Türkiye'nin UNESCO

Dünya Kültürel ve Doğal Mirası Geçici Listesi'ndeki 80 eserinden 9'una ev sahipliği yapan Antalya, bu alanda dünyada ilk sırada yer alıyor. Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz'un yaptığı değerlendirmelere göre, 2000 yılından bu yana listede bekleyen Alanya ve diğer tarihi değerlerin asıl listeye alınması için çalışmalar önem kazanıyor.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı (UNESCO) tarafından 1972 yılında kabul edilen sözleşme kapsamında, 2026 yılı itibarıyla Türkiye'nin ana listede 20'si kültürel, 2'si karma olmak üzere toplam 22 eseri bulunuyor. Küresel ölçekte ise 196 ülkenin taraf olduğu sözleşmede, 991'i kültürel, 240'ı doğal ve 42'si karma olmak üzere 1273 miras alanı tescillenmiş durumda. Geçici listede yer alan 80 Türk eseri; 73 kültürel, 4 karma ve 3 doğal miras alanından oluşuyor. Son olarak 2026 yılında ODTÜ

Kampüsü'nün eklenmesiyle güncellenen listede, Antalya'nın aday sayısı dikkat çekiyor.

Antalya mavi bayrakta birinci ancak kirlilik alarmı veriyor
Antalya mavi bayrakta birinci ancak kirlilik alarmı veriyor
İçeriği Görüntüle

ADAYLIK SÜREÇLERİ 1994 YILINDA BAŞLADI

Yavuz'un aktardığı verilere göre, Antalya'nın UNESCO yolculuğu 1994 yılında Karain Mağarası ile başladı. Ardından 2000 yılında Alanya, Kekova, Termessos-Güllük Dağı ve Noel Baba Kilisesi listeye dahil edildi. İlerleyen yıllarda Perge ve Likya şehirleri (2009), Aspendos (2015) ve son olarak Yivli Minare (2016) geçici listedeki yerini aldı. Türkiye'nin aday eksikliği yaşamadığını belirten Yavuz, asıl meselenin mevcut zengin geçici listedeki eserleri Dünya Mirası seviyesine ulaştırmak olduğunu vurguladı.

2027 İSTANBUL ZİRVESİ ALANYA İÇİN FIRSAT MI?

UNESCO

Dünya Miras Komitesi'nin 49'uncu oturumunun 27 Haziran - 7 Temmuz 2027 tarihleri arasında İstanbul'da yapılacak olması, bölge turizmi açısından kritik bir takvim olarak yakından takip ediliyor. Çeyrek asra yakındır geçici listede bekleyen Alanya gibi eşsiz kültürel mirasların, uluslararası ölçekte hazırlanmış sürdürülebilir yönetim planlarıyla bu zirvede savunulması, bölgenin küresel turizmdeki konumuna muhtemel bir ivme kazandırma potansiyeli taşıyor.

Özellikle Büyük İskender'in fethedemediği şehir olarak bilinen Termessos'un eşsiz doğa ve tarih bütünlüğüne dikkat çeken Yavuz, İstanbul'daki komisyona Termessos dosyasının mutlaka sunulması gerektiğini ifade etti. Uzmanlar, İstanbul'da başlayacak yeni süreçte Türkiye'nin yalnızca yeni miraslar kazanmakla kalmayıp, kültürel mirasını koruma vizyonunu da tüm dünyaya gösterebileceğinin altını çiziyor.

Kaynak: Haber Merkezi