Gündemi siz de takip ediyorsunuzdur, bundan eminim. Ama Suriye politikamızda bir kazancımız var mı? Ya da gelecekte bir kazancımız olacak mı? Kesinlikle koskocaman bir hayır. Malum basın her gün Siyonizmi ve Haçlıları memnun edecek şekilde...

Gündemi siz de takip ediyorsunuzdur, bundan eminim. Ama Suriye politikamızda bir kazancımız var mı? Ya da gelecekte bir kazancımız olacak mı? Kesinlikle koskocaman bir hayır.Malum basın her gün Siyonizmi ve Haçlıları memnun edecek şekilde yalan yanlış haber pompalıyor. Onlar için her yol mubah. Zavallı safları kandırmak için aralıksız çaba sarfediyorlar. Efendim Suriye’de Esat gidince güya İslami bir rejim kurulacakmış vs. vs. Beyim lütfen saf olmayınız. Hiç Haçlılar ve Siyonistler bunu isterler mi?Cuma namazı çıkışı bu türden gösterileri izledikçe o kardeşlerimizin adına inanınız çok üzülüyorum. Bilmeden Siyonizm ve Haçlıların adına faaliyet yürütüyorlar. Zira bu eli kanlı sömürgeci güçlerin hepsi de Esat ve kendilerine hizmet etmeyen diğer liderlerin gitmesini istemiyorlar mı? O halde lütfen saf olmayalım. “Arap baharı” denilince kulağa hoş gelebilir ama iş bahar değil başkadır. Olay Müslüman ülkelerin parçalanıp, sonra da birbirlerine düşürüp, kaynaklarının sömürülmesi, Büyük İsrail ve Büyük Ermenistan’dır. Bu tezgahı görmek için dahi olmak gerekmez.Evet daha en başından beri Suriye politikamızın yanlış olduğunu anlatan bir çok makaleyi kaleme aldım. Hatta şiir de yazdım. Zaman ne kadar haklı olduğumuzu gösterdi. Allah aşkına insan bu kadar mı yanlış yapar ve yanlışta da ısrar eder?“Sıfır sorun” diye güya bir strateji geliştirilmişti. Sık sık bahsediliyordu. Ama onun da bir ucube olduğunu gördük. Bırakınız sıfır sorunu süper sorun ve sorunlarla sayelerinde tanıştık. Bu gidişle kim bilir daha nelerle karşılaşacağız. Suriye ile “kanka” idik, bugün hasımdan da hasım olduk. Sorumlusu kim? Yüzde yüz biziz, biz. Sırf batılılar istiyor diye bu kadar da olmaz ki. Bu alçaklar “Irak’ın toprak bütünlüğü” diyerek Irak’ı üçe bölmediler mi? Aynı ahlaksızlar şimdi de “Suriye’nin toprak bütünlüğü” diyorlar. Oysa Suriye bölünmeye doğru gidiyor. Suriye’den sonra sıra asıl hedef olan İran ve Türkiye’dedir. Bunu böylece bilesiniz.Suriye’de kaybeden taraf biziz. Hangi açıdan bakarsanız bakın, her yönüyle kaybetmiş ve kaybedecek olan yine biziz. Evet hep yanlış yaptık, hep ayağımıza kurşun sıktık. Korkarım bu yanlışlar başımızı çok ağrıtacaktır. Esat diktatör olabilir ama bölgede Esat’a gelinceye kadar daha nice zalim ve diktatörler vardır. Ancak onlar Batılı ve Siyonistlerin dümen suyunda oldukları için ülkelerindeki gösteriler anında çok zalimce, kanlı bir şekilde bastırıldı.Her gün Suriye ve Esat ile yatıp kalkan yetkililerimiz ve malum basınımız Yunanistan Lozan’a rağmen adalarımızı birer birer gasp ederken nedense hiçbir şey yokmuş gibi davranmaktadır. Yunanistan Bulamaç ve Eşek adalarımızdan sonra şimdi de Nergis adalarımıza Yunan Bayrağı dikerek gasp etmiştir.Evet Suriye’de kaybeden taraf biziz. Esasen “Sıfır sorun” denen ucube ile kaybetmeye abone olmuşuz, haberiniz olsun.