ANTALYA'NIN milletvekili aday listeleri Salı günü açıklandı, MHP'de 'Cafer Hoca” ile AKP'de 'Alanya Adayı” diye lanse edilen Avukat 'Sena Nur Çelik”in 5'e yazıldıkları ortaya çıktı. Ve malumunuz, Salı...

ANTALYA’NIN

milletvekili aday listeleri Salı günü açıklandı, MHP’de “Cafer Hoca” ile AKP’de “Alanya Adayı” diye lanse edilen Avukat “Sena Nur Çelik”in 5’e yazıldıkları ortaya çıktı.

Ve malumunuz, Salı akşamı ortalık resmen yıkıldı.

“Vay efendim Alanya’ya bu yapılamaz” deyip klavye şövalyeliği yapanlar da oldu, “Yok efendim Alanya’nın hakkı yendi” deyip koftiden isyan çıkaranlar da.

Daha neler neler.

Baktım sosyal medya yıkılıyor, her kafadan bir ses çıkıyor, kendi kendime dedim ki: “Oğlum, girme bu toplara. Az bekle. Erken öten horozun kellesi gidermiş. Sen erken ötenlerden olma. Biraz sabret, sakin ol.”


***

Övünmek gibi olmasın, hayatta en iyi becerebildiğim işlerdendir, kendimi motive edip sakinleştirdim, iki gün boyunca yazılıp çizilenleri, çarşıda pazarda konuşulanları dinlemekle, elbette her söyleneni zihnime not etmekle vakit geçirdim.

Aslında başta pek çok kıymetli meslektaşımız olmak üzere şehirde siyasetle az buçuk ilgilenenler de dahil, toplumun neredeyse tamamı fikrini ortaya koyduğu için pek bir şey yazma niyetinde değildim ama baktım ki hem yukarıdan hem de aşağıdan “Neden yazmıyorsun?” yönünde baskı geliyor, “Peki” dedim, ve listeler konusunda ilk ve son kez yazmaya karar verdim.


***

İşte, listeler konusundaki düşüncelerim.


***

Birincisi, acı ama gerçek, Alanya ne yazık ki kendisini dev aynasında görme hastalığından bu genel seçim öncesi de kurtulamadı.

İkincisi, ve en önemlisi…

Tamamen kendi öz kaynaklarıyla, tamamen kendi tırnaklarıyla kazıya kazıya Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Başkanı seçilen, ardından, önce Avrupa Birliği Bakanı, akabinde Dışişleri Bakanı olarak üst düzey görevler üstlenen Mevlüt Çavuşoğlu çıtayı son 12-13 yılda öyle yüksek bir yere koydu ki, işte bizi asıl yanıltan bu durum oldu.


***


Şöyle ki…

2001’de adı sanı dahi bilinmeyen, barajı aşıp aşmayacağı meçhul bir siyasi oluşum olan AKP’nin “Kurucular Kurulu Üyesi” olma cesaretini gösterip Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yola çıkan Mevlüt Çavuşoğlu; 2002’de, 2007’de ve 2011’de olmak üzere üç kez üst üste seçilince ve “tamamen kendi çabaları ve girişimleri sonucu” peş peşe önemli görevler üstlenince, zannettik ki, Mevlüt Çavuşoğlu Alanya’nın adayı olarak el üstünde tutuluyorsa, Alanya’nın da Ankara’da müthiş bir ağırlığı
var.


***

Acı gerçeği ise ne yazık ki 7 Nisan Salı günü akşamı bir kez daha gördük.

Listeyi hazırlayan “elin oğlu”, kendimizi dünya güzeli zannederken aynayı suratımıza öyle bir tuttu ki, işte şaşkınlığımız, kızgınlığımız tam da bu yüzdendir.


***

Misal, “Komşumuz Taşkent’tendir” deyip bağrımıza bastığımız, methiyeler dizdiğimiz, yere göğe sığdıramadığımız Başbakan Ahmet Davutoğlu’ndan böyle bir hamle beklemeyen AKP seçmeni ve Alanya kamuoyu, en çok da, babasının Alanya’nın bir köyünden olması dışında Alanya ile hiçbir organik bağı olmayan, bırakın köyü kömeti, “Şekerhane Mahallesi neresi” deseniz anlamaz, “Kızıl Kule nerede?” deseniz bilmez bir hanımefendinin, Alanya’nın kendi öz evladı pek çok aday adayı varken getirilip listenin 5. sırasına yazılmasına bozuldu.


***

MHP tabanı, ve oyunu MHP’ye vermeyi düşünen seçmen kitlesinin bozulduğu nokta ise, Adem Başkan ile birlikte tarihinde ilk kez Alanya Belediyesi’ni kazanmış MHP’nin eski ilçe başkanı Cafer Hoca’nın neden ilk 3’e değil de seçilmesi “şimdilik” zor gözüken 5’e yazılmasına öfkeli.


***


Buna mukabil…

“Önseçim yaptık, diğer partiler demokrasi görsün” masalıyla 3 bin üyeli Alanya’yı Antalya merkez ve diğer devasa ilçelere “Alanya tabiriyle” gevdiren CHP’yi saymıyorum bile. Sözüm ona 3 bin üyesi olan, o da en az 1.500’ü “Türktaş Kardeşler” döneminde ve onların kişisel gayretiyle üye yapılan partililerin oyu ile önseçim yapıp hiçbir
Alanya adayına yer vermeyen CHP’nin Alanya’daki şansını sorgulamıyorum bile, çünkü bu tabloda zerre kadar şansının olduğunu düşünmüyorum.


***

Uzun lafın kısası, Alanya olarak “dünyalar güzeli peri padişahının kızı” olmadığımızı sözle değil, bu kez bize listelerle gösterdiler.


***


Peki, bu saatten sonra ne yapabiliriz?

Bana göre önümüzde, “süt kazanına düşmüş fare” misali, iki seçenek var.

Ya “Kaderimiz buymuş” deyip kazanda boğularak öleceğiz, ya da hızlı hareketlerle sütü kaymağa çevirip kurtulan fare gibi, öylesine çabuk hareket edip yeni stratejiler geliştireceğiz ki, Ankara sesimizi duyacak, yaptığı hatayı anlayacak.


***


Peki, nedir o formül?

Hemen söyleyelim, o formülün adı Hasan Subaşı’dır.

Alanya’yı çok iyi bilen, Antalya’nın kendi öz evladı, 30 yıldır aktif siyasetin içinde, belediye deneyimi olan, temiz, dürüst, güvenilir, üstelik de bağımsız.


***

AKP’nin, CHP’nin ve MHP’nin kemik seçmeni zaten listeler nasıl olursa olsun kendi partilerine oy vereceklerdir, bundan eminiz.

Ama bu partilere sempati duyan fakat listeler hoşuna gitmeyen Alanya seçmenine sesleniyorum.

Alanya’da “Subaşı Formülü” tutarsa, ki tutmaması için hiçbir sebep yok, bir sonraki seçimlerde elimizde “bağımsız aday” kozu olduğunu Ankara bilir, listeyi de ona göre yazıp çizer.


***

Bugün itibariyle, bir sonraki seçimlerde Alanya’nın liste yazımlarında Ankara’da “adam yerine konulması” için bu formülden başka alternatifinin olduğunu düşünmüyorum.