Sıratı müstakime ulaşmamızı sağlayacak olan diğer işaret levhası ise şükürdür. Şükür Allah'ın (CC) insanlığa sağladığı imkanların karşılığı olarak teşekkür etmektir. İşte bu teşekkür etmenin Allah (CC) katındaki mükafatı...

Sıratı müstakime ulaşmamızı sağlayacak olan diğer işaret levhası ise şükürdür. Şükür Allah'ın (CC) insanlığa sağladığı imkanların karşılığı olarak teşekkür etmektir. İşte bu teşekkür etmenin Allah (CC) katındaki mükafatı şudur; "O halde anın beni ki anayım sizi." (Bakara suresi/152. ayet).

Kainattaki hiçbir şey Allah'ın (CC) kişiyi anmasının üzerine ödül olamaz. İnsan için ondan daha değerli bir mükafat yoktur. Cennet dahi bu mükafat yanında anlamsız kalır. "İlahi! Kısmetim olmak üzere dünyada bana her neyi ayırmışsan onları düşmanlarına, ahirette her neyi ayırmışsan onu da dostlarına ver. Zira bize sen yetersin! (Feridüddin Attar/Evliya tezkireleri)" diyerek Yüce Mevla'ya dua eden Evliya Rabia'nın bu duasından da anlamak gerek ki, Rabb'in anması her türlü mükafatın üzerindedir.

Allah'ın (CC) ilmiyle nurlanmış olan ve O'na olan aşkını dile getiren Yunus Emre'nin şu yakarışını asla unutmamalıyız;

Ne varlığa sevinirim,

Ne yokluğa yerinirim.

Aşkın ile avunurum.

Bana seni gerek seni.

Cennet cennet dedikleri,

Birkaç köşkle birkaç huri.

İsteyene ver onları,

Bana seni gerek seni.

Allah (CC) aşıklarının, evliyaların ve velilerin bu yakarışları, Allah'tan başka hiçbir şeyi gözlerinin görmemesi boşa değildir. Çünkü; "Allah iman edenlerin velisidir. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. (Bakara suresi/257. ayet). Durum bunun aksi olduğunda ise; "Ki onun (şeytanın) üzerine şöyle yazılmıştır. Her kim buna dost olursa, muhakkak onu sapıtır ve doğruca çılgın ateş azabına götürür. (Hacc suresi/4. ayet)"

Şükür hem bu alemde hem de diğer alemde başımıza gelenler için yapılır. Yani Allah'ın (CC) her iki alemde de biz insanlara layık gördüğü her şey için yapılmalıdır. Buna göre şükrün iki yönü vardır. Birincisi olumlu yönü, ikincisi ise olumsuz yönüdür. Yani birincisi bize verilen güzel hayat ve nimetler için, ikincisi ise başımıza gelen bela ve müsibetler içindir. Fakat Allah (CC) katında daha makbul olanı bela ve müsibetlere sabır göstererek şükretmektir. Çünkü sabır ve şükür böyle hallerde bir araya gelir. Bela ve müsibete sabır edip, şükreden kul her iki davranışın Allah (CC) katındaki ödülünü de alır. "O sabredenleri, O sıdk ve sadakatle gidenleri, O divan duranları, O nafaka verenleri, O seher vakitleri istiğfar eyleyenleri (görür). (Al-i İmran suresi/17. ayet). "Selam sizlere sabrettiğiniz için! Bakın ne güzel (dünya) yurdun(un) sonrası. (Ra'd suresi/24. ayet)

- DEVAM EDECEK -