Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun 12 Kasım 2011’de tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin dosyada, yaklaşık 15 yıl sonra soruşturmanın kapsamı genişletildi. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, olay tarihinde cezaevinde görev yaptığı belirtilen 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. Şüphelilerden 10’u gözaltına alınırken, bir kişinin yurt dışında bulunduğu ve firari olduğu bildirildi.
DOSYA YILLAR SONRA YENİDEN İNCELEMEYE ALINDI
Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin dosya Ağustos 2026’da yeniden değerlendirilmek üzere “Faili Meçhul” birimine gönderilmişti. Bu aşamada, daha önce toplanan kamera kayıtları, sağlık belgeleri ve tanık ifadelerinin yanı sıra sonradan ortaya çıkan veya yeniden değerlendirilebilecek delillerin de soruşturmaya dahil edilmesi amaçlandı. Yeniden inceleme süreciyle birlikte, ölümün gerçekleştiği gün cezaevinde yaşananların dakika dakika ortaya çıkarılması ve herhangi bir ihmal ya da suç unsurunun bulunup bulunmadığının belirlenmesi hedefleniyor.
Kaşif Kozinoğlu, Odatv davası kapsamında tutuklu bulunduğu sırada cezaevinde rahatsızlanmış ve Silivri Devlet Hastanesi’ne sevk edilmişti. İlk soruşturmada Adli Tıp Kurumu’nun değerlendirmesi doğrultusunda ölümün kalp rahatsızlığıyla bağlantılı olduğu kabul edilmiş, 10 Nisan 2012’de kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişti. Ancak yıllar sonra dosyadaki bazı kayıtlar, ifadeler ve olayın gerçekleşme biçimine ilişkin soru işaretleri yeniden inceleme konusu oldu.

ACİL ÇAĞRI VE MÜDAHALE SÜRECİ MERCEK ALTINDA
Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre Kozinoğlu, hayatını kaybettiği gün sabah saatlerinde duş aldıktan sonra koğuşuna geçti ve burada fenalaştı. Yan koğuştaki tutukluların durumu fark etmesi üzerine acil yardım butonuna basıldığı belirtildi. Dosyada bulunan kamera kayıtlarının yeniden incelenmesiyle, acil çağrının merkezi sistemde görülmesinden sonraki süreç ve cezaevi personelinin müdahale zamanlaması soruşturmanın önemli başlıklarından biri haline geldi.

Dosyaya giren iddialar arasında, merkezi panodaki uyarıya gereken hızda karşılık verilmediği, sağlık ekibinin müdahale noktasına ulaşmasında gecikme yaşandığı ve hastaneye sevk sürecinde zaman kaybedildiği yönünde değerlendirmeler bulunuyor. Ambulansın hareketi, sağlık personelinin görev durumu ve ekip değişimi gibi başlıkların da yeni soruşturma kapsamında ayrıntılı biçimde incelendiği belirtiliyor. Bu iddialar henüz kesinleşmiş bir yargı kararı anlamına gelmezken, savcılığın amacı mevcut kayıtlarla ifadeler arasındaki uyumu ve olası çelişkileri ortaya çıkarmak.
ÇELİŞKİLİ İFADELER YENİDEN DEĞERLENDİRİLİYOR
Kozinoğlu’nun cezaevinden hastaneye ulaştırılmasına kadar geçen süreçte görev yapan cezaevi ve sağlık personelinin geçmişte verdiği ifadeler de soruşturmanın temel unsurları arasında bulunuyor. Olayın hemen ardından alınan ifadelerdeki zamanlama, müdahale biçimi ve görev paylaşımına ilişkin farklılıkların yeni delillerle birlikte karşılaştırılması bekleniyor. Ceza soruşturmalarında yıllar sonra yeniden açılan dosyalarda kamera görüntüleri, resmi tutanaklar, sağlık kayıtları, görev çizelgeleri ve tanık anlatımlarının birbirleriyle örtüşüp örtüşmediği özellikle önem taşıyor.

EL YAZISI NOTLAR DA DOSYADA
Yeniden başlatılan incelemelerde Kozinoğlu’nun cezaevinde kaleme aldığı belirtilen el yazısı notların da dosyaya girdiği haberleri gündeme geldi. Bu tür belgelerin soruşturma açısından taşıdığı değer, içerikleri ile ölüm olayı arasında hukuken kurulabilecek bağlantıya ve belgelerin doğrulanabilirliğine göre belirleniyor. Savcılık makamı, yeni veya yeniden değerlendirilen delillerin olayın gerçekleşme biçimine etkisini araştırarak soruşturmanın yönünü belirleyebiliyor.
BAKAN GÜRLEK’TEN “ŞÜPHELİ ÖLÜMLER KARANLIKTA KALMAYACAK” MESAJI

Adalet Bakanı Akın Gürlek de konuya ilişkin açıklamasında, kamuoyunda soru işareti oluşturan ölüm dosyalarının aradan geçen zamana bakılmaksızın yeniden değerlendirilebileceğini vurguladı. Gürlek, Kozinoğlu’nun Silivri 1 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda rahatsızlandıktan sonra hastaneye sevk edildiğini, ilk soruşturma sırasında kamera kayıtları ile tıbbi belgelerin incelendiğini ve cezaevi, jandarma, sağlık personeli ile tanıkların ifadelerinin alındığını hatırlattı.
SORUŞTURMADA BUNDAN SONRA NE OLACAK?

Gözaltına alınan şüphelilerin ifadelerinin alınmasının ardından savcılık, mevcut delillerle yeni beyanları birlikte değerlendirecek. Soruşturma sonucunda suç işlendiğine ilişkin yeterli şüphe oluşması halinde iddianame hazırlanabilecek; aksi durumda farklı bir hukuki karar verilebilecek. Yurt dışında bulunduğu belirtilen şüpheli bakımından ise kişinin bulunduğu ülke, hakkındaki adli kararlar ve uluslararası adli yardımlaşma süreçleri gibi unsurlar önem taşıyacak.
Kozinoğlu dosyasındaki yeni süreç, uzun yıllar önce sonuçlandırılmış ölüm soruşturmalarının yeni delil, yeni değerlendirme veya önceki incelemelerde gözden kaçtığı düşünülen hususlar ortaya çıktığında yeniden ele alınabileceğini gösteriyor. Özellikle ceza infaz kurumlarında meydana gelen ölümlerde sağlık müdahalesinin zamanında yapılıp yapılmadığı, kurum personelinin görevlerini yerine getirip getirmediği ve sevk zincirinin eksiksiz işletilip işletilmediği hem ceza hukuku hem de kamu görevlilerinin sorumluluğu açısından ayrıntılı biçimde inceleniyor.





