Geçtiğimiz Cumartesi, Alanya gazetelerinin ana haberi; Tosmur Belediyesi sınırlarına giren mypetlerin, Tosmur Belediyesince bağlanması olayıydı! Gazetelerin tümünde, aşağı yukarı aynı puntolarla, aynı anlama gelecek başlıklarla, tek bir...

Geçtiğimiz Cumartesi, Alanya gazetelerinin ana haberi; Tosmur Belediyesi sınırlarına giren mypetlerin, Tosmur Belediyesince bağlanması olayıydı!
Gazetelerin tümünde, aşağı yukarı aynı puntolarla, aynı anlama gelecek başlıklarla, tek bir resim yayımlandı.
Resmin fonunda; Tosmur Belediye Binası, onun önünde bağlanmış(!) iki adet üç tekerlekli bisiklet ve “kendi gündemimi kendim yaratırım” modunda Tosmur Belediye Başkanı…
… …
Şöyle bir atılan puntolara baktım, bir de bu olayla(!) ilgili yorum ve demeçlere…
Güldüm.
“Aman da aman…” dedim; aman da ne büyük olay(!), ne büyük başarı!..
Sanırsınız ki Tosmur Belediyesi, gürültü kirliliğini önleme konusunda, diğer belediyelere örnek olacak bir çalışma başlatmış.
Sanırsınız ki Tosmur Belediyesi; gürültü manyağı iki tekerlekli magandaları durdurup; susturucuları sökülmüş, patlak egzozlu motorları altlarından almış, bağlamış; bağladığı o motorların yanına da o magandaları, “Alanya halkından özür dileriz” pozunda, el pençe divan vaziyette dikmiş, sergiliyor…
Aman da ne haber…
Keşke ulusal basını da haberdar edip, bu müthiş(!) başarıyı(!), oralarda da sergiletip, göğsümüzü kabartsaydınız!...
* * *
Şaka maka bir yana; ben artık şuna inandım.
Bu memlekete giderek, “kimin gücü kime yeterse” felsefesi hâkim oluyor.
Günlerdir, mülkü erkân, yerel erkân, kolluk güçleri, sivil toplum örgütleri ve en önemlisi gazeteciler; iki tekerli kent ayılarını görmezden gelip, mypetlere savaş açtılar.
Hiç kimse ama hiç kimse, cadde, sokak ve kaldırımlar üzerinde, susturucuları sökülmüş, egzozları özel olarak patlatılmış iki tekerli gürültü makineleriyle slalom yapan magandaları görmüyor, duymuyor.
Gören görmezden, duyan duymazdan, bilen bilmezden geliyor.
* * *
Yahu canım kardeşlerim, güzel kardeşlerim; niye ölü numarası yapıyorsunuz?
Siz böyle ölü numarası yaptıkça; bu kent ayıları, bu magandalar, daha çok çığırından çıkıyor, azdıkça azıyor, kudurdukça kuduruyor, altlarındaki motoru adam gibi kullananları da yoldan çıkarıyor.
Gecenin bir yarısı, sabahın körü, hastane önü, okul yanı demeden, 24 saat yeri göğü inletiyorlar; bunlara niye bir şey demiyor, bu ayıları niye, neden, niçin engellemiyorsunuz?
Böyle turizm kenti mi olur?
Böyle dünya kenti mi olur?
Böyle yöneticilik, böyle yönetim mi olur?
Acizlik olur da, bu kadar mı olur?
Nedir sizin elinizi kolunuzu bağlayan; söyleyin de biz de bilelim.
“Beterin beteri” varken; siz “beterin beterini” bırakıp, sadece “beterle” uğraşıyorsunuz.
* * *
Sayın yetkililere ve sorumluluk sahibi turizm dernekleri yöneticilerine bir kez daha rica ediyorum, istirham ediyorum, lütfen diyorum, lütfen; çok değil, biri Çimen Otelin, diğeri Panorama Otelin yanı başındaki trafik lambalarının önüne, birer kamera(man) koyun da görün rezaleti.
Görün o ayılar, yeşil ışık yanar yanmaz, tek teker üzerinde, kulakları sağır eden bir gürültüyle, nasıl füze gibi fırlıyorlar.
Görün bakın turistler, o ayıları, gözleri yuvalarından çıkmış bir şekilde, nasıl izliyor.
Konuşturun o turistleri, bakın bu ayılar için neler söylüyorlar.
Bu kadar mı zor bu iş?


YAZARIN NOTU/ Şimdi bu yazılarımı, olmadık bir yerinden anlamak isteyen birileri çıkar; benim, “mypet savunuculuğu yaptığımı” iddia edip, beni dellendirir; o nedenle hemen ve bir kez daha söyleyeyim.
Ben, kaldırım üzerinde seyrüsefer eden ya da ettirilen, motorlu ya da motorsuz her türlü mekanik araca karşıyım. Buna mypetler de dâhil. Bizim kaldırımlarımızın çok büyük bölümü, bu tür araçların seyrüseferine müsait değil çünkü.