Milli Mücadele kahramanları hariç, şahsıma tam anlamıyla bir devlet adamı söyle deseler hiç tereddüt etmeden Merhum Prof. Dr. Turhan Feyzioğlu'nu söylerim. Bu örnek diğer devlet adamlarını küçümsediğim anlamına gelmesin. Hizmeti...

Milli Mücadele kahramanları hariç, şahsıma tam anlamıyla bir devlet adamı söyle deseler hiç tereddüt etmeden Merhum Prof. Dr. Turhan Feyzioğlu’nu söylerim. Bu örnek diğer devlet adamlarını küçümsediğim anlamına gelmesin. Hizmeti olan herkese sonsuz saygılar. Türk siyasi tarihinde eğitim ve öğretim hayatı en başarılı olan hiç şüphesiz rahmetli Feyzioğlu’dur. İtirazı olanlara da hodri meydan diyorum. Pekala kimdir Turhan Feyzioğlu? Kısaca anlatayım.
1922 yılında Kayseri’de dünyaya gelen Turhan Feyzioğlu Kayseri Baro Başkanlığını uzun yıllar yapan Milli Mücadele kahramanlarından ve Atatürk ve İnönü’nün milletvekillerinden Sait Azmi Feyzioğlu’nun oğludur. Annesi ise yine Kayserili olan Neyyire Feyzioğlu’dur. İstanbul Galatasaray Lisesini birincilikle bitirdikten sonra yüksek öğrenimini İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamlar. 33 yaşında Profesör olması döneminde bir rekordur. Yine 34 yaşında Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne dekan olması da döneminin bir rekorudur. Çok iyi derecede İngilizce, Fransızca ve Almanca bilirdi. Dikkatinizi çekerim İkinci Dünya Savaşı sona erdikten sonra daha 23 yaşında iken İngiltere ve Fransa’ya giderek dünyanın en ünlü eserlerinin en başında gösterilen Ga’etan Pirou’dan Umumi İktisade Giriş’i Türkçe’ye tercüme ederek ülkemize kazandırmıştır. Kendi yazdığı eserleri ise İdare Hukuku’nda Beklenmeyen Haller, Emprevizyon Nazariyesi, Kanunların Anayasaya Uygunluğunun Kazai Murakabesi, Demokrasi ve Diktatörlüğe Dair Düşünceler, Türkiye’de Kaza ve Vilayet idaresi Üzerinde bir Araştırma, Devlet Adamı Atatürk, Büyük Tehlike Komünizm, Atatürk ve Milliyetçilik, Atatürk Yolu.
1957 Yılında CHP’den Sivas milletvekili seçilerek siyasete atılır. 1961 Sonrası ODTÜ’de rektörlük yapar. Daha sonra kurulan koalisyon hükümetlerinde Milli Eğitim Bakanlığı yapar. Otuz sekiz yaşında Başbakan Yardımcılığı yapması sanırım o dönemde de bir rekordur. Ona herkes İsmet İnönü sonrası CHP’ye lider olacağına kesin gözüyle bakarken 1967 yılında derin görüş ayrılığı nedeniyle 47 Milletvekili ve Senatör ile CHP’den ayrılarak Güven Partisi’ni kurar. Bu partide 1971 sonrası Başbakanlık dahi yapan Ferit Melen, Emin Paksüt, Orhan Öztrak, Ali İhsan Göğüş, Fethi Çelikbaş, Vefa Tanır, İlhan Öztrak, Nermin Neftçi, Kemal Demir, Coşkun Kırca, Necip Mirkelamoğlu, İhsan Kabadayı, Mehmet Atmışyedioğlu, Hasan Tosyalı, Faruk Güventürk gibi pek çok önemli isim vardı. Güven Partisi Türk Siyasetinin önemli isimlerinden olan CHP’den arkadaşları ile birlikte ayrılan Kemal Satır’ın Cumhuriyetçi Partisi’nin 1973 Mart olağanüstü kongresi ile birleşerek Cumhuriyetçi Güven Partisi (CGP) adını aldı. Parti 1969 Seçimlerinde 16 tane Milletvekili çıkarmıştı. 12 Mart Muhtırası sonrası kurulan Milli Mutabakat Hükümetinin Başbakanı Güven Partili Ferit Melen’in Başbakanlığında 13 Bakanlıkla temsil edilmişti.
Prof. Dr. Turhan Feyzioğlu, Demirel ve Ecevit’in Başbakanlığında kurulan koalisyon hükümetlerinde birkaç defa Başbakan Yardımcılığı yaptı. Sizi temin ederim ki kendilerinin ve yanındaki değerli devlet adamlarının hiç birisinin akçalı işleri olmamıştır. Feyzioğlu büyük ve nüktedan bir hatip, aynı zamanda çok samimi bir Atatürkçü, vatansever bir liderdir. 1960’lı ve 1970’li yıllarda dünyayı kasıp kavuran Komünizm tehlikesine dikkat çekmiş, çok etkili konuşmalar yapmıştır. Fikirleri daima isabetlidir. 1977 Seçimleri sonrası bir devlet adamı sorumluluğu ile CHP-AP Koalisyonunu ısrarla tavsiye etmiştir. Eğer bu tavsiyesine uyulsa idi binlerce memleket evladı kardeş kavgası ile can vermeyecek, grev ve terör nedeni ile ekonomik kayıplarımızda olmayacaktı. Hatta kesinlikle 12 Eylül Askeri Müdahalesine de gerek kalmayacaktı.
Türk siyasi hayatında her liderin bir lakabı vardır. Mesala İsmet İnönü’nün Paşa, Demirel’in Çoban Sülü, Osman Bölükbaşı’nın Anadolu Fırtınası veya Tırt Osman, Ferruh Bozbeyli’nin Bozbeygirli, Alparslan Türkeş’in Başbuğ, Erbakan’ın Hoca gibi. Turhan Feyzioğlu’nun lakabı da siyasi hayatımızda “Şerbetçi” idi. Onun nereden geldiğini anlatayım. Feyzioğlu 33 yaşında rekor kırıp önce Prof, sonra 34 yaşında yine rekor ile Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesine Dekan olunca Anadolu tabiri ile işini yürütmek için yağcılık yapan öğrencilere “Nabza göre şerbet vermeyiniz” dermiş. İşte “Şerbetçi” lakabı buradan gelmektedir. Ancak kendisini çekemeyen veya kavgalı olduğu marjinaller bu lakabı hep onun aleyhinde akıllarınca onu yıpratmak için kullandılar. Yarın görüşmek üzere, hoşçakalınız.
- DEVAM EDECEK –