Yeniden Refah Partisi İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında parti içindeki tartışmaları kamuoyuna taşıdı. Bekin’in açıklamalarının merkezinde, Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç’ın geçmişte kaleme aldığı “Son Ispartalı” adlı kitapta 28 Şubat süreci ve dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan’a ilişkin kullandığı ifadeler yer aldı. Bekin, söz konusu ifadelerin Milli Görüş geleneği açısından kabul edilemez olduğunu savunurken, Kılıç’ın daha sonra Yeniden Refah Partisi’nde üst düzey görev üstlenmesine yönelik itirazını da yeniden dile getirdi. 30 Eylül’de yayımlanan haberlerde de Bekin’in tartışmanın ardından Genel Başkan Yardımcılığı ve Merkez Yönetim Kurulu üyeliğinden istifa ettiğini açıkladığı aktarıldı.
28 ŞUBAT TARTIŞMASI PARTİ İÇİNDE YENİDEN GÜNDEMDE
Bekin, partisinin Başkanlık Divanı toplantısında Suat Kılıç’ın kitabındaki ifadeleri gündeme getirdiğini belirterek, özellikle “28 Şubat’ın mimarı Erbakan, mühendisi ise Demirel’dir” şeklindeki değerlendirmeye tepki gösterdi. Bekin’e göre bu yaklaşım, Necmettin Erbakan’ın siyasi mirasıyla kendisini ilişkilendiren bir partide ciddi bir siyasi ve ideolojik çelişki oluşturuyor. Bekin ayrıca Kılıç’tan kamuoyu önünde özür dilemesini istediğini, ancak bu talebinin karşılık bulmadığını söyledi. Tartışmanın odağındaki ifadelerin Kılıç’ın kitabında yer aldığına ilişkin bilgiler farklı haber kaynaklarında da aktarıldı.
28 Şubat süreci, Türkiye siyasi tarihinde özellikle Milli Görüş hareketi açısından önemli kırılma noktalarından biri olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle döneme ilişkin kullanılan ifadeler, yalnızca geçmişe yönelik bir tarih tartışması olmaktan çıkıp Milli Görüş geleneğinden gelen siyasi partilerde kimlik, siyasi devamlılık ve kadro tercihleri üzerinden güncel tartışmalara da dönüşebiliyor. Bekin’in açıklamalarında da anlaşmazlığın kişisel bir tartışmadan ziyade Erbakan’ın siyasi mirasının nasıl yorumlandığı üzerinden şekillendiği görülüyor.
BEKİN İDARİ GÖREVLERİNDEN AYRILDIĞINI AÇIKLADI

Bekin, Genel Başkan Fatih Erbakan’ın isteği doğrultusunda partide yürüttüğü idari görevlerden ayrıldığını belirterek, Genel Başkan Yardımcılığı ve Merkez Yönetim Kurulu üyeliğinden istifa ettiğini WhatsApp mesajıyla bildirdiğini söyledi. Bekin, istifa dilekçesinin ise açıklamasını yaptığı tarihe kadar işleme alınmadığını öne sürdü. Buna karşılık Bekin’in açıklaması milletvekilliğinden istifa ettiği anlamına gelmiyor. Parti yönetimindeki görevler ile TBMM milletvekilliği hukuken ve kurumsal olarak birbirinden ayrı statüler taşıyor.
MİLLETVEKİLLİĞİ İÇİN AYRI BİR TBMM SÜRECİ VAR
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın milletvekilliğinin düşmesini düzenleyen 84’üncü maddesine göre bir milletvekilinin TBMM üyeliğinden istifası halinde, istifanın geçerliliğinin önce TBMM Başkanlık Divanı tarafından tespit edilmesi, ardından milletvekilliğinin düşmesinin Genel Kurul tarafından kararlaştırılması gerekiyor. Dolayısıyla bir siyasi partinin MYK, Başkanlık Divanı veya genel başkan yardımcılığı gibi iç yönetim görevlerinden ayrılmak, tek başına milletvekilliğini sona erdirmiyor. Bekin’in açıkladığı istifanın kapsamı da bu nedenle parti yönetimindeki görevleriyle sınırlı bulunuyor.
PARTİ DEĞİŞİKLİĞİ İDDİALARINA TEPKİ

Bekin, açıklamasında Rusya’nın Sibirya bölgesinde Avrupa Müslüman Forumu Başkan Yardımcısı ve yönetim kurulu üyesi sıfatıyla katıldığı bir program sırasında, başka bir siyasi partiye geçeceği yönünde iddiaların gündeme getirildiğini belirtti. Bu iddiaların kendisiyle yaşanan parti içi tartışmaların ardından servis edildiğini savunan Bekin, sürecin bir siyasi transfer meselesi olarak sunulmasına tepki gösterdi. Nitekim Bekin’in başka bir partiye geçebileceğine ilişkin kulis iddiaları basında yer alırken, bunlar kesinleşmiş bir siyasi geçiş olarak değil iddia ve kulis bilgisi çerçevesinde kamuoyuna yansıdı.
TARTIŞMA SİYASİ KİMLİK VE PARTİ İÇİ YÖNETİME UZANIYOR
Yaşanan gelişmeler, siyasi partilerde geçmişte yapılan açıklamalar veya yayımlanan eserlerdeki değerlendirmelerin yıllar sonra parti içi görev dağılımlarında nasıl tartışma konusu olabileceğini de gösteriyor. Türkiye’de parti yönetimleri genel başkan yardımcıları, merkez yönetim organları ve farklı politika birimlerinden oluşurken, bu görevlerde yapılacak değişiklikler partilerin kendi tüzükleri ve iç karar mekanizmaları çerçevesinde yürütülüyor. Bekin ile Kılıç arasındaki tartışmanın bundan sonraki aşamasında ise parti yönetiminin nasıl bir tutum alacağı ve Bekin’in Yeniden Refah Partisi içindeki siyasi konumunun nasıl şekilleneceği, yapılacak resmi açıklamalarla netlik kazanacak.





