ALÇED Başkanı Şerefnur Kayhan ve Yönetim Kurulu; bir güzellik yaptılar; ALÇED eski başkanlarını (geçtiğimiz Cumartesi günü verdikleri yemekte) bir araya getirdiler. Ayrıca da güzel bir vefa örneği sergileyerek, tüm geçmiş dönemler başkanlarını,...
ALÇED Başkanı Şerefnur Kayhan ve Yönetim Kurulu; bir güzellik yaptılar; ALÇED eski başkanlarını (geçtiğimiz Cumartesi günü verdikleri yemekte) bir araya getirdiler.Ayrıca da güzel bir vefa örneği sergileyerek, tüm geçmiş dönemler başkanlarını, birer ergilikle (şilt) onurlandırdılar.ALÇED’e başkanlık yapmış yedi başkandan biri olarak, ben de bulundum o yemekte.* * *Yemek süresince, acı tatlı, pek çok anı paylaşıldı.Nerelerden nerelere geldiğimiz; neleri değiştirip, neleri (hâlâ) değiştiremediğimiz; niye değiştiremediğimiz… konuşuldu.Her geçmiş dönem başkanı, kendi dönemini, kendi yaşadığı sıkıntıları anlattı.Güldük, hüzünlendik, kahırlandık, kızdık, söylendik, umutlandıkVe karar verdik; bundan böyle her ayın ilk cumartesi günü, bir araya gelip, fikir alışverişinde bulunmayı sürdüreceğiz.* * *Çevrecilik gönül işidir.Zevk işi, keyif işidir.Herkes çevreci olmaz, olamaz.İçten gelen bir şeydir çevrecilik, özveri ister.Sorumluluk duygusu ister.Bilinç ister, akıl ister, yürek ister, sevgi ister.Daha da önemlisi inanç ister.Bu işin diplomayla miplomayla, üstlenilen görevle mörevle ilgisi yoktur.Diploma ya da üstlenilen görevle ilgisi olsa; her diplomalı kişi, her üst düzey yönetici, her belediyeci çevreci olurdu.Yansız ve nesnel bir gözle bakın yakın çevrenize, öyle midir, değil midir?Her mülki erkân, her belediyeci, her turizmci, her okumuş, her diplomalı, her mimar, her mühendis, her yurtdışı görmüş kişi çevreci midir?Çevre bu muhteremlerin umurunda mıdır?Kirlenen denizler; kuruyan göller; fosseptiklerin, zehirli atıkların boca edildiği su havzaları, nehirler; kuruyan, kurutulan ağaçlar; çölleşen dünya… Bunların umurunda mıdır?Bu ülke, bu kentler, bu yerleşim birimleri; durduk yere mi beton yığınına dönüştü, durduk yere mi çarpıldı?Bu ülkeyi, bu kentleri, bu yerleşim merkezlerini; bu ruhsuz siyasetçiler, bu ruhsuz yöneticiler, bu ruhsuz belediyeciler, bu ruhsuz eğitimciler, bu ruhsuz mimarlar/mühendisler/müteahhitler, bu ruhsuz diplomalılar… Bu hale getirdi.Varsa yoksa kendi çıkarları, kendi cepleri, kendi dünyalıkları, kendi homini gırtlakları…* * *O nedenle zor zanaattır Türkiye gibi az gelişmiş ülkelerde çevreci olmak ya da gerçek anlamda çevreciler bulup, onlarla sohbet etmek, fikir alışverişinde bulunmak…Sağ ol Şerefnur kardeşim…Ve ALÇED Yönetim Kurulunun siz değerli üyeleri, sizler de sağ olun…Ne güzel eylediniz de, böyle bir güzelliği yaşattınız.