Ahlak tüymüş… Namusu soksan durmaz… Beyinlerinin bütün kıvrımlarını sahtekârlığa ve haksız para kazanmaya yönlendirmiş tiplerin çoğaldığı bir ülkede yaşıyoruz. Eskiden kolaydı… Vatandaş şüphelendiği gıda maddesi satan yerleri...
Ahlak tüymüş…
Namusu soksan durmaz…
Beyinlerinin bütün kıvrımlarını sahtekârlığa ve haksız para kazanmaya yönlendirmiş tiplerin çoğaldığı bir ülkede yaşıyoruz.
Eskiden kolaydı…
Vatandaş şüphelendiği gıda maddesi satan yerleri Uğur Dündar’a bildirir. Uğur abi kamera ile girdiği pis, ilkel üretim yerlerini basar, hileli gıda üretenleri teşhir ederdi.
Ekranda yayınlanan her program sonrası herkes kendine çeki düzen vermeye çalışırdı.
Şimdi her kentte 50’şer Uğur Dündar olsa, her kentte sekiz on televizyonda ekranlar bu sahtekârlıklara, hileli gıdalara, sağlığa aykırı mamullere ayrılsa yine de sonuç almak olası değil.
Gözünü para bürümüş, kendisine insanım diyen sahtekârların olduğu bu ülkede bize neler yediriyorlar, neler içiriyorlar, bilmiyoruz.
Pul biber, kırmızı olsun diye Sudan boyası ile boyanmış… Toz talaşı boyayıp, acı sosunu da ekleyip kırmızı biber diye sürmüşler piyasaya…
Şekerden üretilmiş süzme bal…
Patates karışımlı tereyağı…
Kasaplarda dana etine karıştırılmış at eti, eşek eti… Tek tırnaklı ne kadar hayvan eti varsa bize kuzu, dana diye yediriyorlar.
Atın etini Avrupa’da satıyorlar. Yemek isteyen gidiyor bastırıyor parayı, hijyen koşullarda kesilmiş atın etini isteyerek yiyorlar.
Bizde ise dana diye atı yediriyorlar…
Kıymanın içinde, dönerin içinde...
Yahu arkadaş, iki liraya, üç liraya ekmek içi döneri nasıl satıyorlar? Belliki işin içinde hile var. Denetlenen yakayı ele veriyor, denetlenmeyenler et koklatılmış malzemenin içinde at, eşek, tavuk eti karışımı yediriyor vatandaşa.
Yoğurdun içinde jelatin var, nişasta var!.
Peynirin içinde alçı tozu çıkıyor, şaşırma!.
Dana sucukta yaban domuzu… İç organlar…
Vicdansızları yakalayan bakanlık gücü ne kadar yetiyorsa sonuç almaya çalışıyor. Kimilerini yakalıyor ancak büyük bölümü sahtekârlıklarını sürdürüyor.
Gıda denetimi konusunda yetkiyi yerel yönetimlerin elinden alan bakanlığın denetime de, sonuç almaya da gücü yetmiyor. İşin doğrusu gıda denetimleri, ruhsat iptalleri konusunda tek yetkili kuruluşların içinde belediye de olması gerekir.
Bakanlığın denetiminin yanı sıra yerel yönetimlerin de geçmişte olduğu gibi gıda üretimin denetlenmesinde aktif rol oynaması sağlanmalıdır.
Yoksa adı helal olan firmaların haram lokmalarını boğazınıza dizersiniz…
Dana sucukta, yaban domuzu, iç organlar…