TÜRKİYE havayolu yolcu taşımacılık faaliyetlerinin çok hızlı geliştiği bir ülke. Bu açıdan dünyada 11'inci, Avrupa'da ise 5'nci sıradayız. Bu hızlı gelişme beraberinde personel ihtiyacını da getiriyor. Birçoğunuz yazılı,...
TÜRKİYE
havayolu yolcu taşımacılık faaliyetlerinin çok hızlı geliştiği bir ülke. Bu açıdan dünyada 11'inci, Avrupa’da ise 5'nci sıradayız. Bu hızlı gelişme beraberinde personel ihtiyacını da getiriyor. Birçoğunuz yazılı, sözlü medyadan havayolu şirketlerimizin pilot, teknisyen, kabin memuru ihtiyaçlarını görmüş, duymuşsunuzdur.
Önce havacılık eğitimlerinden neyi kastediyoruz, buna bakalım. Havacılık sektörü esas olarak havalimanları, hava yolu taşıyıcıları, hava trafik birimleri, havalimanı yer hizmetleri, uçak bakım-onarım-yenileme ile doğrudan veya dolaylı uçak ve yolcu veya kargosuna hizmet veren çok sayıda diğer birimleri kapsıyor. Bu kuruluşlarda çalışan personeli iki ana başlık altında toplayabiliriz. Çalışmaları için yetkili kurumlardan lisans-sertifika alması gerekenler ve diğerleri. Ülkemizde lisans ve sertifika verilmesinde yetkili kurum, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM). Eğitim ve sınav yetkileri de bu genel müdürlük tarafından düzenleniyor.Lisansa sahip olması gereken personel şunlar: Pilotlar, hava trafik kontrolörleri, hava trafik emniyeti elektronik personeli, uçuş harekât uzmanları, hava aracı teknisyenleri. Sertifikaya sahip olması gereken personel ise, kabin memurları, havacılık bilgi yönetim sistemleri personeli ve havalimanları güvenlik kontrol noktalarında çalışacak personel (tarayıcılar). Ayrıca, havayolu şirketlerinde veya havalimanlarında çalışacak bazı personelin (örneğin yer hizmetleri), yapılacak işi bağlamında sertifika programlarından geçmiş olması gerekiyor. Yetkili sivil havacılık kurumlarından lisans veya sertifika alınması gerekmeyen eğitimlere örnek olarak ise uçak (havacılık-uzay) mühendisliği, havacılık yönetimi (hava ulaştırma işletmeciliği), havalimanı yer hizmetleri ve hava lojistiğini gösterebiliriz.
Yukarıda belirtilen personel için eğitimlerin alınabileceği yerler, eğitim kapsamları ve süreleri değişken. Bazı meslek grupları için, eğitim sonunda aynı lisans veya sertifika alınacak olsa da, eğitimin alınabileceği kurum ve eğitim süreleri farklı olabiliyor. Programların eğitim kapsamlarında da farklılıklar var. Eğitmenler için belirlenmiş ortak standartlar da yok. Bu durum eğitim kalitesi konusunda da sıkıntı yaratıyor.
Ülkemizdeki üniversite ve lise seviyesi eğitim programlarına baktıktan sonra farklılıkları göstermeye çalışacağım. Son yıllarda üniversitelerin havacılık program ve bölümleri oldukça arttı. 30’dan fazla üniversitede, çoğu Türkçe olmak üzere havacılık programları mevcut. Toplamda 12 program var ve yılda ortalama 5 bin kontenjan açılıyor. Bu 12 program, 4 yıllık fakültelerde uçak (havacılık ve uzay) mühendisliği, pilotaj, hava trafik kontrolörlüğü, uçak elektrik-elektronik teknisyenliği, uçak gövde-motor teknisyenliği, sivil hava ulaştırma işletmeciliği (veya havacılık yönetimi) şeklinde. 2 yıllık fakültelerde ise, balon pilotluğu, uçak teknolojisi, sivil hava ulaştırma işletmeciliği, kabin hizmetleri, havacılıkta yer hizmetleri ve hava lojistiği şeklinde.
