İstanbul Bakırköy'de faaliyet gösteren Fatma Özçalışkan Özel Medfa Polikliniği'nde kadın müşterilere ait görüntülerin gizlice kaydedilerek dijital platformlarda ücret karşılığında izletildiği iddiasına ilişkin soruşturma genişliyor. Daha önce iş yeri sahibi Fatma Özçalışkan ile kamera kayıt sistemini kurduğu belirtilen Emrah Selim Cansever'in tutuklandığı dosyada, görüntülerin internet ortamında yayımlanmasıyla bağlantılı olduğu değerlendirilen iki kişi daha gözaltına alındı.
ŞİKAYETLER ÜZERİNE POLİS HAREKETE GEÇTİ
Soruşturma, A.K.Ş., M.Y., B.M.A. ve F.C.K.'nın kendilerine ait gizli görüntülerin Telegram ve X'teki kanallar üzerinden belirli bir ücret karşılığında izletildiği iddiasıyla şikayetçi olması üzerine başlatıldı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin çalışmasının ardından iş yerinde adli arama gerçekleştirildi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma; özel hayatın gizliliğinin ihlali, kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde ele geçirilmesi veya yayılması ve müstehcenlik iddiaları çerçevesinde sürdürülüyor.
GİZLİ KAMERA DÜZENEKLERİ VE DİJİTAL MATERYALLER ELE GEÇİRİLDİ
İş yerindeki aramada içerisinde gizli kamera düzeneği bulunan aktif bir RIP cihazı, sökülmüş halde 6 RIP cihazı ile çok sayıda dijital materyal ele geçirildi. Soruşturmadaki ilk incelemelerde yaklaşık 14 bin video kaydının bulunduğu ve gizli çekildiği öne sürülen görüntülerin "Secret TV +18" isimli Telegram hesabı üzerinden yayımlandığının belirlendiği bildirildi. İş yeri sahibi Özçalışkan'ın söz konusu cihazları adli aramadan önce resmi kurumlara teslim etmeyerek depoda muhafaza ettiği de soruşturmadaki tespitler arasında yer aldı.
İKİ ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

Soruşturmanın ilk aşamasında gözaltına alınan iş yeri sahibi Fatma Özçalışkan ile kamera kayıt sistemini kurduğu belirtilen Emrah Selim Cansever, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. İki şüpheli, haklarındaki suçlamalar kapsamında çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı. Dosyada ele geçirilen dijital materyaller üzerindeki incelemeler ise soruşturmanın önemli başlıklarından birini oluşturuyor.
DİJİTAL YAYIN AĞINA YÖNELİK SORUŞTURMA GENİŞLEDİ
Polisin yaptığı incelemelerde görüntülerin dijital platformlarda yayımlanmasıyla bağlantılı olduğu değerlendirilen A.Ç. de tespit edildi. Şüpheli, Küçükçekmece'deki ikametinde gözaltına alınırken adreste bulunan dijital materyallere el konuldu. Paylaşımların gerçekleştirildiği belirtilen Telegram kanalının sahibi de gözaltına alındı. Böylece soruşturma yalnızca görüntülerin kaydedildiği iş yerine değil, kayıtların internet ortamına aktarılması ve ücret karşılığında erişime açıldığı iddia edilen dijital dağıtım ağına da uzandı.
MAĞDUR SAYISI DİJİTAL İNCELEMEYLE NETLEŞECEK
Yaklaşık 14 bin video kaydından söz edilmesine karşın kaç kişinin görüntüsünün bulunduğu ve kesin mağdur sayısının ne olduğu henüz açıklanmadı. Çok sayıda dijital materyalin bulunduğu bu tür soruşturmalarda kayıtların tek tek incelenmesi, aynı kişiye ait birden fazla görüntünün ayrıştırılması ve görüntülerdeki kişilerin tespit edilmesi gerekebiliyor. Bu nedenle video sayısı ile mağdur sayısının aynı anlama gelmediği, kesin tablonun adli bilişim incelemelerinin ardından ortaya çıkabileceği değerlendiriliyor.

PARA KARŞILIĞI YAYIN İDDİASI DA İNCELENİYOR
Soruşturmanın bir diğer boyutunu görüntülerin para karşılığında izletildiği iddiası oluşturuyor. Dijital platformlardaki kanalların yöneticileri, görüntülerin kimler tarafından yüklendiği, hangi hesaplar üzerinden dağıtıldığı ve varsa ödeme trafiğinin nasıl gerçekleştiği adli makamların inceleyebileceği başlıklar arasında bulunuyor. Dijital delillerin incelenmesiyle kayıtların kaynağından paylaşım aşamasına kadar uzanan zincirin ortaya çıkarılması amaçlanıyor.
GİZLİ GÖRÜNTÜ KAYDI HANGİ HUKUKİ SÜREÇLERİ DOĞURUYOR?
Türkiye'de kişilerin mahremiyet alanlarında bilgileri ve rızaları dışında görüntülerinin kaydedilmesi, saklanması veya üçüncü kişilerle paylaşılması hem ceza hukuku hem de kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuat bakımından sonuç doğurabiliyor. Özellikle özel hayatın gizliliğini ihlal eden görüntülerin internet ortamında yayımlanması durumunda, kaydı gerçekleştirenlerin yanı sıra görüntüleri hukuka aykırı biçimde yayan kişilerin eylemleri de ayrı ayrı değerlendirilebiliyor. Somut olayda hangi şüphelinin hangi suçtan sorumlu tutulacağı ise soruşturma sonunda elde edilen delillere göre adli makamlarca belirlenecek.

GÖRÜNTÜLERİ İNTERNETTE YAYILAN KİŞİLER NE YAPMALI?
Benzer bir durumla karşılaşan kişilerin görüntüleri yeniden paylaşarak veya farklı hesaplara göndererek yayılımı artırmak yerine, ilgili paylaşımın bağlantısı, kullanıcı adı ve erişim bilgileri gibi delilleri koruyarak kolluk birimlerine ya da Cumhuriyet başsavcılıklarına başvurması önem taşıyor. Kişisel verilerin hukuka aykırı işlendiğinin düşünülmesi halinde kişisel verilerin korunmasına ilişkin başvuru yolları da gündeme gelebiliyor. İnternet ortamındaki içeriklerin kaldırılması veya erişimin engellenmesi konusunda ise olayın niteliğine göre ilgili hukuki mekanizmalara başvurulabiliyor.
SORUŞTURMADA DİJİTAL İZLER BELİRLEYİCİ OLACAK
Bakırköy'deki dosyada bundan sonraki süreçte ele geçirilen cihazlar ve diğer dijital materyaller üzerindeki adli incelemeler önem taşıyor. Kayıtların ne şekilde oluşturulduğu, hangi cihazlarda saklandığı, internet ortamına nasıl aktarıldığı ve paylaşım ağıyla bağlantılı başka kişilerin bulunup bulunmadığı soruşturma kapsamında araştırılacak. Şu aşamada yaklaşık 14 bin video kaydından söz edilirken kesin mağdur sayısı açıklanmış değil ve soruşturma çok yönlü olarak devam ediyor.




