On senedir berbere gitmem, evde kendim tıraş olurum, saçı sakalı kendim keserim. Tıraşı sevmem. Hem de her türlüsünü. 30'lu yaşların ortalarında saç seyrelmeye başlayınca, 'En iyisi kafayı usturaya vurayım” dedim, en azından...

On senedir berbere gitmem, evde kendim tıraş olurum, saçı sakalı kendim keserim.Tıraşı sevmem.Hem de her türlüsünü.30’lu yaşların ortalarında saç seyrelmeye başlayınca, “En iyisi kafayı usturaya vurayım” dedim, en azından “Saçı seyrek” demesinler, “Karizmatik olmuş” deseler kâfi diye kendimi avuta avuta yaş oldu 40, kafa bildiğiniz gibi dazlak.Gel gör ki, insanın canı bazen nostalji yapmak, berber koltuğuna oturup o keyfi yeniden yaşamak istiyor.Tıpkı dün olduğu gibi!Çarşıda bir berberin önünden geçerken baktım, içeri bomboş, bir tek müşteri yok, üstelik tek çalışan var, fırsat bu fırsat, daldım içeri, “Selamın Aleyküm” deyip hemen koltuğun birine ilişiverdim, “Lafı da, saçı sakalı da kısa kes” deyip kendimi köpük ve jiletin huzur ve dehşet veren gelgit duygularına bırakıverdim.***Köşe yazısında kullandığım fotoğraftan dolayı, Yeni Alanya müdavimi olup da suratımı gören tanıdığı için haliyle berber arkadaş da sıfatımı tanıdı, konuyu İskeleydi, kaleydi kuleydi dolaştırdıktan sonra getirip Alanya Belediyesi’nin önüne koyuverdi.Dedi ki: “Abi, sen bu işlerin içindesin. Şimdi ne olacak? Bizim bir sıkıntımız olduğunda Adem Başkan’a mı gideceğiz, yoksa Hüseyin Başkan’a mı? Misal evin veya dükkânın su borusu patlasa, kaldırım taşı yerinden çıksa, yolda çukur olsa, çöp falan toplanmasa biz kimi arayacağız. Hüseyin Başkan’ı mı, yoksa Adem Başkan’ı mı?”Ne güzel efendi efendi tıraş olurken, fonda çalan Tom Jones’tan Delillah şarkısının huzur veren tınılarına kendimi bırakmışken, ne lüzum vardı berber kardeş, keyfimi bozmaya, diyecektim, diyemedim.***Bunda, tıraşın o esnada gırtlak üzerindeki sakal kesme safhasında oluşunun, berberin ters cevap vermem karşısında sara nöbeti geçirme ihtimalinin olma olasılığı var mı yok mu, henüz çözemedim ama ne diyeceğimi, nasıl bir yorum yapacağımı bilemedim.Şimdi… “Birader, Gogıl amcayı aç, pencereye ‘Büyükşehir Yasası ve İlçe Koordinatörü’nün görevi’ yaz, oradan oku” diyeceğim, ben bile açıp okumuş adamım, ben bile hiçbir şey anlamadım, adama eziyet etmeyeyim dedim.“Bu sorunun yanıtını daha ne Adem Başkan biliyor, ne de Hüseyin Başkan. Ben nereden bileyim” diyeceğim, o an “bir bilen” olarak görüldüğüm için karizmamın çizilme ihtimali yüzünden sustum.Uzun lafın kısası, benim pek kıymetli okuyucularım, çok değil, önümüzdeki Pazartesi gününden itibaren Alanya’da yepyeni bir süreç başlıyor.***Muhtemelen, Alanya Koordinatörü Hüseyin Güney, Hükümet Konağı’nda, ya Alanya Kaymakamı Erhan Özdemir’in makam odasında, ya da aynı katta aynı büyüklükte diğer odada çalışmaya başlayacak.Muhtemelen, Alanya Koordinatörü olarak Antalya Büyükşehir Belediyesi’nce tahsis edilmiş resmi plakalı bir makam arabası olacak.Muhtemelen, Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel ile aynı dakikalarda mesaiye başlayacağı için her ikisinin de makam arabaları Hükümet Konağı’nın doğu tarafındaki araç parkında yan yana duracak.Çalışmaları kontrol etmek için dışarıya çıktıkları anda eğer zamanlama tutarsa, belki makam arabalarına aynı anda binecekler, selamlaşacaklar, hatta belki aralarında, “Nereye Başkanım? Ben filanca yerdeki asfalt çalışmasını incelemeye gidiyorum”, “Aaa, ne tesadüf, ben de falanca altyapı çalışmasını kontrole gidiyorum” gibi diyaloglar yaşanacak.***Sizin anlayacağınız…Tıpkı Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi, yan yana, 100-150’şer metre ile birbirlerine rakip olan “Şok Market” ile “Bim Mağazası” gibi, zamanı gelince, canınız hangisine gitmek isterse, ona gideceksiniz.“Bim’in peyniri daha güzel”, “Şok’un domatesi değme manavda yok” misali, canı isteyen Alanya Koordinatörü’ne, canı isteyen Alanya Belediyesi’ne gidecek.Belki ileride, bir sonraki seçime yatırım olsun diye ilginç kampanyalar bile yapılacak.Bakarsınız, Hükümet Konağı’nın duvarına asılmış kocaman bir afişte, “Bizde 100 metre kaldırım 10 oy” yazacak, bakarsınız, Alanya Belediyesi’nin girişine konulan bir tabelada, “Gel vatandaş gel. 300 metre asfalt 20 oy” yazacak.İşin şakası bir yana…Başta da dediğim gibi, Pazartesi gününden itibaren şehre yeni bir film geliyor.İşi gücü olmayan gelsin, vallahi söz, biletler benden…