ALANYA bir başkadır. Siyasiler için de, belediye başkanları için de, 657'ye tabii devlet memurları için de 'eğer arzu ederlerse” adeta cennetten bir köşedir. Kaymaklı ekmek kadayıfı gibidir. 'Bal tutan parmağını yalar”...
ALANYA
bir başkadır.
Siyasiler için de, belediye başkanları için de, 657’ye tabii devlet memurları için de “eğer arzu ederlerse” adeta cennetten bir köşedir.
Kaymaklı ekmek kadayıfı gibidir.
“Bal tutan parmağını yalar” atasözünün vücut bulmuş halidir.
Tabi eğer istenirse.
Mesela devlet memuru iseniz ve makamınız göz alıcı bir seviyedeyse, evinize tüpgaz almanıza bile gerek yoktur, çünkü bırakın yemek pişirmeyi, çay bile demlemeye gerek duymazsınız.
***
Lafımız meclisten dışarı…
Misal, akşam mesai bittikten sonra toplarsınız çoluk çocuğu, mutlaka sizinle arasını iyi tutmak isteyen, mutlaka bir gün işi size düşecek olan bir otelci veya restorancı o akşam sizi “bir tek kuş sütünün eksik olduğu” masalarda misafir etmeye dünden razıdır.
“Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez” atasözünü hayat felsefesi yapanlarla çok kolay arkadaşlıklar ve dostluklar kurabilirsiniz.
Hele rütbeli, beli silahlı bir polis müdürü/amiri veya jandarma komutanı iseniz ve niyetiniz halis değilse, şehrin kaymaklı bütün mekânlarının kapıları sizin için 7/24 ardına dek açıktır.
Elbette bunlar devletten maaş aldığınız sürece devam eder, yani emekli olana kadar sürer sefanız.
***
Sonra ne mi olur?
Düne kadar 300 metre öteden gölgenizi bile görse esas duruşa geçenler, emekli olduğunuz gün yolda sokakta görse kaldırım değiştirir, kafasını çevirir.
Elbette bunun tam tersi durumları da yaşamak tamamen sizin elinizde.
Tıpkı, makam ve mevkisini kişisel çıkarları için değil, halkın ve elbette görev yaptığı birimin çıkarları için kullanan tertemiz, pırıl pırıl birer vatan evladı olan Emniyet Müdürü Mehmet Ömür Saka ile Jandarma Komutanı Binbaşı Alper Çetinkaya gibi.
***
Bu arada… Alanya’da görev yapan ve görevinin hakkını veren diğer tüm değerli bürokrat ve memurlara da buradan selam vereyim, “Onları da unutmuş değilim ama inşallah daha geniş kapsamlı başka bir yazıda buluşacağız” deyip gönül alayım.
Alanya Emniyet Müdürü Mehmet Ömür Saka, görevine Temmuz ayının ortalarında bir başladı, pir başladı.
Önce (duyumlarımıza göre) Alanya’daki sözde mafyavari oluşumların önüne geçmek için (kamuoyuna pek de yansımayan) geniş kapsamlı bir çalışmaya imza attığını öğrendiğimiz Mehmet Ömür Müdür, ardından halkı bilinçlendirici kampanyalar yaptı, son olarak, daha görevinin 5. ayında ortaya bir Sibel Can konseri projesi atıp o dönem duyanları hayrete düşüren ilginç bir çalışmaya imza attı.
***
Kapalı kapılar ardında, şehrin gizli dehlizlerinde ve dedikodu çarkının bol döndüğü kulislerde “Bir turizm şehrinin emniyet müdürünün konserle falan ne işi olur?” denildiğine biz de defalarca üzülerek tanık olduk ama finalde görüldü ki, Mehmet Ömür Müdür, muhteşem bir iş yapmış.
Konserden elde edilen gelirle Alanya Emniyet Müdürlüğü’nün araç filosuna son model 11 adet Toyota Corolla marka polis ekip otosu ile 5 motosiklet kazandıran Mehmet Ömür Müdür, daha görevinin bir yılını bile doldurmadan, Alanya’da görev yapan pek çok bürokrat ve devlet memuru arasında ismini en yukarıya yazdırmasını bilmiştir.
***
Tarihin ünlü şahsiyeti Kaptan-ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa’nın ünlü veciz sözünde “Er odur ki dünyada koya bir eser, esersiz kişinin yerinde yeller eser” dediği gibi, Alanya’dan alan değil aksine veren ve eser bırakan Mehmet Ömür Müdür umarım (lafım meclisten dışarı) “iki dönüm bostan, yan gel yat Osman” zihniyetiyle mesai dolduran siyasetçilere ve kamu kurum amir ve memurlarına örnek olur.
İnşallah, tıpkı bir önceki Alanya Emniyet Müdürü Erkan Dur gibi Mehmet Ömür Saka’nın Alanya’daki görev süresi de uzun “Ömür”lü olur ve eserlerine aynı şevk ve azimle devam eder.
***
KERİM AĞA’NIN BORÇ İSYANI
2013 ve 2014 yılının Gökbel Yağlı Güreş Festivali Güreş Ağası olan Mahmutlar’ın yetiştirdiği genç işadamlarından Kasımoğlu Kerim Yılmaz’ın sosyal paylaşım sitesi Facebook’taki sayfasında “sinir olmuş hissediyor” ifadesini görünce dikkatimi çekti. Baktım, meğer Kerim Ağa dolandırıcılardan yana epey dertli.
***
Çevresine (sessiz ve derinden) yardımı, hayrı hasenatı sevdiğini bildiğim Kerim Ağa, takipçileri için şu bilgileri paylaşmış: “Sevgili dostlar. Bazı üçkâğıtçılar dost ve arkadaşlarıma ‘Kerim benim arkadaşım’ veya ‘Firmasında çalışıyorum’ diyerek borç para isteyip dolandırıyorlarmış. Benimle fotoğraf karesinde veya herhangi bir ortamda görüldü diye borç para veren arkadaşlarıma da acıyorum.”
***
Biz kamusal görevimizi yapıp, Kerim Ağa’nın dost ve arkadaşlarına bir kez de buradan uyarımızı yapalım.
Aman ha, siz siz olun, “Ben Kerim Ağa’nın yakınıyım” deyip para veya kıymetli eşya isteyenlere karşı dikkatli olun!