Süper Lig’in gelecek dönem naklen yayın hakları için yeni ihale süreci yaklaşırken, yayıncı kuruluşun değişebileceğine yönelik iddialar futbol ekonomisinin en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Spor dünyasının deneyimli isimlerinden Mehmet Arslan, mevcut yayıncıyla devam edilme ihtimalini düşük gördüğünü belirterek, kulüpler arasında şartlar ve yayın politikası konusunda ciddi bir memnuniyetsizlik bulunduğunu öne sürdü.
MEVCUT ANLAŞMA 2027’YE KADAR SÜRÜYOR
Türkiye Futbol Federasyonu’nun resmi kayıtlarına göre Süper Lig ve 1. Lig’in 2024-2025, 2025-2026 ve 2026-2027 sezonlarını kapsayan yayın hakları için beIN Media Group ile anlaşmaya varılmıştı. 2024 yılında gerçekleştirilen ihale sürecinde tüm yayın haklarını kapsayan paket için sezonluk 182 milyon dolarlık teklif kabul edilmiş, daha sonra Digiturk ile üç sezonluk sözleşme imzalanmıştı. Bu nedenle yeni yayıncı tartışmasının, mevcut sözleşmenin sona ereceği dönemin ardından yapılacak yeni ihale açısından önem taşıdığı değerlendiriliyor.
KULÜPLER 500 MİLYON DOLAR SEVİYESİNİ HEDEFLİYOR

Kulüpler Birliği cephesinden yapılan son açıklamalar da yayın gelirlerinde önemli bir artış beklendiğini ortaya koyuyor. Kulüpler Birliği Başkanı Ertuğrul Doğan, geçmişte 500 milyon dolar seviyesinde bulunan naklen yayın gelirlerinin bugün çok daha düşük düzeyde kaldığını belirterek, yeni ihale döneminde yeniden 500 milyon dolar bandına ulaşılması konusunda kulüplerin ortak irade ortaya koyduğunu açıklamıştı. Kulüpler açısından yayın gelirleri, özellikle transfer bütçeleri ve işletme giderlerinin karşılanmasında en önemli merkezi gelir kalemlerinden biri olarak öne çıkıyor.
500 MİLYON DOLARLIK İHALE DAHA ÖNCE GERÇEKLEŞTİ
Türk futbolunda 500 milyon dolarlık yayın geliri hedefi tamamen yeni bir beklenti değil. 2016 yılında gerçekleştirilen ihalede Süper Lig ve 1. Lig yayın hakları yıllık 500 milyon dolar artı KDV bedelle Digiturk’e verilmişti. Ancak ilerleyen yıllarda döviz kuru, ekonomik koşullar, sözleşme revizyonları ve yayın pazarındaki değişimler nedeniyle kulüplerin elde ettiği gelir önemli ölçüde geriledi. Bu süreç, yeni ihale öncesindeki yüksek gelir beklentisinin temel referans noktalarından birini oluşturuyor.
YAYIN İHALESİ NASIL İŞLİYOR?

Süper Lig yayın haklarının devri Türkiye Futbol Federasyonu tarafından hazırlanan ihale şartnamesi çerçevesinde gerçekleştiriliyor. Geçmiş ihale süreçlerinde televizyon yayınları, dijital yayınlar, maç özetleri, yurt dışı yayınları ve diğer medya hakları farklı paketler halinde satışa çıkarılabildi. Teklifler, TFF ile Kulüpler Birliği temsilcilerinin yer aldığı yayın ihale komisyonu tarafından değerlendirilirken, fiyatın yanı sıra ödeme güvenceleri, teknolojik altyapı, yayın kalitesi ve hakların pazarlanmasına ilişkin şartlar da sürecin önemli başlıkları arasında bulunuyor.
DİJİTAL PLATFORMLAR REKABETİ DEĞİŞTİREBİLİR
Yeni ihalenin geçmiş dönemlerden farklı olarak yalnızca geleneksel ücretli televizyon platformlarının rekabet ettiği bir süreç olmayabileceği belirtiliyor. İnternet üzerinden yayın yapan dijital platformların büyümesi, telekomünikasyon şirketlerinin içerik yatırımlarını artırması ve maçların mobil cihazlardan izlenmesinin yaygınlaşması, spor yayın haklarının değerleme yöntemlerini de değiştiriyor. Yayın haklarının tek paket halinde satılması kadar farklı mecralara bölünerek pazarlanması da ihale gelirini yükseltebilecek seçenekler arasında değerlendiriliyor.

KORSAN YAYIN EKONOMİK DEĞERİ ETKİLİYOR
Kulüplerin daha yüksek bir ihale bedeline ulaşabilmesi için çözülmesi gereken sorunlardan biri de korsan yayıncılık olarak gösteriliyor. Kulüpler Birliği geçmiş yıllarda korsan maç yayınlarının abonelik gelirlerini ve dolayısıyla yayın haklarının ticari değerini ciddi biçimde olumsuz etkilediğini açıklamıştı. Bu nedenle yeni dönemde yalnızca yüksek teklif alınması değil, yayıncının gelirini koruyacak teknolojik ve hukuki tedbirlerin güçlendirilmesi de sürdürülebilir bir yayın modeli açısından önem taşıyor.
YÜKSEK BEDEL İÇİN DAHA GENİŞ PAZAR GEREKİYOR
Uzmanların genel değerlendirmelerine göre yayın gelirinin kalıcı biçimde yükselmesi için yalnızca ihale sırasında rekabet yaratılması yeterli olmayabilir. Lig markasının uluslararası pazarlanması, yayın kalitesinin artırılması, maç takviminin yayıncı açısından daha verimli planlanması, dijital abonelik seçeneklerinin çeşitlendirilmesi ve yurt dışındaki izleyici kitlesinin genişletilmesi de toplam ekonomik değeri belirleyen unsurlar arasında yer alıyor. Yeni ihale yaklaşırken kulüplerin beklentisi, Süper Lig’in hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarda daha yüksek bir ticari değerle konumlandırılması olacak.

RESMİ SÜREÇ BELİRLEYİCİ OLACAK
Yayıncı kuruluşun değişeceğine ilişkin değerlendirmeler şimdilik iddia ve beklenti düzeyinde bulunuyor. Kesin tablo, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından yeni ihale şartlarının açıklanması, tekliflerin alınması ve resmi değerlendirme sürecinin tamamlanmasının ardından ortaya çıkacak. Geçmişte tekliflerin yetersiz bulunması nedeniyle ihale süreçlerinin iptal edilip yeniden teklif alınabildiği de dikkate alındığında, yeni dönemde hem kulüplerin gelir beklentisi hem de yayıncı adaylarının ticari koşulları sonuç üzerinde belirleyici olacak.





