Ülke siyaseti hiç iç açıcı değil. Şark kurnazlığı ile Bizans entrikaları iç içe geçmiş durumda. Bu rezil anlayışın ve de çirkinliğin, Alanya siyasetine de sirayet etmesi için özel çaba sarf edenler, avuçlarını ovuşturanlar, ortalığı...

Ülke siyaseti hiç iç açıcı değil.Şark kurnazlığı ile Bizans entrikaları iç içe geçmiş durumda.Bu rezil anlayışın ve de çirkinliğin, Alanya siyasetine de sirayet etmesi için özel çaba sarf edenler, avuçlarını ovuşturanlar, ortalığı kızıştırmaya çalışanlar var!Hem kurnazlıklar hem de entrikalar o kadar sıradan ve o kadar ilkel ki, insan bu denli sıradan ve ilkel enformasyonlar ve dezenformasyonların karşısında gülmekle ağlamak arasında ne yapacağını bilemez halde mekik dokumaya başlıyor!Cin olmadan şeytan çarpmaya kalkandan geçilmiyor!Toplumda cinler mi yoksa şeytanlar mı çok bilemeyeceğim!Ama bildiğim tek şey, Sokrat gibi, “Hiçbir şey bilmediğimi bilmem.”Ama yine de, bildiğim bir şey daha var.O da:Belki de dünyanın en geri zekalı insanlarından olmalarına karşın, kendilerini en akıllı olarak görme aymazlığı ve de aptallığı içinde olan bazı aklı evvellerin, herkesi aptal, kendilerini akıllı sanarak, olmadık bir biçimde, bizim gibi belli imkanlardan yararlanarak, topluma akıl dağıtarak aydınlatmaya çalışma iddiasında bulunanların komikliğini görebilmemdir!Değerli okurlar, bu yazıyı bizim Genel Yayın Müdürümüz Sayın Ferit Kesen eğer okursa, "Bu kadar uzun cümle olmaz. Okur cümlenin sonuna geldiğinde, baş tarafı unutur" diyerek, temcit pilavına çevirdiği eleştirisini yineleyeceğinden eminim!Halbuki Doğan Hızlan gibi duayen edebiyatçı “Nerede o eski uzun cümlelerin estetik güzelliği ve de akıcılığı?” Mealindeki övgülerini sıralarken, bizim genç ve yakışıklı müdür, uzundan çok, kısa cümleli yazıları sevenler kategorisinde yer alıyor.“Alışkanlıklar anahtarı kaybolmuş kelepçeye benzer” demiş atalarımız.Biz de alışkanlığımız nedeniyle bazen uzatıyor, bazen de belli istekler üzerine kısaltıyoruz!Ama bir gerçeğin de altını çizmekte yarar var.Uzun cümlenin ardından, belli açıklamalar yapmaya kalkıp, yazıyı uzatıp, konudan konuya geçince bizim Sayın Kesen’in iddia ettiği gibi, yazının giriş bölümündeki konuyu da neredeyse unutuyorduk!Aslında, okumayı sevenler için bunun da kolayı var.Yazıyı özümseyene kadar tekrar tekrar okursun!Günümüz gençliği okumayı pek sevmediği için, kısa cümlelerle dolu köşe yazılarıyla, çok ince kitapları tercih ediyorlar!Hani, Rauf Tamer’le Yavuz Donat’ın yazılarının insanları hiç sıkmadığı gibi.Biz, felsefe ağırlıklı eserlerin tek sayfasını, bir paragrafını, hatta bir satırını bile tam anlamıyla anlayabilmek için, tekrar tekrar okumaya doyamadığımız için, eserin uzunluğu ya da kısalığı ile ilgilenmeden, içeriğine göre bir değerlendirmeyi tercih eden dinozorlardanız!Yazının başına yeniden dönersek, “Dünyada hiç akıl kalmasa, kimse kendisinin akılsız olduğunu kabul etmezmiş.”Bir şeyi bilmemek o kadar önemli ve de tehlikeli değil.Tehlikeli olan, bilmediğini bilmemektir!Çok daha tehlikeli olansa, her konuda, önyargılı ve de kötü niyetli olarak ortalığı karıştırmaya kalkmaktır!Bu konuya neden girdim biliyor musunuz?Şu yerel seçimler biter bitmez herkes, Adem Başkan'la, Hüseyin Bey'i birbirine düşürmek için ellerinden gelen cinliği sergilemeye başladılar.Alanya’da iki iktidar var.Biri AK Parti.Diğeri de MHP.Seçmen oyunu kullanırken, tercihini parti amblemiyle değil, adaylara göre yaptı.Alanya’da sayın Adem Murat Yücel’e, Antalya Büyükşehir'de de Sayın Menderes Türel’e oyunu verdi.Demek ki, iki başkanın da Alanyalı'ya hizmet borcu var.Bu iki başkanın yani sayın Adem Murat Yücel’le Sayın Menderes Türel’in özellikle de Adem Başkan'la, Hüseyin Güney’in çatışmalarına gerek yok.Böyle bir çatışmanın gerçekleşmesi için, olmadık saçmalıklara imza atanların, bu ilkel, ilkel olduğu kadar çirkin çabalarını, sanırım bu üç önemli siyasi aktör boşa çıkaracaklardır.