Örneklere gelince, mesela ticari pilot olmak için (bir havayolu şirketinde çalışmak için sahip olunması gereken minimum lisans ve tecrübe) yetkili bir eğitim kuruluşunda (Türk Hava Yolları'nın (THY) da pilot eğitim programı var) öngörülen sürede (1 yıldan az) eğitim görebilirsiniz. Bunun yanında bir üniversitede 4 yıllık lisans programı alabilirsiniz. Pilot eğitimini, üniversiteden başka bir bölümden mezun olduktan sonra da alabilirsiniz. Bu bazı üniversitelerin sunduğu yüksek lisans programları kapsamında veya THY’de de olabilir. Yurt dışında da bir eğitim merkezinde pilot eğitimi görebilirsiniz. Diğer bir örnek hava aracı teknisyenliği. Meslek lisesinde eğitim görür, deneyim süresini tamamlayınca lisansa sahip olabilirsiniz. Üniversitelerin 2 veya 4 yıllık programlarına gidebilirsiniz. Her 3 durumda da, teknisyen lisansı alabilmek için SHGM tarafından öngörülen modül sınavlarında (12 ayrı konu) başarılı olmanız şart. Hava ulaştırma işletmeciliği eğitimi alacaklar için de 2 seçenek mevcut. Üniversiteler de hem 2, hem de 4 yılık programlar bulunuyor.
Bu farklılıklar neden diye kafanız mutlaka karışmıştır. Yıllardır bu işin içindeyim. Bu konuda onlarca toplantıya, çalışmaya katıldım. Genel bir çözüm için hâlâ uğraşıyoruz.
Bence hızla çözülmesi gereken iki konu var. Birincisi uçak teknisyenliği eğitimleri. Bu eğitimler nerede verilmeli, kaç yıl olmalı? Ayrıca eğitim dili ne olmalı? Türkçe mi? İngilizce mi? Düşünsenize, aynı havayolu şirketinde veya bakım-onarım-yenileme kuruluşunda, liseden ve üniversitelerin 2 veya 4 yıllık programlarından gelen teknisyenler var. Aradaki denge nasıl sağlanacak? Bu konuda net bir görüş ifade etmek istemiyorum. Ancak şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Artık bu eğitim üniversite düzeyine taşındığına göre meslek liselerinin gerekliliği değerlendirilsin, mümkünse kalksın. 2 veya 4 yıl üzerinde de en kısa sürede bir mutabakat sağlansın. Eğitim diline gelince, teorik dersler İngilizce, uygulamalar Türkçe olabilir.
Hava ulaştırma işletmeciliği ise diğer bir konu. Üniversitelerde aynı isim altında hem 2 hem de 4 yıllık programların olması zaten uygun olmayan bir durum. Bu kadar çok üniversitenin bu programı açması da gelecekte sıkıntı yaratabilir. Bence yönetici adayı programları 4 yıllık, diğerleri de program adları değiştirilerek 2 yıllık olmalı. Eğitim diline gelince, yönetici adayı yetiştirmede kesinlikle İngilizce olmalı. Zira günümüz havacılığında havalimanında da havayolu şirketinde de çalışsanız veya havacılık işi yapan başka şirketlerde de çalışsanız, İngilizce bilmiyorsanız işiniz zor. Tabi önce işe girmek lazım. Benim gördüğüm İngilizce bilmeyenlerin şansının her geçen gün daha da azaldığı. Türkçe programda okuyan öğrencilere tavsiyem, mezun olana kadar İngilizce de öğrenmeleri.
Yazımı, ülkemiz havacılık personeli ihtiyacına ilişkin kısa bilgiyle sonlandırayım. Pilot ve kabin personeline olan ihtiyacımız kesin. Hava trafik kontrolörüne de ihtiyaç var ancak iyi planlama lazım. Kısa ve orta dönem için teknisyen ihtiyacımız da var. Sonrası için arz-talep dengesine dikkat etmek lazım. Havacılık işletmeciliğinde, çok daha dikkatli olmak lazım. İngilizce eğitim alan ve İngilizce bilenlere ihtiyaç devam eder, diğerleri için soru işareti. Aynı durum havacılık lojistiği için de geçerli. Mühendisler için fazla yoruma gerek yok. Uçak ve uçak yedek parçası, yan ürünleri üretecek ise ihtiyaç var. Değilse mevcut kontenjanları çok fazla arttırmamak gerekir diye düşünüyorum. Bunların hepsi benim kişisel düşüncelerim. Farklı düşününler de vardır. Ancak kesin olan sivil havacılık eğitimleri konusunda devam etmekte olan çalışmaların bir an önce sonuçlandırılması, program ve kontenjanlar bağlamında arz-talep dengesinin oluşturulması ve yukarıda belirttiğim karışıklıkların sonlandırılması.