Bazı kötü projeler renklendirilerek, allanıp pullanıp hatta güzel sözlerle yutturulmaya çalışılıyor. Bunların en başında

Bazı kötü projeler renklendirilerek, allanıp pullanıp hatta güzel sözlerle yutturulmaya çalışılıyor. Bunların en başında "Açılım, Yeni Anayasa ve Başkanlık Sistemi" geliyor. Önce "Açılım" denilerek düğmeye basıldı. Peşinden Yeni Anayasa ve Başkanlık sistemi geldi. Bu ve benzeri projelerin hepsi ama hepsi sömürgeci, soykırımcı ve katil batı ve Siyonizm’in isteğidir. Bundan en küçük bir şüpheniz olmasın.
Açılım yapıyoruz hem de Devlet ve milletin itibarını ayaklar altına alarak. Askerimizi, polisimizi, bebeklerimizi vs’yi katleden aşağılık katiller ve destekçileri ile. Birde üstüne üstlük sonu da gerçekten iyi neticelenecekmiş gibi tavırlar alınarak.
Bir düşünün ihtilal anayasası denilerek 12 Eylül 2010 tarihli yeni anayasanın kabulü öncesi Başbakan ve partisi diyar diyar işi gücü bırakarak seferber olmuşlardı. Yüzde 58 ile kabul edildi. Üzerinden birkaç ay geçmeden çok ama çok methettikleri anayasadan vazgeçerek şimdi ise aylardır yeni anayasa çalışmaları yapılıyor. Niçin? Başlangıç maddelerini anayasadan çıkarmak için çünkü sömürgeci batılılar, siyonistler ve ülkemizdeki ağzı salyalı bölücüler öyle istediği için.
Bu başkanlık sistemi veya eyalet sistemi nereden çıktı acaba? Türkiye’nin yapısı buna müsait değildir. Sonra Türkiye öyle eyaletlere bölünecek kadar geniş topraklara sahip değil ki. Bu hayal peşinde koşanlar gerçi Türkiye adından da rahatsızlar. Aman ha inanmayınız, devletin adından ve vatandaşlık tanımından rahatsız olanlar bayrağımızdan, İstiklal Marşı’ndan, başkentin adından, TBMM’den, resmi dilden rahatsızdırlar. Çünkü bunlar resmen dile getiremiyorlar ama Cumhuriyet ve Ata ile kavgaları vardır. İşte olayın iç yüzü burada yatmaktadır. Allanıp, pullanıp, iyi bir şeymiş gibi millete yutturulmak istenen bu kavramlar kafirlerin dayatmasıdır.
Birinci Dünya Savaşı'nda ittihatçılar koca imparatorluğu bir maceraya sürükleyip, başımıza neler getirmişlerdi? Onun için diyorum ki yeni ittihatçılara gerek yok. Lütfen Sevr’i hortlatmayınız. Size dayatılan bu projelerde huzur değil, acı ve gözyaşı vardır. Tarih sizleri affetmez.