
Son terör eyleminden söz etmek istemiyorum.
Artık terörle yatıp terörle kalkar olduk.
Dinden kitaptan söz edilip durulurken, din kardeşleri birbirini öldürmekle meşgul.
Bu adiliğe imza atanlara ne diyeceğimi bilmiyorum.
Bunlara hayvan desek, hayvancağızlara hakaret etmiş oluruz.
Davutoğlu; hem Erdoğan’ın danışmanı, hem Dışişleri Bakanı ve hem de Başbakan olarak dış politikayı içinden çıkılmaz bir hale getirip Türkiye’yi yalnızlığa iterek bir ateş çemberi içine sürükledikten sonra, sanırım Erdoğan ne kadar büyük hatalar yapmış olduğunu anlayıp Mevlüt Çavuşoğlu gibi çağdaş ve entelektüel bir beynin çizgisine taşınmış olmalı ki, Rusya ve İsrail ile buzlar eritilmek üzere.
Filistin hobisinden ve İnanç koşullanması içinde Yahudi düşmanlığından bir an önce kurtulmak lazım.
Dünya dengelerinin tahterevalliye döndüğü bu kritik süreçte Cumhurbaşkanımızın biraz daha az konuşmasında, ona buna meydan okumaktan vazgeçmesinde, Kasımpaşa jargonunu bir kenara bırakıp, diplomasi dili nezaketine yelken açmasında büyük yarar var!
Dünyaya meydan okuyarak herkesle düşman olma yerine, dünyaya entegre olmanın yolunu aradığımızda terör belasından kurtulmamız mümkün.
ABD’ye kızıp duruyoruz.
ABD’yi 1 Mart tezkeresi sonrasında kaybettik.
ABD’nin Ortadoğu’da İsrail’den sonra en güçlü müttefiki Kürtler oldu.
Bunun böyle olacağını tezkere oylamasında yazmıştım.
Erdoğan, devlerin yarıştığı alanlara dalmanın faturasını bize ağır bir biçimde ödetti.
Umarız kendi alanına döner, bir an önce boyundan büyük işlere soyunmayı bırakır.
Erdoğan’ı, daha doğrusu AKP'yi bu kadar güçlendiren, AKP'nin ve Erdoğan’ın başarısı değil.
CHP ve MHP’nin yetersizliğidir.
Türk siyasetinin yeniden yapılanmaya ihtiyacı var.
Türkiye’de eksik olan, liberal demokrat, laikliği önemseyen bir merkez sağ parti.
Merkez Sol, yani CHP ise esas çizgisine henüz oturmuş değil.
Resme objektif bir biçimde baktığımızda, işimizin kolay olmadığı ortada.